Cyclist Türkiye

MATTEO MOSCHETTI İLE TOUR OF ANTALYA ÜZERİNE

MATTEO MOSCHETTI İLE TOUR OF ANTALYA ÜZERİNE

22 yaşındaki İtalyan sprinter Matteo Moschetti, geçtiğimiz yıl Tour of Antalya’nın tüm sprint etaplarında bitiş çizgisini ilk sırada geçen isim oldu. Genç İtalyan, yeni sezonda WorldTour takımı Trek-Segafredo adına yarışacak. Moschetti ile Tour of Antalya’nın kariyeri açısından önemini ve çok daha fazlasını konuştuk.

undefined

Cyclist Türkiye: 2.2 bir yarış olmasına karşın, Tour of Antalya katılan takımlar ve organizasyon başarısı ile göz doldurmuştu. Tour of Antalya’yı nasıl buldun?

Matteo Moschetti: Sahip olduğu kategoriye oranla çok iyi bir yarıştı. Özellikle konakladığımız otel gerçekten çok iyiydi. Sizin de dediğiniz gibi çok iyi organize edilmiş bir yarıştı. Bence geleceği de son derece parlak bir yarış. Eminim ki organizatörler istedikleri taktirde daha yüksek bir kategoriye de çıkarabilirler.

undefined

Cyc: Geçtiğimiz yıl kazandığın iki sprint etabıyla yarışın en güçlü sprinteri olduğunu kanıtladın, Tour of Antalya’daki başarılı performans sezonun geri kalanı için sana nasıl bir özgüven sağladı?

MM: Tour of Antalya’da iki etap birden kazanmak benim için gerçekten çok önemliydi, çünkü sezonun benim adıma ikinci yarışıydı ve kazandığım etaplar, sezonun geri kalan kısmına daha güçlü devam etmemi sağlayacak özgüven ve yüksek morali bana verdi. Geçtiğimiz sezon gösterdiğim performans üzerinde Tour of Antalya’nın kilit bir rolü oldu. 

undefined

Cyc: Geçen yılı Alberto Contador, Ivan Basso ve Jesus Hernandez gibi eski bisikletçilerin kanatları altındaki Kometa Cycling’de geçirdin. Bu deneyim sana neler kattı?

MM: Alberto gibi büyük bir şampiyonun takımında yer almak harikaydı. Yalnızca bana değil tüm takıma fazlasıyla güven aşıladı ve hepimize işin inceliklerini öğretti. İyi şeylerin olduğu yerde de iyi bir takım vardır. Yaşamı, kariyeri ve çok daha fazlasıyla bize örnek oldu Alberto. Onunla bisiklet üstünde ve dışında zaman geçirmek gerçekten harika bir deneyimdi. Ivan ve Jesus ile birlikte Kometa Cycling, bisiklet sporuna profesyonel anlamda adım atacak genç bisikletçiler için benzersiz bir ortam.

undefined

Cyc: Yeni sezonda seni Trek-Segafredo ile göreceğiz, ilk pro sezonundan beklentilerin neler?

MM: Trek-Segafredo ile Mayorka’da güzel bir hazırlık kampı geçirdik. Dediğin gibi, profesyonel seviyede ilk sezonum, bu nedenle özellikle kendime çizdiğim bir hedef yok. Önceliğim öğrenebildiğim kadar çok şey öğrenmek ve gözlem yapmak olacak. Neler olacağını sezon içinde göreceğiz ama ilk hedef öğrenmek ve kendimi geliştirmek olacak. 

Cyc: Richie Porte, John Degenkolb gibi üst seviye bisikletçilerle aynı renkleri paylaşıyorsun. Takım içindeki atmosfer hakkında neler söylemek istersin?

MM: Böyle büyük isimlerle aynı takımda olmak gerçekten harika, çünkü saydığınız isimler benim için kendime örnek alacağım, bana rol model olabilecek tecrübeli bisikletçiler. Onlardan bir şeyler öğrenmek benim için büyük şans. 

Cyc: Kariyerin üzerinde en büyük etkiye kim sahip?

NM: Bir bisikletçi söyleyemem ama televizyonda izlediğim yarışlar bisikletçi olmamı sağladı. Özellikle Milan-San Remo, Tour of Flanders, Fransa Turu ve Giro d’Italia gibi büyük yarışlar beni çok etkiledi. Bu yarışları ekran başında izliyor ve bisiklete daha da sıkıca bağlanıyordum. Bisiklete de bu sebeplerden dolayı başladım. 

Cyc: Pro pelotonda stiline en fazla benzeyen bisikletçi kim?

MM: Benziyor diyemem ama Elia Vivani gibi olmak isterdim, ama o gerçekten çok güçlü bir bisikletçi. Şu anda bence Viviani en iyi sprinterlerden biri. Onun gibi olmak ve uzun süre üst seviyede yarışmak isterdim. 

Cyc: Bu arada, Türkiye Turu’nda yarışacak mısın?

MM: Mart sonuna kadar yarışacağım yarışlar belli ama Türkiye Turu kadromuz henüz kesin değil, ama umarım Türkiye’de bir kez daha yarış koşma şansı bulurum, çünkü benim için güzel anılar taşıyan, harika bir ülke. 

Cyc: Bisiklete başlaman nasıl oldu?

MM: Bisiklete sekiz yaşında başladım. Aile üyelerimden biri bisiklet yarışlarına katılıyordu ve bir gün ben de bir yarışa onu izlemeye gittim. O günden sonra takımlarında beni denemelerini istedim ve bu şekilde bisiklet sporuna başladım.

Cyc: İlk bisikletini hatırlıyor musun?

MM: Markasını hatırlayamıyorum ama hatırlayabildiğim bir şey var, o da rengi pembe olan bir bisikletti.

undefined

Cyc: Sence elit seviyede bisikletçi olmanın en iyi yanı nedir?

MM: Sanırım en iyi yanı, yarış takviminin en büyük ve güzel yarışlarında yarışma ihtimali. Aynı zamanda dünyanın en güçlü bisikletçileriyle aynı pelotonu paylaşmak da çok güzel. Bence en iyi yanları bunlar. 

Cyc: En zor yanı?

MM: Bir önceki soruya verdiğim yanıt aslında bu sorunun da cevabı olabilir. Elit düzeyde seviye çok yüksek. Ben ise hala gencim ve kendimi geliştirmem gereken çok fazla yön var. 

Cyc: Bisiklet kariyerinin en zorlu yarışı hangisiydi?

MM: Giro della Valle d'Aosta’ydı. İtalya’nın bir bölgesi olan Valle d’Acosta’da koşulan bir yarış. Tamamıyla dağlık bir bölge ve her gün 3 bin metre irtifa kazanımı var. Sprinterler için çok zor bir yarış ama kendini dağlarda geliştirmek için güzel bir parkur. 

Cyc: Beş yıl sonra kariyerini nerede görüyorsun?

MM: Çok emin değilim ama hala bu takımda ve bu seviyede olmak isterim. Birkaç yarış kazanmak da hiç fena olmazdı açıkçası. 

Cyc: Bisiklet dışında Matteo Moschetti neler yapar?

MM: Bisiklet dışında sıradan bir insan. Zamanımın çoğunu kız arkadaşımla geçirmekten hoşlanıyorum. Seyahatler, antrenman kampları ve yarışlar nedeniyle evde çok fazla vakit geçirme şansımız olmuyor, o yüzden zaman bulduğumda evde olmayı ve normal şeyler yapmayı seviyorum. O kadar süre evden uzakta olduğunuzda evde yaptığınız küçük şeylerin değerini daha iyi anlıyorsunuz.  

Cyc: Birkaç tane de eğlenceli sorular hazırladım sana Matteo, örneğin Instagram’da takip etmekten en çok keyif aldığınız kişi kim?

MM: Bisiklet dünyası içinde çok fazla komik bisikletçi var sosyal medyada. Takım arkadaşlarım için konuşmak gerekirse Mads Pedersen ve Jasper Stuvyen’i takip etmek gerçekten çok eğlenceli. Birkaç ay önce bir vlog hazırlamışlardı. Vlogda klasiklere hazırlık antrenmanlarını paylaşıyorlardı ama gerçekten çok komik hale getirmişlerdi videoyu. İkisi de eğlenceli kişiler, bu nedenle onları söyleyebilirim. 

Cyc: Telefonuna indirdiğin son uygulama nedir?

MM: (Gülüyor) Bir dakika bekle, telefonuma bakayım. Çok eğlenceli bir şey değil ama uçuşları gösteren bir uygulama. Eğlenceli diyemem ama benim için önemli.

Cyc: Zaman ayırdığın için teşekkürler Matteo, yeni sezonda sana başarılar dilerim.

MM: Benim için bir keyifti, umarım geçtiğimiz yıl bana olduğu gibi, bu yıl da bir başka bisikletçiye Tour of Antalya bana sunduğu fırsatları getirir.  

Bu yazı ERMAN ÖNER tarafından yazılmıştır.|22 Şubat 2019