Cyclist Türkiye

DÜNYANIN İLK BİSİKLETİ 200 YAŞINDA

DÜNYANIN İLK BİSİKLETİ 200 YAŞINDA

12 Haziran 1817’de Almanya’nın güneybatısında yer alan Mannheim kentinde çıkılan dünyanın ilk bisiklet sürüşü hakkında çok az şey biliniyor. 32 yaşındaki Alman aristokrat Baron Karl von Drais, 200 yıl önce iki teker üzerindeki ahşap kadro ve kol dayanağıyla dünyanın ilk bisiklet sürüşünü gerçekleştirdi.

Eski bir Alman deyişi şöyle der; “icatların anası ihtiyaçtır.” 1816 ve 17 yılları arasında bitkilerde meydana gelen salgın hastalıklar, o yıllarda yulaf fiyatlarının yükselmesine neden olur, ve bu sebeple at yemleri tavan yapar. Karl von Drais’ın bugün “koşu makinası” olarak adlandırılan ahşaptan atı icat etmesine yol açan şey de tam olarak bu fiyat artışıydı. Karl von Drais’ın tamamını ahşaptan yaptığı ilk bisiklet 22 kiloydu, ancak en büyük özelliği yemek yemeye ihtiyaç duymayan bir at olmasıydı. Üstelik bir saatten az bir sürede “koşu makinası” ile 14km’lik bir mesafeyi rahatlıkla kat edebiliyordunuz.

12 Haziran 1817’deki ilk yolculuğunda Baron Karl von Drais, Mannheim’daki evinden Schwetzingen’e doğru yola çıktı. Bisikleti hareket ettirebilmesi için ise Karl von Drias’ın ayaklarıyla yeri ileriye doğru ittirmesi gerekiyordu. Yapılan kaba hesaplarda Almanya’nın yetiştirdiği en yaratıcı mucidin, o gün ayaklarının yardımıyla 15km/s hıza kadar çıktığı tahmin ediliyor.

29 Nisan 1785’te Karlsruhe’de dünyaya gelen Baron Karl von Drais, fizik, mimarlık ve tarım üzerine eğitim almadan önce yüksek mahkeme hakimi babası Baden’in isteği üzerine ormancılık işlerinde çıraklık yaptı. Ardından ormancılık işinde resmi bir görevli haline gelmesine karşın Alman mucit 1811’de icat içgüdülerine karşı koyamadı ve 1818’de Büyük Dük Carl tarafından mekanik profesörlüğüne atandı. Karl von Drais’ın icatları arasında piyano notalarını bir kağıda basarak kaydetme, 25 harfli ve anahtar tabanlı bir yazı makinası ile et pişirmek için icat ettiği bir et makinası vardı. Ancak en büyük icadı şüphesiz ki “kusursuz at”dı.

undefined

Yeni icadını tanıtmak için halk sürüşleri yapan ve makaleler kaleme alan Karl von Drais’ın buluşu kısa sürede yayıldı. Ancak Baron’un buluşunun insanlar tarafından sıklıkla çatlak taşlı yollar ve çamurda kullanılması zamanla kazalara neden olur hale geldi. 1817’nin sonlarına doğru yasaklanan koşu makinasının gelişimi bu sebeple yavaşladı. Ardından 1818’de Paris, 1819’da da Londra bu yasağı takip etti. Bisikletin kitle ulaşım aracı haline gelmesi ise Drais’ın ölümünden 10 yıl sonrasına; yani 1861 yılında pedal sisteminin icat edilmesine dayanıyor.

Pierre Michaux, bir sonraki bisikleti Paris Dünya Fuarı’nda sunana kadar, Drais’ın ardından yeni bir bisikletin görücüye çıkarılması 40 yıl sürdü. O yıldan sonraki 200 yılda bir milyar bisiklet üretildiği tahmin ediliyor. Araba dostu şehirler dahi bisikleti öldüremedi. Bugünse bisiklet piyasasının geldiği noktayı konuşmaya dahi gerek yok.

Peki neden bisikletin mucidi Alman aristokrat Baron Karl von Diais hakkında bu kadar az şey biliyoruz?

“Çağdaşları onu yeterince dikkate almadı. Yalnızca tek bir portresi var ve bunun, o olup olmadığı dahi kesin değil” diyor Mannheim müzesine ev sahipliği yapan Thomas Kosche. Karl von Drais hakkında ne kişisel bir not ne de bir günlük var. Yani Alman aristokrat hakkındaki tüm gerçekler bir yönüyle de spekülasyondan ibaret.

Zaten von Drais’in icadının değeri de çok sonraları anlaşılıyor.

“Tüm büyük Alman şehirlerinde bisiklet istasyonları vardı, ancak 1950 ve 60’larda bu istasyonların sayısı giderek azaldı,” Alman trafik uzmanı Profesör Heiner Monheim. “Şimdiyse bu istasyonlara ihtiyaç duyduğumuzun farkındayız ve büyük çaba sarf ederek bu istasyonları yeniden kuruyoruz.”

Bugün 82 milyon nüfusa sahip Almanya, 72 milyon bisiklete ev sahipliği yapıyor. Ve bu bisikletlerin ilki 200 yıl önce yani 12 Haziran 1817’de Baron Karl von Drais tarafından Mannheim’da sürüldü ve bugün tüm dünyaya yayıldı. Ne denir ki; nice 200 yıllara…

Bu yazı ERMAN ÖNER tarafından yazılmıştır.|13 Temmuz 2017