Cyclist Türkiye

SELÇUK BOROVALI

SELÇUK BOROVALI

Cyclist: Bisiklet sporuna ilginiz nasıl başladı ve ne düzeyde devam ediyor?

Selçuk Borovalı: 14 yıldır düzenli spor ve keyif için bisiklete biniyorum. İlk başlarda, görüntüsünü çok beğendiğim bir dağ bisikleti ile başladım, fakat gün geçtikçe daha hızlı bir bisiklet alma isteği oluştu ve bir yol bisikleti de edindim. Özellikle kış ayları boyunca İzmir ve çevresinde dağ bisikleti kullanmaya devam ediyorum. İzmir’den ulaşması kolay olan Çeşme ya da Sakız Adası’nda oldukça keyifli sürüşler yapabiliyorsunuz. Sanırım İzmir’de bisiklet parkuru seçenekleri açısından çok şanslıyız.

Cyc:Sizi son olarak Veloturk Gran Fondo Çeşme yarışında gördük. Yarış sizin için nasıl geçti?

SB: Gran Fondo’nun zamanlaması çok iyiydi. Kışa girmeden önce yazdan kalma bir hava ile yarıştık. Şahsen çok güzel zaman geçirdim ve beklediğim zamanlamayı yapabildim. Yarışın, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olması, Toyota Türkiye’nin de sponsorlardan biri olması benim için konuyu daha da keyifli ve önemli hale getirdi. Sürekli birlikte yarıştığımız grubumuza şirketlerimizdeki görevli yöneticilerimiz de iştirak etti ve kalabalık bir grup olarak katılım sağladık. Yarış sonrası hepimizin birbirine anlatacak çok anısı ve bol bol da fotoğrafı oldu.

Cyc: Bisiklet sporuna katkılarınız arasında Ege Üniversitesi Bisiklet Topluluğu’na destekleriniz de var. Genç sporculara yaptığınız yatırımlar nelerdir?

SB: Ege Üniversitesi Bisiklet Topluluğu’nda özellikle dağ bisikleti alanında yarışan beş genç arkadaşımla, hafta sonu tırmanma antrenmanlarında birkaç kez birlikte bindik. Hepsi hem çok yetenekli, hem de çok istekliler. Benim forma sponsorluğum, ilk önce eksikleri tamamlamak ve yarışlara katılmalarını teşvik etmek içindi. Birbirimizi tanıdıkça ve birkaç organizasyonda birlikte yarışınca, sponsorluktan ziyade ilişkimiz bir dayanışmaya dönüştü. 2016 yılı sonbaharı ve 2017 yılı içerisindeki yarışlara da aynı amatör ruh ve motivasyonla hazırlanıyoruz. Yarışlara ulaşımı yeni çift kabin Toyota kamyonetimiz ile yapıyor, bir takım olarak hareket ediyoruz.  

undefined

Cyc:Bu genç sporculardan ne gibi bir beklentiniz var?

SB: Açıkçası elle tutulur hiçbir beklentim yok. Onları seven, saygı duyan bir abileri olarak yarışlara eksiksiz katılmalarını, yarışlarda ellerinden geleni yapmalarını ve tabi ki yarışlara ciddiyet ve disiplin içinde hazırlanmalarını istiyorum.

Ben kendi katıldığım yarışlarda, yarış sonrası iyi hissetmek dışında başka hiçbir şeye önem vermem. Benim için en güzel yarış, keyif alınan ve bitiş çizgisine yüzde gülümseme ile girilen yarıştır. Bu arkadaşlarım zaten çok iyi yarışçılar, performansları üst seviyede. Genel doğruları yaptıklarında, kazasız ve sorunsuz yarıştıklarında hem Ege Üniversitesi, hem bizim firmamız, hem de kendileri için çok iyi bir iş yapmış oluyorlar. Hayatlarının bu döneminde dürüst yarışmak, mücadele etmek, başkalarının haklarına saygı duymayı öğrenmek, kazanmayı veya geçilmeyi tatmak onlar için çok önemli olduğunu düşünüyorum, keyfini de paylaşmak bize kalıyor. 

Cyc:Toyota’nın ülkemizde yaptığı yatırımlar ve markanın bisiklet sporuna ilgisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

SB: Otomobil satacağım firmayı yeniden seçme şansım olsa, kesinlikle yine Toyota’yı seçerdim. Toyota üretim yöntemleri, firma etiği gibi konularda her zaman en önde gelmiş bir firma. Türkiye’de büyük bir fabrikamız var. Hatta şimdi, tamamı Türkiye’de üretilen bir hibrid otomobilimiz de var. Sakarya’daki fabrikada üretilen C-HR modeli Türkiye’de üretilen ilk ve tek hibrid otomobil ve bütün dünyaya satılacak. Ayrıca, Toyota Türkiye, Veloturk Gran Fondo Çeşme yarışının sponsoru da oldu. Yarışta kullanılan araçlar Toyota tarafından sağlandı. Gördüğünüz gibi birçok neden sıralayabildim. Aslında en önemlisi Toyota’nın insana olan saygıyı birinci sıraya koyması. Bu nedenle müşterilerimize, ürettiğimiz ürün ve hizmete odaklanan, mükemmeli yakalamaya çalışan bir şirket kültürü var. Toyota bu yönü sayesinde yavaş ama çok emin adımlar ile iyi yönde ilerliyor. Bizlere de bu felsefeye bağlı kalarak çalışmak kalıyor.

 Cyc: Bisiklet ve otomobil, özellikle trafikte pek anlaşamıyor. Siz bu çelişkiyi nasıl çözdünüz?


SB: Bisiklet ve otomobil hepimizin farklı amaçlar için kullandığı ulaşım araçları. Ulaşım ihtiyacı çoğaldıkça, hem otomobil, hem bisiklet daha fazla yan yana gelmek ve aynı yolları paylaşmak zorunda. Ben, özellikle bisiklet konusunda farkındalığın artması gerektiğine inanıyorum. Bunu bireysel olarak yapmanın en kolay yolu, trafikte dikkat çekecek kadar renkli ve ışıklı donanım kullanmak, diğer araçların ve özellikle yayaların haklarına da saygı göstermek.

Cyc:Peki, Toyota Borovalı olarak farkındalığı artırmak amacıyla neler yapıyorsunuz?

SB: Kurum olarak farkındalık artırmak için; bisiklet yarışlarına katılmak, yarışan ekipleri desteklemek, takım kurmak, haberleri medyada paylaşmak gibi işler yapıyoruz. Toyota Plaza’mızda sergilediğimiz araçların çoğunun üzerinde bisiklet asma aparatı, üzerinde bisiklet bulunduruyoruz. Müşterilerimize de bu şekilde bisiklete binmeyi hatırlatıyoruz aslında. Bu çabalarımız ile çalışanlarımızda da bisiklet farkındalığı artıyor. Benim yakın çalıştığım birçok arkadaşım da bisiklete binmekten keyif alıyor. Bu şekilde, tatillerde de spor yaparak dinlenmek, sağlığımızı kazanmak, dinlenmeye ayrılan sürede kaliteli zaman geçirmek mümkün oluyor. Bisiklet ile ilgili aktivitelerin dışında en çok sevdiğim aktivitemiz Ege Orman Vakfı ile yaptığımız işbirliği. Her araç alan müşterimiz için diktiğimiz dört fidan, sattığımız aracın bir yıllık emisyon salınımını sıfırlıyor. Bu fidanlar Çeşme, Kadıovacık Köyü yakınında bir ormana dönüşüyor.

undefined

Cyc: Toyota Borovalı çalışanlarından işe ulaşımını bisikletle sağlayanlar var mı?

SB: Duş ve soyunma odalarımız müsait. İşe bisikleti ile gelen bir arkadaşımız var. Bu sayıyı artırmak istiyoruz. Çeşitli vesileler ile yaptığımız hediye çekilişlerine bundan sonra bisiklet koymayı düşünüyoruz. Ek ücret veya çeşitli özendirme ve teşvikler de olabilir.

Cyc:Peki genel olarak bisikletin ulaşım amaçlı kullanımının yaygınlaşması için neler yapmak gerek?

SB: Bisikletin ulaşım amaçlı kullanımının yaygınlaşması için bizlere, yani bisiklete binenlere çok sorumluluk düştüğüne inanıyorum. Öncelikle trafikte güvenli sürüş için tüm tedbirleri bizim almamız çok önemli. Trafikte çok görünür ve kolay seçilebilir olmamız gerekiyor. Mutlaka çarpıcı ve dikkat çekici renkli giysiler, uygun kıyafet, kask, gözlük, eldiven gibi temel ekipmanları kullanmamız gerek. Trafik ışıkları dahil, sürücülerin ve yayaların haklarına da en az kendi haklarımıza gösterilmesini beklediğimiz saygıyı göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Yaklaşık 14 yıldan beri neredeyse 12 ay boyunca bisiklete biniyorum ve bugüne kadar trafikte kasıtlı yapılan hiçbir tehlikeli durum ile karşılaşmadım.

Cyc:Toyota Borovalı aktif olarak hangi sportif projeler yürütüyor ve ileride profesyonel bisiklet takımı kurmak gibi bir idealiniz var mı ?

SB: Fikir kulağa çok hoş geliyor. Hayali bile güzel. Profesyonel bisiklet takımı kurmanın çok ciddi bir iş olduğunu biliyorum. Umarım bir gün hem maddi, hem de manevi imkanlarım böyle bir adım atmama imkan verir. Şimdilik kendi bulunduğumuz bölgede, amatör ruh ile dağ bisikletinden başladık. Bisiklet yarışlarının yanında birkaç takım olarak triatlon yarışlarına da katılmaya başladık. Son olarak Antalya-Belek Ironman 70.3’e Toyota Borovalı sponsorluğunda iki farklı takım ile katıldık. Bir takımımız kendi grubunda ikincilik elde etti, harika dereceler yaptılar. Kısmetse 10 Aralık’ta Bahreyn’de bireysel yarışacağız. 2017 bahar veya yaz aylarında ise tam bir Ironman yarışına iki takım olarak katılmaya karar verdik.

 

Bu yazı GÖKHAN TOROS tarafından yazılmıştır.|03 Nisan 2017