Cyclist Türkiye

ÇAĞLA KUBAT

ÇAĞLA KUBAT

Fotoğraf: Erkmen Erakkuş

Alaçatı’dayız. Kış mevsiminde Alaçatı şehir merkezi oldukça sakin görünüyor. Sert rüzgar yüzümüze çarparken, kulaklarımızda ise selenin üzerinde alışkın olduğumuz uğultusunu durmaksızın estiriyor. Alaçatı koyunda yan yana dizilmiş rüzgar sörfü okullarına bakarken yanımızda Alaçatı’da rüzgar denilince akla gelen ilk isim var, Çağla Kubat.“Her zaman, en zoru seçen bir yapım olmuştur. Bu yüzden rüzgar sörfü” diyor. “Beni halen zorlayan bir spor çünkü doğayla iç içe olduğunuz sporlarda onunla mücadele hiç bitmiyor, doğanın her türlü şartıyla karşılaşabiliyorsunuz. İşte burada dümdüz bir denizde antrenman yaparken kanarya adalarının dalgalarıyla karşılaştığınız zaman 'Ya ben bu işi yeni mi öğreniyorum' deyip tekrar bir mücadeleye girmeye başlıyorsunuz, Hawaii’nin kırılan dalgaları ise bambaşka bir etki yaratabiliyor üzerinizde, zorluğu hiç bitmeyen bir spor.”

Çağla Kubat’ın sporla uğraşısı genç yaşta ailesinin kendisini yönlendirmesiyle başlamış. Babası ODTÜ’de sutopu takımındaymış, sadece babadan gelen bir gelenek olarak değil, spor tüm ailenin ortak ilgisiymiş. Dolayısıyla küçük yaşlarda farklı spor dallarıyla da tanışan Çağla Kubat, rüzgar sörfü için ise şöyle söylüyor:
“Bir kere doğayı çok sevdiğim için, doğanın içinde çok büyük bir huzur bulduğum için ve kendi başına yapılabilen bir spor olmasından. Takım sporlarını da seviyorum aslında, basketbol, voleybol gibi ama onlar biraz daha güçlü kadro gerektiriyor. O yüzden kendimi daha yakın hissediyorum bireysel sporlara ve rüzgar sörfünü ayırdım hepsinin arasından.”

undefined

Küçük yaşlarda sporla tanışan herkes gibi bir süre sonra okul ve spor arasında tercih yapmak gerekebiliyor. Ama o sporu bir tercih meselesi durumuna getirmemiş. Birincilikle bitirdiği İtalyan Lisesi’nde okurken basketbol takımında kaptanlık yapmış, İTÜ’de makine mühendisliği okuduğu üniversite yıllarında ise Fenerbahçe kulübünde sörf yapıyormuş. Spor ve eğitim arasındaki ilişkiyi ise şöyle açıklıyor; “Sporun eğitim hayatımı olumlu etkilediğini düşünüyorum. Sürekli olarak monoton bir şekilde ders çalışmanın hiçbir faydası yok. Beyninizi dinlendirdiğiniz vücudunuzu aktif tuttuğunuz zaman çalıştığınız zamanı daha verimli kılabiliyorsunuz. Beyin, sporla tertemiz, yeniden formatlanmış gibi oluyor sürekli çalıştığınız zaman zaten verimli kullanamıyorsunuz o anı, ben buna çok inanıyorum ve ben bunun iyi bir örneğiyim.”

Çağla Kubat, üniversite yıllarında hafta sonunun kendisi ve takım arkadaşları için sörf demek olduğunu eğer rüzgar yoksa o zaman bisiklete binerek mutlaka spor yapmaya devam ettiklerini söylüyor. Bisiklet binmeyi de babasından öğrenmiş. O güne geri döndüğünüzde neler hissetmiştiniz diye soruyoruz ve şöyle cevap veriyor: “Ben rüzgarı hissetmeyi çok seviyorum sanki beni hayata bağlıyor, tekrar canlanıyorum, ne yaşarsam yaşayayım rüzgarla bütünleştiğim an tekrar kendime geliyorum ve bunu bisiklette de yaşadım. Özgürlük ve o rüzgarla bütünleşme anı... Ben doğanın gücüne inanan bir insanım, doğaya çok değer veren bir insanım. Bisiklet, snowboard ve rüzgar sörfü yaparken doğayla kendimi daha da bütünleşmiş hissediyorum.

undefined

Yanımızda başarılı sporcunun eşi Jimmy Diaz da var. Dünya Profesyonel Rüzgar Sörfçüleri Birliği başkanlığını yürüten ve profesyonel rüzgar sörfü kariyerine devam eden Jimmy Diaz da bisiklet sporunun, rüzgar sörfü sporunun güçlü bir parçası olduğunu söylüyor. “Türkiye’ye geldiğimde başlarda İstanbul’da ulaşım amaçlı bisiklet kullanmaya da çalıştım. İstanbul’da bisiklet için henüz yeterli alt yapı ve bilinç oluşturulmadığını gördüm. Ama bisiklete binmek hiçbir yerde imkansız değildir. İstanbul’da dahi bisiklet üzerinde doğayı ve rüzgarı hissedebileceğiniz bir çok yer var, yeter ki siz bunu gerçekten isteyin”.

Çağla Kubat ise bisikletle ilişkisinin rüzgar sörfüyle de devam ettiğini, kara antrenmanları için bisikletin profesyonel kariyerinde önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor. Özellikle Nisan, Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında bu antrenmanlara ağırlık verdiklerini söylüyor. “Bu antrenmanlarda 45 dakika yüksek nabız odaklı tırmanış sürüşleri yapıyoruz. Çünkü rüzgar sörfü yarışları dört buçuk, beş dakika sürüyor ve yarış tamamen yüksek nabızda geçiyor. Bu nabız değerlerine cevap verebilmek için bisikletle tırmanış antrenmanları oldukça önemli.

undefined

Nabız saatindeki veriler, bisikletle tırmanış yaparken, sörfte ulaştığım değerlere eşit oluyor.” Jimmy Diaz ve Çağla Kubat ayrıca rüzgar sörfünün doğası gereği bacakların oldukça kuvvetli olması gerektiğini söylüyor. “Düşünüldüğü gibi windsurf güçlü kollara değil, çok güçlü bacak ve karın kaslarına dayalı bir spordur. Yelkenden gelen rüzgar gücünü aşağıya doğru basmak durumundasınız. Bunu beş dakikalık bir yarışta azami ölçüde, yüksek nabız seviyesindeyken yapıyorsunuz” diyorlar. Çağla Kubat bu antrenmanlarda Alaçatı’nın çevresel faktörleri neticesi olarak dağ bisikleti kullanıyor. Tercihi ise Salcano olmuş.

Çağla Kubat ile konuşmak istediğim bir diğer konu ise ülkemizde kadınların spora olan ilgisiydi. Ülkemizde spora yönelen insan sayısında son yıllarda artış olsa da kadın sporcuların rüzgar sörfüne ilgisini merak ediyordum. Çağla Kubat da uzun yıllar yarışırken kadın sporcu sayısındaki yetersizlikten ötürü zorluklar yaşadığını söyledi. Özellikle sponsorluk kavramının gelişmesi için bu sayının artmasının çok önemli olduğunu, az katılım olan yarışlarda çok iyi dereceler de alınsa bunu markalara anlatmanın zor olduğunu belirtti. “Ama son senelerde bu çok değişti. Şimdi rüzgar sörfünde kadınlar dünya sıralamasında, ilk altıda üç tane Türk kadın sporcu var. Fulya Ünlü ve Lena Erdil gibi, erkekler de ise böyle bir başarı yok. Beraber antrenman yaptığımız Fulya, yirmi yaşında ve Dünya Gençler Şampiyonu oldu, Lena Erdil’in de kariyerinde slalomda Dünya Şampiyonluğu var.

undefined

Çağla Kubat Alaçatı'nın dağ bisikleti için daha uygun olduğunu söylüyor.

Şuan dünya sıralamasında altıncı sırada yer alan Çağla Kubat, geçtiğimiz yıllarda federasyon yarışlarının azaldığını belirtiyor. Geçtiğimiz Kasım ayına yapılan seçimlerden sora Özlem Akdurak’ın başkanlığa gelmesiye tekrar umutlandığını söylüyor. 2011 yılında kurduğu Çağla Kubat Windsurf Akademi ile bu sporu geliştirmek için aktiviteler düzenliyorlar. Geçtiğimiz dönemde Dünya Şampiyonası’nın bir ayağını Alaçatı’da gerçekleştirmeyi başarmışlardı. Profesyonel yarışların dışında aynı zamanda çocuk yarışları düzenleyerek genç sporcuları rüzgar sörfüyle tanıştırıyorlar. Geçtiğimiz sene düzenlemiş oldukları çocuk yarışlarında hedeflerini büyüterek bunu bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürdüler ve Koruncuk Sörf Festivali'ni düzenlediler. “Geçtiğimiz yıl yüzün üzerinde çocuk katıldı. Yedi ile on sekiz yaş arasında bu işi öğrenen ve çok çok iyi yapan çocuklar var onları tatmin etmek ve bu çocukları kaybetmemek için çocuk yarışını büyüterek yapmaya devam etmek istiyoruz...

Kemal Akar, söyleşi dönüşünde bisikletiyle tırmanırken kendini Hawaii'deki dalgaların içinde düşlüyordu,  yokuşlara ve mavi gökyüzüne bakıyordu .

Bu yazı KEMAL AKAR tarafından yazılmıştır.|08 Mart 2018