Cyclist Türkiye

SALCANO YERLİ TUR - KAPADOKYA

SALCANO YERLİ TUR - KAPADOKYA

DEMİR ATLAR ÜLKESİ

Fotoğraflar: MARION DUPEYRAT

Dergimizin Salcano Yerli Tur bölümünün çekimleri için Kapadokya’dayız. Yani düzenli okurlarımızın takip ettiği gibi bu, Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali yaklaşıyor demek oluyor. Artık gelenekselleşen bu festival, organizatör Argeus Travel’ın tecrübesi ile katılımcıların en çok memnun kaldığı festivallerin başında geliyor. Öyle ki kesintisiz sekiz yıl boyunca ülkemizin en büyük bisiklet organizasyonu olan Tour of Turkey’i gerçekleştirmiş olan Argeus Travel’dan daha azını beklemek de mümkün olamazdı diyebiliriz.

Bu yıl 13-17 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali’nde bizleri nasıl bir organizasyon beklediğini görmek ve okurlarımızla paylaşmak için Argeus Travel’ın merkez ofisinde, Ürgüp’teyiz. Her zaman olduğu gibi bizi yine güler yüzlü bir ekip karşılıyor ve bu yıl ki organizasyonu konuşmak için Mehmet Nuri Özden ile sohbete başlıyoruz.

undefined

TUR’u yakından takip edenlerin bildiği gibi sekiz yıllık bir emekten sonra son iki yıldır (2016-2017 yılları için) Tour of Turkey’nin organizasyonunu Argeus Travel üstlenmiyor. Mehmet Nuri Özden’e öncelikli olarak bu boşluğu nasıl değerlendirdiklerini soruyoruz: “Aslında bütün zamanımızı ve enerjimizi TUR’a harcıyorduk, sonrasında bir boşluğa düştük gibi görünse de aslında elimizdeki profesyonel kadro ile farklı spor organizasyonlarına yöneldik. Kapadokya Utra Trail ile aslında bunun altyapısını da önceden oluşturmuştuk diyebilirim. Özellikle koşu ve bisiklet organizasyonlarına ağırlık vermeye başladık. Kapadokya Bisiklet Festivali’ni biraz daha genişleterek 2015’te Gran Fondo yarışını da ekleyerek kapsamı çeşitlendirdik ve daha fazla katılım sağladık. Böylece diğer illerimizde de organizasyonlara başladık, Çeşme ve Marmara Gran Fondo örnekleri gibi. Bu yıl Adana’da da yapacaktık ama maalesef bildiğiniz gibi son anda iptal oldu. Şu an önümüzde Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali var ve bu festivalin içinde yine Gran Fondo yarışı gerçekleştireceğiz.” 

Mehmet Nuri Özden’e bu yıl düzenlenecek olan parkuru soruyoruz: “Geçen yıldan farklı olarak, Erciyes Dağı finişli olmayacak, parkuru tamamen Kapadokya’nın içinden geçen bir yarış haline getirdik. Yine uzun ve kısa parkur olarak koşulacak. 17 Eylül’de gerçekleştireceğimiz yarışta uzun parkur 107km ve kısa parkur 41km olarak koşulacak. İki yarışta Uçhisar’da başlayıp yine Uçhisar’da sonlanacak. Sporcularımız uzun parkurda 1391 metre, kısa parkurda ise 649 metre toplam tırmanış kat edecekler”.

Peki son yıllarda ülkemizde artış gösteren Gran Fondo yarışlarında nasıl bir ilgi düzeyi var? Mehmet Nuri Özden bu sorumuzu şöyle cevaplıyor: “İlk sene Kapadokya’da uzun ve kısa parkurda toplam 450 sporcu yarıştı, sonrasında Marmara Gran Fondo düzenlendi. Bu yarışta katılımın ücretsiz olması, transferlerin sağlanması, İstanbul’a yakın olması gibi avantajları sayesinde sporcu sayısı 850 civarındaydı. Bir sonraki Gran Fondo ise Çeşme’de gerçekleşti. Çeşme’de de 850 sporcu vardı. Düzenleyeceğimiz Gran Fondo yarışlarında artık 1.000 kişi barajını geçeceğimizi öngörüyoruz.

Festival boyunca düzenlenecek etkinlikler tabi ki Gran Fondo ile sınırlı değil. Bu yıl katılımcıları nasıl bir festival bekliyor?

undefined

“Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali, amatör ve profesyonel sporculara açık, toplam beş gün süren bir festival. Bu anlamda Türkiye’nin en büyük bisiklet festivali konumunda. İlk etkinliğimiz katılımın 300 kişiyle sınırlı olduğu Bisiklet Köyü Buluşması etkinliği. Uçhisar’a yaklaşık bir kilometre mesafede kamp alanımız var ve bu çok büyük bir yeşil alan. Yağmur ihtimaline karşı yemek servisi için kapalı alanımız da var. Kahvaltı, akşam yemeği, duş ve tuvalet imkanı bulunuyor. Yani tam bir bisiklet köyü olacak orası. 7’den 70’e herkesin katılımına açık. Dört gün boyunca 36 km ile 59 km arasında sürüş içeren dört ayrı parkur çalıştık. Katılımcılar bisiklet üzerinde Kapadokya’nın off-road tarzını yaşayıp, çoğu ziyaretçinin göremediği yerleri de pedallayarak deneyimleyecekler.”

“Bu rotalarda, yorulan veya teknik sorun yaşayan ya da rahatsızlanan katılımcılar için grubun arkasında bir araç takibi gerçekleştireceğiz. Köy kahvelerinde çay molaları, piknikler ve ırmak kenarında bisiklet sürüşü gibi trafikten oldukça uzak, yüzde altmış off-road gerçekleşecek bir festival planladık. Zorluk derecesine gelirsek, 400 metre ile 800 metre arasında günlük tırmanışlar tabi ki fiziksel güç gerektiriyor ama takip aracı gibi kolaylıklar olduğu için bu tırmanışlar kimsenin gözünü korkutmasın. Festival kapsamındaki gezi rotalarında her seviyeden kullanıcıyı bekliyoruz. Parkurlar, teknik sürüş içermiyor, sadece bir parkurumuzda kısa bir teknik inişten bahsedebiliriz” diyor Mehmet Nuri Özden.

Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali katılımcıların maksimum keyif alması üzerine kurulmuş diyebiliriz. Bunu önceki yıllarda da tecrübe etmiştik. Bir çok kişinin aklına gelen soruların cevaplarını istiyoruz: “Bisiklet Köyü Buluşması, 13-14-15-16 Eylül yani Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri gerçekleşecek. Katılımcılar genelde Salı günü geliyorlar ve biz o gün akşam yemeğini de karşılıyoruz. Çadırlarını kendileri getiriyorlar, isteyen olursa çadır kiraya verebiliyoruz ya da otelde kalmak isteyen olursa yakın bölgedeki otel seçeneklerini de web sitemizde sunuyoruz. En ekonomik olarak otel fiyatları tek kişi 150 TL, iki kişilik oda kişi başı 100 TL civarında, çadır ücreti ise günlük 30 TL”.

undefined

“Etkinliğe katılım ücreti ise 250 TL. Bu fiyatın içerisinde, kamp yeri, duş, kahvaltı, akşam yemeği, parkur içinde öğlen yemeği, teknik destek ve bir adet etkinlik forması var. Cumartesi günü akşamı etkinlik bitiyor ve Pazar sabah kahvaltısını da veriyoruz. Öğlen saat 12:00’da köy kapanmış oluyor ve bu saate kadar katılımcıların çıkış yapmış olması gerekiyor”.

“Festival kapsamında ikinci etkinliğimiz ise Eleme Yarışı -Eliminatör (XCE). Cuma günü sabah saat 8:00’da kayıt başlıyor. 10:00 - 12:00 arası yarış koşulmaya başlıyor. Dörderli olarak start alan sporcular, içinde merdiven ve suni kasislerin olduğu 700 metrelik parkurda, Uçhisar meydanda başlayarak tarihi evlerin arasında geçerek bitiş noktasına ulaşıyorlar. İlk iki sporcu bir üst tura kalırken son ikinin elendiği sadece elit sporcuların katıldığı, kadınlar ve erkekler olarak kategorize edilen bir yarış Eliminatör Yarışı. En sonunda da küçük final ve büyük final yapılıyor. İki saat süren Eliminatör yarışının ardından Salcano Kapadokya Etap Yarışı (15-17 Eylül) başlıyor”.

Salcano Kapadokya Etap Yarışı, UCI takviminde S2 kategori bir yarış. Üç gün sürüyor. 15 Eylül saat 14:00’da start alıyor. İlk gün bireysel cross country zamana karşı (XCT), ikinci gün noktadan noktaya (XCP) ve üçüncü gün Olimpik cross country (XCO) etaplarından oluşuyor. XCT, 4,5km lik bir parkur içeriyor. Uçhisar meydanından başlayıp Güvercinlik Vadisi’nden devam ederek, Uçhisarın tarihi evleri arasından geçiliyor ve tekrardan start noktasında finişi gerçekleşiyor. Etap yarışının en uzun parkuru noktadan noktaya XCP, 26,5km uzunluğunda. Bağların bahçelerin arasından geçip Uçhisar’da bitiyor, Olimpik Cross Country ise 2,4km’lik bir parkura sahip”.

undefined

“Eliminatör ve etaplı yarışlara katılmak için mutlaka Ulusal Bisiklet Federasyonu tarafından verilmiş UCI lisansına sahip olmak gerekiyor. Etaplı yarışlarda hem ulusal hem UCI kategorilerimiz var. UCI, yalnızca elit kadın ve erkek sporcuların katılımına açık. Ulusal kategoriler ise Genç Erkek ve Kadın (17-18) ve Master Erkek 30+, 40+ ve 50+’den oluşuyor.Eliminatör ve etaplı yarış yalnızca profesyonellerin katılabileceği bir yarış”.
“Bisiklet Köyü Buluşması ise katılımcıların yalnızca feragat imzalayarak yer alabilecekleri bir organizasyon. Genellikle dağ bisikleti veya şehir bisikleti ile katılanlar da oluyor. Gran Fondo da lisanslı lisanssız herkesin katılabileceği bir yarış. Gran Fondo için tek şart sporcuların profesyonel olmaması gerekiyor. Sadece sağlık raporu talep ediyoruz, lisanslılardan da lisans talep ediyoruz. Katılım ücreti uzun parkur 150, kısa 100 TL şeklinde. Bu ücretin dışında uygun fiyatlarla havaalanı transferi konusunda da yardımcı oluyoruz. Kayseri’ye gelen bütün uçaklar için servisler kaldırıp otelin ya da kampın önüne kadar katılımcıları bırakıyoruz. Bu hizmetin bedeli tek yön kişi başı 30TL’dir. Bu ücretin içine bisiklet de dahil. Dönüşte de aynı şekilde. Yine konaklama konusunda da anlaştığımız farklı kategorilerde bir iki tane otel var Uçhisar ve çevresinde, o otellerde de konaklama imkanları sağlıyoruz. Katılmak isteyenler web sitemizden talep de bulunabilirler-argeus.com.tr”. 

Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali kapsamında özellikle Cyclist Türkiye dergisi okurlarının merakla beklediği bir diğer etkinlik ise başta da bahsettiğimiz Gran Fondo Kapadokya Yarışı. Mehmet Nuri Özden ile yaptığımız bu söyleşiden sonra Salcano Kapadokya Bisiklet Takımı sporcularından Emre ve Tayyip Uz kardeşler ile rotayı yapmak üzere çekimlere başlıyoruz. Uçhisar kalesini arkamızda bırakarak, meydandan başladığımız rota boyunca önce Güvercinlik Vadisi’ni solumuzda bırakarak,
Üç Güzeller’e doğru yol alıyoruz. Yolun ilk kilometresinden son kilometresine kadar asfalt durumunun çok iyi olduğunu belirtmek isterim. Ürgüp’ten sonra eski bir Rum kasabası olan Mustafapaşa’ya yöneliyoruz. Köyleri geçtikten sonra oldukça sert bir çıkış ile Şahin Efendi’ye varıyoruz. Şahin Efendi’den sonra yol düzleşiyor ve karşımızda Erciyes Dağı muhteşem bir manzara sunuyor. Gran Fondo Kapadokya yarışının iddialı isimlerinden biriyseniz, pedallara var gücünüzle asıldığınız bu bölümlerde elbette bu manzarayı kaçırabilirsiniz ama arkalarda kalanlar için yarışın atmosferinden soyutlandığınız bir bölüm olabileceğini belirtmeliyim. Ama merak etmeyin bu bölüm geride kaldığında yine adrenalinle kendinizi yarışın içinde bulacaksınız çünkü 250 metre irtifa keybederek yarışın en dik ve tehlikeli inişini burada gerçekleştireceksiniz. İnişi bitirdiğinizde ise Güzelöz’e varmış olacaksınız. Hazır Güzelöz’e varmışken kontrol noktalarını atlamayalım. İlk istasyon Taşkın Paşa Köyü’nde (31,9.km), ikincisi Til Köyü’nde (54,5.km) ve üçüncüsü ise son kontrol noktası olan Çardak’da (88,5km). Bu istasyonlarda sporcular yiyecek ve içecek takviyesi sağlayabilecekler.

undefined

Til Köyü’nden sonra hızlı bir iniş gerçekleştireceksiniz ve sonra sizi yine düz bir duble yol bekleyecek. Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirlerini geçtikten sonra, sağlı sollu patates tarlalarının arasından devam eden sporcular Çardak’a varacak. Çardak’ı geçtikten sonra kısa parkurla Kavak’ta birleşen rota ile finiş başlangıç noktasında yani Uçhisar’da sona erecek.

Gran Fondo yarışlarının organizatörler için zahmetli ve zor bir iş oluğunu belirtmekte fayda var. Yolların kapatılması ve güvenlik önlemleri zorlukların başında geliyor. Sonrasında bu müthiş deneyiminizi fotoğraflandıracak olan fotoğrafçılara da değinmek lazım. Argeus Travel yarış sonrası 10.000 kareden fazla fotoğraf yayınlıyor. Yalnız şunu da belirtelim, dereceye girenlere ödül yok nedeni ise doping olarak açıklanıyor.  Yarışı zaman limitleri içinde bitirenlere “Bitirme Madalyası” veriliyor.

Gelelim, Gran Fondo Kapadokya rota incelemesinde bize eşlik eden sporcularımıza. Söz büyüğün diyoruz ve öncelikle Uz kardeşlerden Tayyip Uz ile söyleşimize başlıyoruz: “19 yaşındayım, Salcano Kapadokya Bisiklet Takımı’nda sporcuyum ve bununla gururla duyuyorum. Spora başlamam hocam Mustafa Karaselek sayesinde olmuştur. Aynı zamanda Nevşehir Üniversitesi’nde Beden Eğitimi Öğretmenliği birinci sınıf öğrencisiyim.”

undefined

Tayyip Uz, eğitiminin önemli olduğunu vurguluyor ve bisiklet sporunun mevcut durumuna bakarak temkinli olmak zorunda olduklarını belirtiyor: “Öğretmen olmak istemiyorum ama şartlar onu zorluyor gibi. Bu işi bilen birilerinin çıkmasını istiyoruz spordan. İleride gerçekten bisiklet sporuna katkı sağlamak istiyoruz ama her şey istediğimiz gibi olmuyor. Öncellikle sponsor eksikliği var bu sporda. Futbola verilen desteğin 10’da biri verilmiyor. Verilse daha büyük işler yapılabilirdi. İyi sponsorlar bulunabilirse Türkiye’de gerçekten çok iyi takımlar, çok kaliteli sporcular var. Avrupa standartlarında birçok sporcumuz olduğunu söyleyebilirim ama çoğu Türkiye’de yarışmaktan harcanıyor görüşündeyim.”

Tayyip Uz burada Avrupa’daki yarış programlarından bahsediyor, haftada bir yarışmak bir yana ülkemizde henüz ayda bir yarış koşmaktan geri olduklarını belirtiyor. Yolda ortalama on ile on beş yarış koşan sporcularımız, yarış takvimini yetersiz buluyorlar. Türkiye Şampiyonluğu yarışlarında kürsü gören, MTB yarışlarında birincilikleri bulunan Tayyip Uz aynı zamanda yaşadığı sakatlıklardan bahsediyor; “Bazen bisikletlerin ölçüleri uygun değildi, bike fit yaptırma şansımız yoktu bu spora başladığım zamalarda. 2013’te Avrupa Şampiyonası’na gittim, bisikletim bana uygun olmadığı için yarış da yoğun tempo olunca eklemlerimde sıkıntılar yaşadım”.

Salcano Kapadokya Bisiklet Takımı antrenörü Mustafa Karaselek’le antremanlarını sürdüren sporcular, antrenmanlarını Ürgüp’te yapıyor. Takımda Bursa ve Konya’da ikamet eden sporcular da var ve kendi antrenman programıyla çalışmalarını sürdürüyorlar. Takım yarış zamanı bir araya gelip yarışlara katılmakta.

1 Temmuz’da Sakarya’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonası’nda da boy gösteren Salcano Kapadokya Bisiklet Takımı, ferdi kategoride ikincilik takım kategorisinde ise üçüncülük çıkarmıştı. Tayyip Uz katıldıkları yarışı şu sözlerle açıklıyor: “Bu yıl takım olarak gücümüzü gösterdik diyebilirim. Çok tecrübeli Torku ve Lassa’lı sporcularla yarıştık. Bizim yaş ortalamamız 19-20 civarında. Çok genç bir takımız onlara göre. Daha iyisini yapabilir miydik? Bu şartlarda bence en iyisi buydu. Çünkü tam anlamıyla takım birlikte antrenman yapamadı, herkes okulundaydı veya memleketindeydi. Tam anlamıyla yoğunlaşamadık. Ama Türkiye Şampiyonası’nda iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum”.

Tayyip Uz, kendileri için en önemli yarışın Türkiye Şampiyonası olduğunu belirtiyor.

undefined

Aynı zamanda,  Batman, Mardin ve Diyarbakır’ı içine alan Uluslararası Medeniyetler Bisiklet Turu’nun kendisi için çok verimli geçtiğini ve doğuda düzenlenen turların artmasını beklediğini söylüyor. 2018’de Ankara ve Mersin’de yapılması planlanan yarışları da dört gözle beklediklerini belirtiyor.

Kendisine, sporcu olarak yarışları değerlendirdiğinde Türkiye’de Avrupa’dakine göre neyin farklı olduğunu soruyoruz:” Türkiye Şampiyonası’nda bile her sporcu bireysel anlamda bir şey yapmak istiyor. Avrupa’da öyle değil, orada herkes takım düzenine uyuyor. Yokuşlu yarışsa yokuşçu adam vardır ona göre çalışılır. Sprintse sprintçiye göre çalışılır. Ülkemizde ise bisiklet sporu halen takım sporu haline gelemedi bu yüzden ortalamalarımız Avrupa’ya göre çok düşük”.

Tayyip Uz’a Türkiye’den bir sporcunun bir gün Fransa Turu’nda görülebileceğine dair fikirlerini soruyoruz:  “Buradan profesyonel bir sporcunun Avrupa’ya transfer olma şansı az. Yurt dışındaki Scouth ekipleri buraya gelmiyor. Yokuşçu arıyorsa Kolombiya’ya gidiyor, Güney Amerika’ya gidiyor. Buraya gelmiyorlar. Onları Türkiye’ye getirmek için Avrupa yol yarışlarında çok iyi derecelerimizin olması lazım. Bizim uzun vadeli planlarımız yok. Eğer uzun vadeli planlarımız olursa daha büyük işler yapabiliriz.”

Bu yıl 18 yaşında basan genç sporcumuz Emre Uz ise, geçen yıla göre performans açısından kendini geliştiremediğini ama abisi Tayyip Uz’la yaptıkları çalışmalarla mental olarak geliştiğini anlatıyor.

undefined

2013 yılında bisiklet sporuna başlayan Emre Uz’un o yıl Türkiye Şampiyonası’nda zamana karşıda üçüncü, yol yarışında ise birinci olduğunu hatırlatalım. O günleri şöyle anlatıyor: “İmkansız diye bir şeyin olmadığına dair bir özgüven kazandım. Hiç bir antrenmanımı aksatmadım, hevesli ve hırslıydım.  Antrenörüm ne diyorsa onu yapıyordum, idmanlarda da böyleydi.
Şimdi de abimle beraber yapıyoruz antrenmanlarımızı, kulüp saati uyduğu zaman kulüple de yapıyoruz. Daha çok dinlenme antrenmanlarını kulüple geçiriyoruz.
O zamandan bu yana beslenme alışkanlığının çok önemli olduğunu anladım. Bilinçli olarak bu sporu yapmak en önemli şey. Ben sağdan soldan aldıklarımı birleştirdim uyguladım. Fazlasıyla araştırdım. Beslenme düzenimi kendim oluşturdum, antrenmanları kendime en uygun şekilde tasarladım.”

undefined

Emre Uz aynı zamanda 2015 yılında Avrupa Olimpik Gençlik Yaz Festivali kapsamında koştuğu yol yarışındaki deneyimini soruyoruz: ”Tiflis’te takım arkadaşım Ahmet Örencik ile koştuğumuz bir yarıştı. Kendime hedefler koymuştum. O yıla kadar ülkemizden en iyi derece Ahmet Örken’deydi. Ben birinci olmayı arzuluyordum. Kimse inanmıyordu ama antrenörümüz Hakan Kıpık bana inandı ve 2014’ten 2015’e kadar beraber çalıştık. En son Sivas’ta kampa girdik. 8-10 kişilik bir kadro vardı. Saate karşı koştuk, 13. oldum, bu sonuç benim için hayal kırıklığı olmuştu. Yol yarışına da girdim, umudum vardı. 2. turda pelotonun önündeydim. 3 tur vardı, 20km gölün etrafında turluyorduk. 3-4km ilerimde kaçış grubu vardı, bir şeyler yapmalıyım dedim, iki yıl çalışmıştım. Yarışta birinci olan İsviçreli sporcunun atağıyla ben de ön grubu yakaladım ve her şey orada değişti. Ön gruba attık kendimizi. Son 15km kalmıştı bu arada. Çok heyecanlandım. 10-11 kişiydik kaçışta. Ben sadece yarışa odaklandım o sıra. Herkes sprinte hazırlanıyordu benim elim ayağım titremeye başlamıştı. İçimden dedim ki ‘Geldim işte, bu benim için çok büyük bir şey. Son 300 metre ben buradan çıkarım’ dedim. Bir hevesle atak yaptım ama arkamdakiler bırakmadı. Elimden gelenin en iyisini yaptım ama o bir hataydı. Son 100 metreyi bekleseydim ilk üç içine girebilirdim. Bu beni çok üzdü, sonrasında hayatımda çoğu şey doğru gitmedi. Aslında motivasyonumun artması lazımdı. Beklediğim ilgi ve desteği göremeyince motivasyon kaybı yaşadım. Abimin destekleri ile tekrar toparladım. İleri de en büyük hedefim Tour de France gibi büyük bir yarış koşmak”.

Emre Uz’un gelecekten büyük beklentileri var. Ve o hayallerini gerçekleştirmek için Salcano Kapadokya Bisiklet Takımı’nda kendinden bir yaş büyük abisi ve takım arkadaşlarıyla çalışmalarına devam ediyor ve kendine inanıyor. O, Türkiye’de sporcuların kendilerine büyük hedefler koymaları gerektiğine inanıyor.

undefined

Cyclist Türkiye olarak, Salcano Kapadokya Bisiklet Festivali’ne ve festival programı dahilinde yarışacak olan amatör ve profesyonel sporculara başarılar diliyoruz.

 

Bu yazı İBRAHİM YILMAZ tarafından yazılmıştır.|28 Ağustos 2017