Cyclist Türkiye

TÜRK PİST BİSİKLETİNİN YÜKSELİŞİ VE DÜŞÜŞÜ

TÜRK PİST BİSİKLETİNİN YÜKSELİŞİ VE DÜŞÜŞÜ

Cyclist Türkiye: Pist Milli takımının çalışmalarından ve bu sezonki hedeflerinizden bahseder misiniz?’

Mutlu Erçevik: Bildiğiniz üzere federasyon yönetimi geçtiğimiz kasım ayında değişti. Yeni bir ekip iş başında. Ben de yol bisikleti teknik kurulundayım. Kurul olarak şu ana kadar bir kez bir araya geldik ve ağırlıklı olarak yeni sezon faaliyet programı hakkında görüştük. Öyle zannediyorum ki önümüzdeki günlerde tüm branşlarda milli takımlar ile ilgili yeni bir yapılanma söz konusu olacak. Bu yüzden ne yazık ki şu an için bu sezonki hedeflerimizden bahsetmek mümkün görünmüyor. Ancak geçtiğimiz yıl ortasında  hazırladığım bir proje dahilinde halihazırda elimde 4 yıllık bir çalışma planım var. Yeniden görev aldığım takdirde bu program doğrultusunda çalışmalarımıza yön vermeyi umut ediyorum.

CT: 2010-2012 yılları arasında Pist Bisikleti Sporcu Gelişim Programı’yla birlikte bir hareketlenmeden söz etmek mümkün, sonrasında ne değişti?

ME: Bu programı Türk bisikleti için bir milat olarak görüyorum. Bu projede emeği geçen, katkısı olan herkesin büyük bir övgüyü, takdiri hak ettiğini düşünüyorum. Bildiğiniz gibi Türk bisikletinin Avrupa şampiyonalarındaki ilk madalyası bu dönemde elde edildi. 2011'de Ahmet Örken’in Gençler Avrupa şampiyonluğuna kadar uzanan hikayesi, Recep Ünalan’ın Dünya Kupaları'ndaki podyumu zorlayan performansı hep bu proje sayesinde geldi ve tüm bunlar yeni jenerasyona büyük ilham kaynağı oldu.  Nedenlerine değinmek, polemik konusu yaratmak istemiyorum ama sonrasında projenin sürdürülmemesi ülkemize bu alanda çok şey kaybettirdi. 

CT: İsviçre’de pist bisikletiyle ilgili çalışmalarda bulundunuz, buradaki tecrübelerinizden ve Amerika pist bisikleti antrenörü Andy Sparks’la olan iletişiminizden bahseder misiniz?

ME: İsviçre’de antrenör olarak çalışmayı da benim hayatımdaki milat olarak gösterebilirim. Dünya bisikletinin merkezi UCI(Uluslararası Bisiklet Federasyonu)’de 16 ay geçirdim. Bu süre içerisinde deneyimlediğim çok şey oldu. Dil öğrendim. UCI Coaching Diploma programını başarıyla tamamladım. Pist bisikletindeki çalışmalarım dışında yol bisikletinde de şu an bir çoğu World Tour takımlarında olan genç sporculara yardımcı antrenör olarak destek oldum.  

Andy Sparks’a gelecek olursak hayatımdaki önemli insanlardan biri kendisi, iki buçuk yıl mesai arkadaşım oldu. Kendisinden çok şey öğrendim. İş disiplini, hedeflere ulaşmak için göstermiş olduğu olağanüstü hırsı ve çabası ile yenilikçi ve paylaşımcı tavrı kendisini sıra dışı kılıyor. Andy Sparks ile çalışmalarımız hakkında anlatacaklarımı birkaç cümleye sığdırmam mümkün değil.  Andy Sparks’ın antrenör olarak değerini 2010 Kasım ayı içerisinde kendisinin UCI’den ayrılmasından sonra daha iyi anladım. Kendisi ile ayrıldıktan sonra da irtibatımızı kesmedik.  Mart 2011’de Mayorka’ya taşındığını ve eşi (Eski Dünya Şampiyonu Sarah Hammer) ile birlikte çalışmalarını  Mayorka’da sürdüreceğini söylediğinde, biz de UCI’deki çalışmalarımızı sonlandırarak projeyi Mayorka merkezli sürdürmeye karar verdik. 2011 Mayıs ayında Mayorka’da bir ev kiralayarak çalışmalarımızı burada sürdürmeye başladık. Ahmet Örken’in Avrupa Şampiyonluğu başarısında bu aldığımız kararın hayati önem taşıdığını düşünüyorum.

CT: Ülkemizde bir pist olması halinde Türkiye’nin bu branştaki geleceğe dönük başarı şansını nerede görüyorsunuz?

ME: Ülkemizde pist olması halinde hiç şüphesiz Ahmet Örken, Recep Ünalan, Oğuzhan Tiryaki, Batuhan Özgür gibi keşfedilmeyi bekleyen daha nice genç yetenekler ortaya çıkacaktır. Ancak yalnızca pisti ve yetenekli gençleri bulmak gelecekte büyük başarılar elde etmek için yeterli değil. Başarıyı elde etmek aynı zamanda dünyayı, teknolojiyi, spor bilimindeki gelişmeleri de takip etmek ve iyi yönetilen mantıksal projeler doğrultusunda çalışmaları ilerletmek ile de doğru orantılı.

CT: Ahmet Örken u23 Avrupa Pist Şampiyonasında altın madalya aldığında gerisinde bıraktığı Owain Doull, Jasper De Buyst ve Niccolo Bonifazio gibi sporcular bugün kariyerlerine World Tour takımlarında devam ediyor. Sizce bu konuda nerede eksik kalıyoruz?

ME: Onlar rekabet düzeyi yüksek bir coğrafyada yaşıyorlar. Kendilerini geliştirmek, pazarlamak için daha şanslılar. 2012’de bizim projemiz sonlandırılmamış olsaydı, şu an Ahmet ve Recep te bir World Tour takımında kariyerlerini sürdürüyor olurlardı. Bundan hiç şüphem yok.

CT: Ülkemizde uluslararası standartlarda bir pistin inşası için girişimler ya da projeler var mıdır?

ME: Ben Mayorka’dayken Konya’da yapılması düşünülen bir Velodrom projesi ile ilgili olarak Konya Büyükşehir Belediyesinden yetkililer gelmişti. Birlikte Palma Arena’yı gezdik ve yetkililerden detaylı bilgiler aldık. Daha sonra Konya’ya döndüklerinde bir proje hazırlatıldığını biliyorum. Hatta proje ile ilgili bir tasarım çalışması da internette yayınlanmıştı. Ancak uzunca bir zaman geçmesine rağmen hala inşasına başlanmış bir proje yok sanıyorum.

CT: Pist bisikleti ile yol bisikleti arasındaki teknik ve ekipman anlamındaki farklılıklardan kısaca bahseder misiniz?

ME: Pist bisikleti ve yol bisikleti arasında teknik ve ekipman arasında elbette çok fark var. Bildiğiniz üzere pist bisikletinde fren ve vites donanımı yok. Önde tek ayna dişlisi, arkada fix tek dişli kullanılıyor. Teknik anlamda da yarış veya antrenmanın özelliğine göre dişli tercihi oldukça büyük önem kazanıyor.  Pist bisikletinde yol bisikletindeki gibi dilediğinizde pedal kesme gibi bir şansınız yok. Bisiklet hız kazandığı müddetçe pedal çevirmek zorundasınız. Pedal kesmeyi denediğiniz anda bisikletin üzerinde durmanız mümkün olmaz. Ancak yavaşlayarak bacak kas gücünüz ile durdurmanız mümkün olabilir.

CT: Eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

ME: Pist bisikleti ile ilgili hayalini kurduğum çok şey var. Başarıya giden sürecin hangi aşamalardan geçtiği ile ilgili bizzat içinde bulunarak, yaşayarak edindiğim çok deneyimim var. Umarım bir gün bunları kullanabileceğimiz fırsatlar doğar…

Bu yazı ERMAN ÖNER tarafından yazılmıştır.|12 Nisan 2017