Cyclist Türkiye

ALBERTO CONTADOR

ALBERTO CONTADOR

Kahraman mı yoksa kötü adam mı? Alberto Contador hangisi? Birleşik Krallık’ta nadiren boy gösteren İspanyol sporcuyu beklerken aklımdan bu düşünceler geçiyor. Tarihin en büyük Grand Tour yarışçılarından biri olduğu su götürmez ama 2006’daki Operación Puerto ve 2010 yılındaki klenbuterol olayı sicilini lekeledi.

Bu gri düşünceler, SaxoBank’ın lüks gri binasının dışındaki kurşuni gri havayla örtüşüyor. SaxoBank, Contador’un geçen yıl Tinkoff-Saxo adını bırakıp Tinkoff Sport adını alan (ve eğer takımın sahibi Oleg Tinkov 2016 sonunda bu spordan çekileceği sözünü tutarsa 2017’de başka bir isim alacak olan) takımının eski eş sponsoru. Contador ortama gayet uygun şık bir gri takım giyiyor ve Londra’nın Canary Wharf bölgesindeki ofis binasında yürürken hayran bakışları üzerine çekiyor. Yanık teni ve altın-çocuk gülümsemesi, bu kasvetli kış gününü aydınlatıyor. “Günaydın” diyor Tinkoff basın sözcüsü ve Contador’un emir eri Jacinto Vidarte, “Nereden başlayalım?” Kısa bir süre düşünüyor ve “Bir duble ile başlayalım” diyorum.

Pantani’nin izinde

2015’in Dünya Turu’ndaki temel söylem, Contador’un 1998’de Marco Pantani’den beri Giro d’Italia ve Tour de France’ı aynı sezon kazanan ilk bisikletçi olma iddiasıydı. “Contador bana bu tohumların 2014’te Vuelta’yı kazandıktan sonra atıldığını anlatıyor; hem de altı haftadan kısa bir süre önceki Tour de France sırasında bacağını kırmasına rağmen Vuelta’yı kazandıktan sonra atıldığını anlatıyor. “Art arda iki yarış fikrini ilk kez o zaman düşünmeye başladım” diyor, “Bu kadar aksamış bir hazırlıkla Vuelta’yı kazanabildiysem, belki duble yapabilirim dedim.”İspanyol sporcu bu tür iddialara “mayusculas” diyor; yani destansı ve sıra dışı bir şey. Tabii bu bile utangaç Rus milyarder Oleg Tinkov’u kesmeye yetecek kadar görkemli değildi. 2014’ün sonlarında “Eğer Quintana, Froome, Nibali ve Contador her üç Grand Tour’da da birlikte yarışmayı kabul ederse, Tinkoff Bank’ın 1 milyon Avro ayırmasını sağlayacağım. Fazladan bir teşvik olarak her biri 250 bin Avro alabilir. Alberto’nun Giro ve Tour’u birlikte kazanmayı hedeflemesi iyi bir şey ama en iyi yarışçılar birbiriyle sürekli yarışmalılar.”

Contador 4 milyon Avro olduğu ifade edilen maaşından memnun olmalı ki, Tinkoff’un teklifini masada bırakıp sadece iki Grand Tour’a odaklandı. Giro’yu Astana’dan Fabio Aru’nun 1 dakika 53 saniye önünde kazanarak iyi bir başlangıç yaptı ama belli ki yarışın ciddi bir bedeli oldu ve Contador Temmuz ayındaki Tour de France’da iddialı olacak kadar toparlanamadı. Sonuçta yarışı Chris Froome’un neredeyse 10 dakika gerisinde, beşinci olarak bitirdi.

“Şimdi geriye dönüp baktığımda, belki daha farklı bir programda yarışmalıydım” diyor Contador, geçen yılı değerlendirirken, “Giro ve Tour’da doğru parkurlar (rota ve eğim) olursa duble yapmanın mümkün olduğuna hala inanıyorum ama yeniden denemem. 2015’te her şeyimi ortaya koydum ve Tour’dan sonra fiziksel ve zihinsel olarak tükendiğimi hissettim. Motivasyonumu geri kazanmam biraz zaman aldı. Bisiklete yavaş yavaş, bırakmak istediğim zaman bırakarak geri döndüm. Sponsor toplantılarına yetişmek için de bana zaman kazandırdı. Şimdi yeniden ciddi antrenmanlara başladım ve 2016 sezonunu dört gözle bekliyorum.”

undefined

Emeklilik… Kesinlikle belki

Contador’un bir daha asla aynı sezonda iki Grand Tour kazanmayı denemeyeceği zaten belliydi. İspanyol sporcu 2016’da emekli olacağının ipuçlarını Şubat 2015’te vermiş ve geçen Eylül ayında Milano’da bunu resmileştirmişti.Tour’dan sonra morali bozulmuştu; motivasyonu düşüktü ve pedal çevirmek angarya haline gelmişti.

Ama uzun bir dinlenme döneminden sonra Contador bugün Londra’da bambaşka ve çok daha pozitif bir görünüm veriyor. Morali yerlerde sürünürken aldığı kariyerini bitirme kararı biraz aceleyle verilmiş olmuyor mu?

“2016’dan sonra yarışmaya devam etme olasılığım hala var” diye açıklıyor, “Ama şu anda tamamen 2016’ya odaklanmış olduğum için bu konuda düşünmek istemiyorum. Temel hedeflerim Tour de France ve olimpiyatlar ama ondan sonra ne olacağına bakacağız. Bir ihtimal var…” Contador henüz 33 yaşında. Bu bir dayanıklılık sporcusunun emekli olması için çok erken bir yaş. Chris Horner’e bir bakın. Amerikalı bisikletçi 2013’teki Vuelta’yı, 42 yaşına 51 gün kala kazandığına göre İspanyol sporcunun hala bol bol vakti var. Bunun Contador’un son yılı olup olmayacağı muhtemelen Tour ve olimpiyatlarda alacağı sonuçlara bağlı olacak. Peki kendi şansını nasıl görüyor?

“Bu yılki Tour’un 2015’ten temel farkı muhtemelen iki zamana karşı etap olacak” diyor, “Dağ etapları da başlangıç ile bitiş arasında daha dengeli dağıtılmış ve son etaba iyice yıpranmış girmemek için gücünü çok iyi yönetmen gerekecek. Bu tırmanışçılara göre bir Tour mu? Evet öyle ama geçen yılki Tour için aynı şeyi söylemek daha da mümkün çünkü bu kadar fazla zamana karşı etap yoktu.”

Contador tırmanış becerisiyle tanınıyor (sele dışında, kalçası sağa sola sallanarak) ama zamana karşı disiplinde de dünyanın en iyilerini alt edebileceğini gösterdi. Geçen yılki Tour de France’da bireysel zamana karşı yarış neredeyse yok gibiydi ve bir önceki yıl Vuelta a Espana’da Froome ile başa baş giden Contador 36.7 km uzunluğundaki zamana karşı yarışta Froome’u 53 saniye ile geçerek daha güçlü olduğunu kanıtladı.

Eğer Contador, Tour zaferinin yollarını zamana karşı yarışlarla döşeyebilirse, Brezilya’da kendi dublesini yapmak için olimpiyat sırasına girecek. 256.4 km uzunluğundaki yarışın 5148 metresi dikey tırmanış ve 8 kilometresi Arnavut kaldırımı bölümlerden oluşuyor. Kısa ve dik tırmanışlarla parke zeminlerin bu karışımı, bahisçilerin Alejandro Valverde, Peter Sagan ve Michal Kwiatkowski gibi yarışçılara şans vermesine neden oluyor. Bahislerde Contador’un kazanma şansı bire 50 gösteriliyor ama Contador, bu düşük ihtimale karşın Rio’da iddialı olacağından emin.

“Ön keşif için Rio’ya gitmedim ama gitmiş olan birçok bisikletçi tanıyorum” diyor Contador; Ocak ayında Tour de San Luis ile sezonu açan takım arkadaşı Peter Sagan’ın yarıştan sonra Rio’da yaptığı keşfi kast ediyor. “Parkur profillerini biliyorum ve sevdim. Yarıştan bir hafta kadar önce oraya gitmiş olacağız, yani iyi hazırlanmak için yeterli zamanımız olacak.”

Doğal yetenek

14 yaşında bisikleti keşfettiğinden beri Contador’un başarısının anahtarı iyi hazırlanmak oldu. Alberto Contador Velasco 6 Aralık 1982 tarihinde dört kardeşin üçüncüsü olarak Madrid, Pinto’da doğdu. Bir ağabeyi, bir ablası ve serebral palsi (beyin felci) hastası bir kardeşi var.

Futbol oynayan ve atletizm ile uğraşan küçük Alberto ağabeyi Fransisco Javier sayesinde bisiklete başladı. Bir yıl içinde amatör düzeyde yarışmaya başlayarak Real Velo Club’a katıldı. 2000 yılında çok sayıda zafer kazanmasını sağlayan  dikkate değer tırmanış becerisi yüzünden arkadaşları ona Pantani adını taktılar. 2001 yılında, 23 yaş altı Ulusal Zamana Karşı Şampiyonası’nı kazanarak bir Genel Klasman yarışçısının çok yönlü becerilerine sahip olduğunu gösterdi. 2003 yılında ONCE-Eroski ile ilk profesyonel anlaşmasını imzaladı ve Polonya Turu’nun sekizinci etabını kazandı. Ancak hemen sonra 2004 yılında bisiklet kariyerini daha tam anlamıyla başlamadan bitirebilecek bir olay yaşadı.

undefined

“Profesyonel olarak ikinci yılımdı. O yıl takım Tour de France’a takım lideri olarak benimle katılmak istiyordu. Fransa’ya hazırlık olarak (İspanya’da düzenlenen bir etap yarışı olan) Vuelta a Asturia’da yarışacaktım. Yarıştan önce nedenini bilmediğim şiddetli baş ağrıları çekmeye başladım.

İlk kez Tour’da yarışma fikrine kilitlendiğim için yine de çok çalışmayı bırakmadım. Asturia’nın ilk etabı iyi gitti ama ertesi gün kendimi pek iyi hissetmiyordum. Aslında ne olduğunu hatırlamıyorum.”

Contador ertesi gün ne olduğunu takım arkadaşlarına sormak zorunda kalmıştı. Anlaşılan o ki, ikinci etabın 40. kilometresine doğru Contador gruptaki pozisyonunu kaybetmiş, bilinci gitmiş ve nöbet geçirmeye başlamıştı. “Beni hemen Madrid’de bir hastaneye götürmüşler ve doktorlar beynimde bir kan pıhtısı tespit etmiş. Ama bunun kazadan mı kaynaklandığını yoksa önceden mi olduğunu anlayamamışlar.” Doktorlar Contador’u ailesinin Pinto’daki evine gönderdiler. “Yaklaşık 10 gün sonra ailem yeniden nöbet geçirdiğimi fark etti. Daha fazla test yaptırmak üzere hastaneye döndük.”

Burada doktorlar Contador’a doğuştan gelen bir damar hastalığı olan serebral kavernom teşhisi koydular ve ameliyatın riskli olacağını ama ameliyat olmazsa kariyerinin biteceğini söylediler. 

Ameliyat iyi geçti ancak Contador’un bir kulaktan diğerine bütün kafatasını geçen ameliyat izi hala duruyor.  Kasım 2004’te Contador antrenmanlara yeniden başladı ve ameliyattan sadece 6 ay sonra Tour Down Under’ın en prestijli etabını kazandı. “Herkes en gurur verici zaferimin Giro, Tour ya da Vuelta olacağını düşünüyor ama benim için Avustralya’daki o etap birinciliği en önemlisiydi. Fazlasıyla duygusaldı.”

Motivasyonu zaten yüksek olan Contador yaralı kafasını toparlayıp 2004’te başladığı işi bitirmek, yani Tour’u kazanmak üzere çalışmaya başladı. 2007 yılında Discovery Channel adına yarışırken Plateau de Beille zirvesinde biten etabı kazanarak genel klasmanda Michael Rasmussen’in ardından ikinci oldu. Rasmussen daha sonra 16. etabı da kazanarak zaferini pekiştirdi ancak takımı Rabobank, Rasmussen’in Tour’dan önce söylediği yerde olmadığını fark edince bisikletçiyi yarıştan çekti. Danimarkalı bisikletçi daha sonra hemen hemen bütün kariyeri boyunca doping yaptığını itiraf etti. Contador genel klasmanda liderliği ele geçirdi ve zaferini 19. etaptaki zamana karşı etabında gösterdiği efsanevi performansla mühürledi.

Fuentes’in gölgesi

Contador iki yıl sonra, arada 2008 Giro ve Vuelta’yı art arda kazandıktan sonra (Tour’u) bir kez daha kazandı. Gelmiş geçmiş en büyük Grand Tour yarışçılarından biri olarak kendini ispatlıyordu ama 2007’deki o ilk Tour zaferini bile şüpheyle karşılayanlar vardı. Bunun sebebi, spor tarihinin en yüksek profilli doping olaylarından biri olan Operación Puerto’ydu ki, yeniden hatırlatmaya değer bir olaydır. 2006 yılında Contador’un o zamanki takımı Liberty Seguros’un menajeri, üzerinde “ciddi miktarda nakitle” Madrid’deki bir kliniğin önünde tutuklandı. Bu olay Dr. Eufemiano Fuentes’in sporcuların doping yapmasına yardım eden önemli bir aktör olduğu yolunda bir dizi bulgunun ortaya çıkmasına yol açtı. Liberty Seguros ve Contador 2006 Tour de France’a alınmadılar ve çok geçmeden bazı yüksek profilli sporcular Dr. Fuentes ile ilişkilendirilen bir listeye dahil edildiler. Bunların arasında Jan Ullrich, Ivan Basso, Alejandro Valverde ve Contador da vardı. Basso ve Valverde iki yıl uzaklaştırma cezası alırken UCI ve İspanyol mahkemeleri Contador’u temize çıkardı.

undefined

Daha sonra bir de kontamine biftek olayı patlak verdi. 2010 yılında Contador Tour de France’ı üçüncü kez, Lüksemburglu Andy Schleck’in sadece 39 saniye önünde kazandı. Ancak Pau’daki ikinci dinlenme gününde Contador’un kanında yasaklı madde klenbuterola rastlandı. Bu yasak ilacı aldığını reddetti ve yediği bifteğin kontamine olduğunu ileri sürdü. (Klenbuterol bazı ülkelerde dana ya da sığır etinin az yağlı olması için kullanılan bir hormon ama Avrupa’da yasak ve Dünya Anti-Doping Ajansı’nın yasaklar listesinde) Başlangıçta İspanyol mahkemelerinin Contador’u temize çıkartmış olmasına rağmen Spor Tahkim Mahkemesi iki yıllık uzaklaştırma cezasını onadı ve Contador’un 2010 Tour de France zaferini ve 2011 Giro d’Italia derecesini elinden aldı.

Contador geçmişte yaşanan olumsuzluklardan bahsederken seçici davrandığı için sık sık eleştirilir (hele arada bir tercüman varsa, ki şimdi de öyle) ama klenbuterol olayı hakkında geçenlerde The Guardian’a verdiği demeçte “Ben o anda olanlara inanamıyorum. Böyle bir şeyin başıma gelebileceğini hiç düşünmemiştim. Ailem bana her şeyi doğru ve dürüstçe yapmayı öğretti. Çok büyük hayal kırıklığına uğradım ama bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum; geçmişte kaldı” demişti. Gerçek ne olursa olsun Contador’un kendi adına kazandığı yedi Grand Tour zaferi var. Gerçi kendisi bu sayının dokuz olduğunu söyleyecektir. Tartışmasız gerçek şu ki Contador özgeçmişine yeni bir Tour zaferi ve bir olimpiyat altın madalyası eklemek istiyor ve bu, onun da kabul ettiği gibi, yarış hayatının giderek artan taleplerine uyum sağlamak zorunda kaldığı 13 yıllık bir kariyeri sona erdirmek için uygun bir yol olurdu.

“Başladığım günlerden bu yana profesyonel bisiklet çok değişti” diyor, “Artık daha profesyonel ve çok daha bilimsel. Her şey ölçülüp biçiliyor ve yarışçılar arasındaki rekabet daha da yoğun. Baskı her zaman vardı ama artık daha fazla; özellikle de genel olarak pelotonun gücü artmaya devam ettiği için. Bu durum benim de gelişmeme sebep oldu. 2009’daki Tour’dan önce yaptırdığım bir testte bana performansımın zirvesinde olduğumu söylediklerini hatırlıyorum. Bugün artık normal günlük performansım o testte gösterdiğim performansa eşdeğer.” El Pistolero ile ilgili görüşünüz ne olursa olsun, ne kurduğu vakfın bisikletin yaygınlaştırmasına sunduğu olumlu katkı, ne de formda kaldığı ve gücünü koruduğu takdirde bu yılki Tour de France’da Froome’a ciddi bir rakip olacağı yadsınamaz. Zafer muhalifleri susturmayacaktır ama Contador, bundan 12 yıl önce kaybettiğini sandığı kariyeri için müteşekkir.

Fundación Alberto Contador, bisikletin sağlığa faydalarını tanıtmak ve felç konusunda farkındalık yaratmak üzere kurulmuş bir sivil toplum örgütü.

Bu yazı JAMES WITTS tarafından yazılmıştır.|17 Nisan 2017