Cyclist Türkiye

TUR 2017 perde arkası

TUR 2017 PERDE ARKASI

TUR’un yeni takvimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce ekim ayı iyi bir seçim miydi?

Bildiğiniz gibi TUR’un nisan ayından ekim ayına alınması bir zorunluluktu. Ve bunun nedeni açık, yeterli takım katılımını elde edememiştik. Nisan ayında uluslararası takvimde birçok klasik yarış bulunuyor. Bana göre bu yıl ekim ayı iyi bir seçimdi. Gelecek yıl da TUR, ekim ayında koşulacak. Bu Norveç’teki UCI kongresinde onaylandı. Bence hem yarışçılar hem seyirciler hem de organizasyon için bu iyi bir karar. Çünkü Türkiye güzel bir ülke. Ekim ayında iklim koşulları ülke genelinde yarışmaya uygun. Ne çok sıcak ne de soğuk.

Bu yıl Tur neden iki etap eksildi?

UCI tarafından TUR’un World Tour (WT) kategorsine yükseltmesi aynı zamanda bizden bir talep hakkı doğurdu. Dünya çapında 37 WT yarışı, takvimi sıkıştırmıştı. UCI bizden etap sayısını azaltmamızı istediğinde bu WT olmamız için bir zorunluluk anlamı taşıyordu.

Neden sprint ağırlıklı bir etap düzenleniyor?

Öncelikle parkur seçimi benim sorumluluğumda değil. Bu organizatörün sorumluluğu. Ama başta kendilerine fikrimi söylediğimde onlara şöyle dedim: “Sezon sonuna gelen bir takvim içinde zor parkurlardan kaçınmak daha iyi bir fikir olabilir.” Akdeniz sahilleri boyunca güzel bir yarış elbette ki sprint ağırlıklı bir yarış demek. Sadece Selçuk etabını tırmanış etabı olarak değerlendirebiliriz. Aslında Elmalı yokuşunu da parkura dahil etmek istemiştik ama Alanya’da başlayan bir yarışın ikinci etabına böyle ağır bir tırmanış koyamazdık. Öyle yapsaydık henüz ikinci günde genel klasman şekillenirdi. Böylece tırmanış etabını dördüncü etap yaparak genel klasman heyecanını dördüncü etabın sonuna kadar taşımış olacaktık ki öyle de yaptık. Böylece mücadele zevkini de son etaba kadar taşımış olacağız.

En çok sevdiğiniz hangi etap oldu?

Birinci ve dördüncü etap.

İstanbul etabı hakkında ne düşünüyorsunuz? Son etapta neden otoban ağırlıklı seyirciden uzak bir parkur seçildi?

Bu konudaki endişelerinize katılıyorum. Formula 1 pistinden başlayacak ve 120km boyunca otobandan geçecek. Bunun başlıca nedeni bence İstanbul’daki trafik sorunu. Bana göre geçen yıl ki İstanbul parkur seçimi çok daha iyiydi. Avrupa ve Asya’dan geçen, tırmanış da içeren güzel bir etaptı. Bu yıl ise hızlı bir etap izleyeceğiz. TUR’un mutlaka İstanbul’dan geçmesi gerektiğini anlayabiliyorum. Asya ve Avrupa’yı birleştiren çok önemli bir şehir. Açıkçası bu yıl İstanbul parkur seçiminin mevcut şartlardaki en iyi seçim olduğuna ben ikna olmuş durumundayım.

Puan sisteminde ne gibi değişiklikler var?

TUR’un bu yıl sprint odaklı yapısına uygun olarak bonus saniye uygulamamız var. Her bir sprint için bonus saniye verilecek. 3, 2, 1 saniye şeklinde. Bu finiş sprintlerindeki bonus saniyelerine ek yeni bir uygulama. Bu ilk günden itibaren genel klasman için mücadele demek. Aksi halde her etap sonucunda aynı sprinterlerin domine ettiği bir yarış olacaktı. Bu basın için de izleyiciler içinde iyi bir şey değil. Dinamik bir genel klasmana ihtiyacımız vardı.

Başlangıçta birinci ve sonuncu etapta tırmanış primi bulunmuyordu. Son anda sizin ısrarınızla eklendiği söyleniyor. Bu konuda ne demek istersiniz?

Evet. Ben ekledim. Israrla istedim. Çünkü tırmanış mayosu var. İlk etapta tırmanış primi olmazsa tırmanış mayosu ancak üçüncü etapta giyilecekti. Üçüncü etap ise yarışın yarısı anlamına geliyor. Son etapta tırmanış primi olmasaydı bu seferde tırmanış mayosu galibi beşinci etapta belirlenecek son etapta heyecan eksilecekti. Gerçek anlamda tırmanış olmasa da 4. Kategoride tırmanış noktaları bularak tırmanış mayosu puanlarını her etap için devreye sokmayı uygun gördük.

Turkuaz ve Yeşil mayolar için favorileriniz kimler?

Bunu söylemek zor çünkü TUR’da bu yıl büyük yıldızlar yok ama çok iyi yarışçılar var. Yarışçılar denk güçlerde ve bu aslında TUR’u daha heyecanlı hale getirecek. Açık bir yarış. Yeşil Mayo için Almanya’da Greipel ve Kittel’i geçen Sam Bennett’i favorilerimden biri olarak gösterebilirim. Çok iyi bir form düzeyinde. Genel Klasman’da König öne çıkıyor. König, TDF’de genel klasmanda yedici, Giro’da genel klasmanda beşinci olmuştu. Ama tamamen açık bir yarış ve her bir mayo için yüksek bir mücadele olacak. Bu güzel bir şey.

Sizce parkur seçimi, takım katılımını etkiler mi?

Öncelikli olarak bir turu zor bir tur yapan katılan yarışçılardır. Takımlar kendilerine uygun takvimdeki yarışlara katılırlar. Takımları adına koşacak yarışçıları ise parkur özelliklerine göre seçerler. Ya daha çok tırmanışçı getirirler ya da sprinterlerine göre bir takım oluştururlar. Ama yarışçılar için parkur önemli değildir.

Peki sizce bir sporcunun veya bir takımın bir yarışa katılmaya heveslenmesi için hangi şartlar olmalı?

Öncelikle bu tip yarışlara katılan tüm sporcular profesyoneller. Hepsi bir takım adına koşuyor ve maaş alıyorlar. Patronlarının emirlerini uygulamak zorundadırlar. Eğer patron yarın TUR’a gidiyoruz diyorsa hepsi TUR’a gelmek zorunda. Ama yarışçılar, katıldıkları turlar iyi organize edilmişse yarışmaktan keyif alırlar. Trafik (güvenlik) şartları, iyi oteller, güzel yollar yarışçının keyif almasını sağlayan bunlardır.

O halde takımlara katılım için para mı verilmeli?

Paranın sporculardansa takımlara gittiği doğru. Ve Cumhurbaşkanlığı Turu’nda biz üzerimize düşen her şeyi yaptık. Öncelikle sporcular için üst düzey bir organizasyon hazırladık. Takımlara da katılım ücreti ödedik. Bu bir sır değil. WT takımlarına yirmi bin Euro ödedik. Bu diğer tüm turlarda ödenenden daha büyük bir rakam. Her takım için 16 uçak bileti aldık. Sekizi sporcular sekizi ise takımda yer alan ekip için. Takımların ekstre bagajlarını ödedik. Takımlara üçer araba veriyoruz. Her üç araçtan birine şoför de veriyoruz. İyi otellerde konaklatıyoruz.

Peki sizce Greipel ve Cavendish gibi isimler bu yıl neden gelmedi?

Biliyorsunuz nisan ayında ülkenin içinden geçtiği durum farklıydı. Geçen yılla bu yıl kıyaslanamaz. Ama şu gerçek ki gelecek yıl takımları daha erken davet etmemiz gerekiyor. Bu sporcuları izlemek istiyorsak tüm WT takımlarını gelecek yıl için Aralık ayından itibaren davet etmemiz şart.

Bu yıl ne zaman yaptık?

Benim bildiğime göre takımları öncesinde Nisan ayı için davet etmiştik. Daha sonra UCI’yla yaptığımız görüşmede takvimi değiştirmemiz gerektiğini kendilerine kabul ettirdik. Ama takvimin değişmesi planları da değiştirmişti. TUR’un yüklenecek firmanın da kim olacağının belirlenmesinde gecikme yaşanmıştı. Ası problem şu; takımların hangi yarışlara gideceği yılın başında belirlenir. Çok az yarışçı TDF gibi organizasyonlara hazırlanıp, yarış seçer. Bu tip yarışlar için tarih değişikliği problem yaratmayabilir. Ama diğer tüm turlar için yıl içinde takvim değişikliği aynı sonucu doğurur. Bundan dolayı mutlaka 2018 için bu yıl Aralık ayında tüm takımları TUR’a davet etmiş olmalıyız.

Seneye WT turlardan biri olmayı sürdürmemiz buna bağlı mı demek istiyorsunuz?

UCI tarafından değiştirilen yeni kurallarda çelişki olduğuna inanıyorum. Brazilya’da da bunu dile getirdim. UCI’ya göre WT kategorisinde yeni bir tur organizasyonu yapıyorsanız, 18 takımı da davet etmelisiniz. Biz bunu elbette ki yapıyoruz. Ama bir başla kuralda ise takımların gelme zorunluluğu yok. Ve üçüncü bir kuralda eğer iki yıl üst üste on WT takımı katılımı sağlanmazsa artık WT olamazsınız. Bu bir çelişki. Bu mümkün değil. Eğer bizi WT yapan UCI ise bize en az 10 takım katılımını garanti eden de onlar olmalı. Bu takımlara daha çok para ödenmesinin önünü açsa da sadece para ile ilgili de değil. Örnek olarak Bora ile Peter Sagan hakkında görüştük. Sagan’ın burada yarış koşması sadece paraya bağlı bir şey değil. Çünkü Sagan, Dünya Şampiyonası’ndan sonra sezonu kapattığını açıkladı. Yakın bir zamanda eşinin doğum yapmasını bekliyor ve bu yüzden vaktini eşiyle tatil yaparak geçirmek istiyor. Böylece Sagan’ın burada olması teknik olarak mümkün değildi.

Peki ekim yerine neden Dünya Şampiyonası öncesi Ağustos sonu gibi bir tarih seçilmedi?

Çünkü takvimde o tarihlerde ASO tarafından Tour of Germany koşulacaktı. O tarihte Tour of Turkey düzenlenmesi mümkün değildi.

52 yıl sonunda geldiğimiz noktada belki de takvimde değişiklik olmasaydı TUR koşulamayacaktı. Sizce TUR’u geliştirmek için bundan sonra ne yapmalı?

Öncelikli olarak şu an için dünyada üç büyük tur var. Açıkçası o seviyede bir organizasyona dönüşmek mümkün değildi. Bu İsviçre Turu için de böyle. Oysa İsviçre Turu’da 100 yıldan fazladır düzenlenmekte. Ve oldukça iyi bir organizasyon. Geçmişte ben de bu organizasyonda yer almıştım. UCI’nın takviminde üç büyük tur var. Bu böyle. TDF, Giro ve Vuelta. Sonrasında klasikler. Sonrasında ise diğer turlar var. Evet size katılıyorum. TUR’u her yıl daha da geliştirmeliyiz. Ama şu an iyi bir yoldayız. Size bir örnek vereyim. Her takım aracının park yerleri bile işaretlenmiş durumda. Bu detayı ancak TDF de görebilirsiniz. O da belki.

Peki neden geçen yıldan daha az bir katılım oldu?

Evet bu yıl az bir katılım var. Bunun sebeplerinden biri yılın başında TUR’un düzenlenip düzenlenmeyeceği bile belli olmaması. Takımlar yılın başında takvimi değişen bir yarışı programlarına TUR’u katamazlardı. Web sitemizde bile yarıştan bir ay önce etaplar halen açıklanmamıştı. TUR’un katılım seviyesini artırmak istiyorsak mutlaka zamanında harekete geçmeliyiz. Sanıyorum bu sistemden geliyor. Bu eskiden de böyleydi. Yeni bir şey değil. Bu ülkede her şey son dakikada belli oluyor. Ama şu an Cumhurbaşkanlığı tarafından dahi TUR’un çok önceden planlaması gerektiği ortaya konulmuş durumda. Bu yıl yarış bittikten sonra çalışmalara hemen başlanacak. TUR’un gelecek yılda mevcut organizatör tarafından yapılacağının kesin gibi görüyorum. Bu hızlı bir şekilde program yapmak için de bir fırsat. Bana göre biz çok üst seviyede bir organizasyon düzenliyoruz. Ben seneye 10 WT takımı katılacağına inanıyorum.

Son sorumuz Zürih Gölü’nü iki saatten önce turlamayı başarabildiniz mi?

Hayır henüz değil. Bu her yıl hedeflerimden biri. Ama her yıl biraz daha yaşlanıyorum ve her yıl trafik daha da artıyor. Ama derecemi iki saat beş dakikaya düşürmeyi başardım. Ama bir şey daha var. Artık biraz daha vaktim var. Bu yıl 3.900 km yol yaptım ve halen önümde rekorumu geliştirmek için vaktim var.

Belki dergimizde bizimle bir yerli tura katılırsınız?

Eğer beni bekleyecekseniz neden olmasın…

Bu yazı CYCLİST TÜRKİYE tarafından yazılmıştır.|10 Ekim 2017