Cyclist Türkiye

BİSİKLETLE TÜRKİYE TURU

BİSİKLETLE TÜRKİYE TURU

İki çocukluk arkadaşı Rüzgar Yılmaz ve Veysel Özçelik şehirdeki tekdüze yaşamdan sıkılıp, hem fiziksel hem de mental açıdan farklı bir şeyler yapmanın hayalini kurar. Belki böylesi bir hayalin peşine düşen ilk kişiler değillerdir Rüzgar ve Veysel ikilisi, ama bunu eyleme dökmeyi başaran nadir kişilerden olurlar. Hayallerini gerçeğe dönüştürmek için turlarına İstanbul'dan başlayarak Karadeniz sahili boyunca 1720km mesafeyi 30 günde pedal çevirerek tamamlar Rüzgar Yılmaz ve Veysel Özçelik.

"Yolculuğumuz boyunca insanların güvenleri ve misafirliğe bizi çok etkiledi. İkimizin de ataları Karadeniz topraklarından geliyor. Birimiz Sinop ve Kastamonu, bir diğerimiz ise Trabzon’dan.”

undefined

Tura Karadeniz’den başlamalarını bir sebebi de, güzelim yeşilin tonlarını ve mavinin verdiği huzurun cazibesi olmuş. Tura başlarken amaçlarının, insanların olabildiğince çevreye daha az zarar vererek seyahat edebileceklerini göstermek olduğunu dile getiren Rüzgar Yılmaz, bunun bazen seyir halindeki bir araca otostop çekerek, bazen ise bir bisikletle olabileceğini dile getiriyor.

İki arkadaş yerleşik yaşamlarından fedakarlık ederek çıktıkları bu uzun serüven, Rüzgarîn bartender işini bırakması, Veylsel'in ise askerlik görevinin ardından yeni bir iş aramak yerine tura çıkma kararı almasıyla olur.

Tura ve yolda olma haline alışmanın biraz zaman aldığını belirtiyor iki yakın arkadaş: “Başlarda çanta düzeni oturana kadar bir hafta geçmiş oldu. Yolda nerede eğimi sağlam tepe varsa oraları seçerek ilerledik. Tırmanış yapmayı seviyorduk. Zaten Karadeniz sahili boyunca Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Sinop yokuşları, keskin virajlarıyla bizleri karşıladılar. Zonguldak yollarında tekerlerimiz sürekli patlıyordu. Anlam veremiyorduk zırhlı lastik kullanıyorduk nasıl patlar diyorduk. Sonra keşfettik ki bu yollar tırların, kamyonetlerin güzergahları, dolayısıyla lastiklerinden fırlayan ince teller tıpkı zımba telleri gibi lastikleri patlatıyor.”

undefined 

Yol boyunca ikili bazı aksilikler de yaşamış: “Sinop yollarında aralarda girdiğimiz patika yollardan dolayı Veysel'in jant teli kırıldı. Onu tamir edip akort ettikten sonra yola devam ettik. Tam yokuştan inip Sinop merkeze giriş yapacağız derken, benim zincir koptu. Bir süre idare ettik ve Samsun'da yeni zincir alıp yola devam ettik.”

Yol boyunca ikiliyi durdurup çay ve yemek ısmarlayan, çevirmeye çekip muhabbet eden polisler, strava segmentlerinden bizi takip edip evinde ağırlayan bir sürü yardım sever insanlarla da karşılaşmış Rüzgar ve Veysel.

Turun ilerleyen rotasını ise şöyle açıklıyorlar: “Soğanlı Geçidi'ni kullanıp üçgen bir rota ile Trabzon, Bayburt, Erzurum, Rize yaparak Artvin'e devam edeceğiz. Daha sonraları Ağrı Dağı ve Van Gölü'nü ziyaret ederek, Güney Doğu'ya, oradan da Akdeniz sahili üzerinden devam edip Ege ve İstanbul'a geri döneceğiz. Yolculuk süresi olarak bir plan yapmadık daha çok bütçe kapsamında ilerlemeye çalışıyoruz. Günlük 30 TL gibi bir bütçemiz var. İki kişinin yemek masraflarını karşılayacak şekilde. Başka bir masrafımız da zaten yok. Konaklama için kimi zaman çadır, kimi zaman dostların evlerinde konaklama ve hatta duş alma imkanı da dahil. Ama genelde çadır ve kamp bizim işimize daha çok geliyor. Kendimizi daha rahat hissediyoruz. Ama yeni dostluklar da kazanmak paha biçilemez.”

undefined 

Yolculuk boyunca suya ve meyveye para vermediklerini dile getiren Rüzgar ve Veysel, su ihtiyaçlarını hayratlardan, meyveleri ise bahçelerden temin etmişler.

“Kahvaltı yaptıktan sonra kesinlikle multivitamin ve bcaa takviyeleri alıyoruz. Çünkü bisiklet yolculuğu sürekli terleyip, soğuduğun bir branş. Bu nedenle hasta olmaya çok müsaitiz ve bu yüzden beslenmeye dikkat etmeliyiz.”

Yolculuklarının daha uzun olduğunu dile getiren ikilinin bir sonraki hedefi ise Karadeniz sahilini yakın zamanda bitirerek, Güney Doğu'ya kendi deyimleriyle yeni bir serüvene başlamak.

undefined

 

 

Bu yazı tarafından yazılmıştır.|03 Temmuz 2017