Cyclist Türkiye

BİSİKLET TARİHİ

BİSİKLET TARİHİ

Cclist Türkiye olarak sizi bisikletin tarihine pedal süreceğiniz yeni bir yolculuğa davet ediyoruz. Maceramız, Fransa'nın Saint Etienne şehrinde başlıyor. Unesco tarafından 2010 yılında Dünya Dizayn Başkenti seçilmiş olan bu küçük şehirde endüstrinin sanatla ilerlediği güçlü ilişkiye tanık oluyoruz. Lyon'un 60km doğusunda bulunan yedi tepe Saint Etienne'nin, endüstrinin sanatla iç içe geçtiği ve bizi çok yakından ilgilendiren bir öyküsü var. Çünkü Saint Etienne 20. yüzyılın ortalarına kadar bisikletin başkenti olarak bilinirdi. İşte bu öykünün tüm detaylarını öğrenmek üzere soluğu Saint Etienne'de bulunan Endüstri ve Sanat Müzesi'nde alıyoruz. Bizi müzenin iletişim direktörü Lucie Texier, bisiklet koleksiyonu direktörü Anne Henry ve Saint Etienne kültür delegesi Marc Chassaubene karşılıyor. Koleksiyonda üç yüz adet bisiklet olduğunu öğreniyoruz. Müzede sergilenen seksen adet bisikleti tek tek incelerken, bisikletin bilinen en uzak geçmişinden günümüze kadar müthiş bir yolculuğa çıkıyoruz...

Yıl 1818, yer Lüxemburg Bahçeleri. Paris'in merkezinde 25 hektarlık bu parktaki binlerce faklı çiçek türünü görmeye gelenler içinde bir Alman mühendis de vardı.  Karl Drais Von Sauerbronn (Baron Von Dre olarak bilinir) parka ahşaptan yaptığı bir düzeneğe monte ettiği iki tekerlekli bir aracın üzerinde gelmişti.  Çevresindekilere aracı şöyle tanıtıyordu; "Bu araç, üzerinde oturarak koşabilmenizi sağlıyor!" Kullanımı oldukça eğlenceli olan bu icada Baron Von Dre,  Lauf Machine adını vermişti. Tarihte patenti alınan ilk velosipet (latincede hızlı ayak demektir) bugün Drasien (drazyen) olarak bilinen işte o Lauf Machine'dir. Drazyenin kullanımı eğlenceli olmasına rağmen oldukça ağır yapısı, manevra kabiliyetinin yetersiz olması ve kullanıcıyı sabit bir hıza ulaştıramıyor oluşu drazyeni atlı ulaşıma bir alternatif haline getirememişti. Hatta drazyene "kemik titreten" diyorlardı. Dolayısıyla Fransa drazyenle yapılacak yeni bir devrime hazır değildi.

undefined

Fransa'da 1820 yılında üretilmiş bir Drazyen

Ta ki 1861 yılında atlı arabalar üreten Pierre Michaux (Piyer Mişo) Paris'te ön tekerde pedal kullandığı yeni bir velosipet icat edene kadar. Böylece drazyen pedal düzeneğiyle evrimleşerek drazyene göre daha rahat bir kullanım sunuyordu. Michaux'un yapmış olduğu velosipet, drazyenin handikaplarına çare olmuş görünüyordu.

Pedal sistemi ise Fransızlar için ikinci bir devrim olmaya yeterlidir. Eli anahtar tutan herkes bu aracı geliştirmek için kafa yormaya başlar. Lyon şehrinde bu araştırmaları yapmakta olan Olivier kardeşler 1865 yılında bir arkadaşları ile beraber Paris-Avignon arasını velosipetleri ile kat ederler. Yine de 1860'lı yılların ikinci yarısına kadar velosipet herkesin edinemediği pahalı bir araç olmayı sürdürür. Ama velosipete ulaşabilen kesim, bisikletin kullanım alanları ve faydaları konusunda çok kısa sürede bilinç geliştirmeyi başarır. Velosipet organizasyonları ve yarışları düzenlemeye başlarlar. Evet, o yıllarda velosipet yarışları düzenlenmeye başlanmıştı bile. Velosipete tutkuyla bağlananlar onu yaymak için oldukça çaba gösterirler. Böylece velosipet kulüpleri çok hızlı yayılmaya başlar. Onların sayesinde bisikletin bugünkü kullanım alanı fikir aşamasında velospitle dahi yakalanmıştır diyebiliriz. Hatta velosipet kendini sirklerde, ressamların tablolarında da göstermeye başlar, turizmin konusu haline de gelir. İşte Velosipet'in daha geniş kitlelere ulaşması için gerekli ortamı ona tutkuyla bağlananlar bu şekilde oluşturmuştur. 

undefined

Pedalı icat eden Pierre Michaux

Velosipetin endüstriyel üretime konu olmasını ise hiç beklenmedik biri sağlar. Tarih sahnesinde bir Fransız göçmen belirir. Amerika'ya göç eden fabrika işçisi Pierre Lallement (Piyer Lalmo) 1866 yılında velosipetin patentini almayı da ihmal etmez.  Bir dizi gelişmeler neticesinde velosipet, 1867 yılında Paris Universal Exhibition fuarında görünmeye hazır hale gelir.

 Fuarda velosipetin atlı ulaşıma alternatif olduğu açıklanır; "Artık uzun mesafelerde atınızı dinlendirmeye ve onu beslemeye gerek yok" denilerek tanıtılır. Velosipetin endüstriyel ülkelerde üretimin konusu haline gelmesinin yolu açılmıştır ve velosipet kısa sürede sadece ona tutkuyla bağlananların eğlencesi olmaktan çıkar. Burada başarının mimarı olarak ise üreticileri gösterebiliriz. Çünkü daha rahat, daha performanslı ve daha hafif modeller geliştirmeye o zamandan başlarlar. Mesela Paris'te ilk bisiklet fabrikasını 1868'de birlikte kuran Michaux ve Olivier kardeşler, velosipetin kadrosunda kıvrımlı üst borusu yerine düz boru kullanarak daha hafif bir metale geçiş yaparlar. Fabrikaya gelen bir şikayet mektubundan bisikletin toplam ağırlığının 38kg'den 34 kg'ye düştüğünü görmek mümkün. Yine fabrikaya gelen bir başka mektupta, bir fabrika işçisi velosipet için gerekli olan 200 frankı 10 eşit taksitte ödemek istediğini, eğer önerisinin kabul edilirse en az seksen arkadaşının daha bu şartlarda bisiklet alabileceğini belirtir.

undefined

Le Velocipede Illustre adlı bisiklet dergisinin 1869 Nisan sayısı

1868 yılında ise hemen hemen her bölgede bir bisiklet kulübüne rast gelmek mümkündür. Veloce Club de Paris, La Societe des Velocispedes du Tarn, Cercle des Velocipedisdes de Carpentras gibi velosipet kulüpleri kurulur. Bu gelişmeleri takiben 1869 yılında iki velosipet dergisi yayınlanmaya başlanır; Le Velocipede Illustre ve Journal Humoristique. Dergiler, velosipetteki yeni gelişmeleri incelerken, aynı zamanda kulüplerin faaliyetlerine ve yarış organizasyonlarına da yer verirler. Bu yarışlardan en önemlisi olarak Fransa'nın bir şehirden diğerine olan Paris-Roen yarışını gösterebiliriz, çünkü Paris-Roen Fransa'nın ilk yol yarışıdır. Yarışın organizatörü ise Michaux'nun yollarını ayırması ile Le Campagnie Parissiene'i kurmuş olan Olivier kardeşlerdir. 1869 yılında 2940 adet bisiklet üretmeyi başarmış olan Olivier kardeşler, düzenlemiş oldukları yarışın hedefini uzun kilometreleri daha az yorularak yapmanın mümkün olduğunu göstermek olarak açıklar. 1870 yılında Fransa'nın Prusya ile savaşa girmesiyle velosipet ile ilgili gelişmeler bir anda durur. Yoluna tek başına devam eden Michaux'da bu dönemde batar ve tarih sahnesinden çekilir. Savaşın sona ermesiyle toparlanmaya başlayan Fransa'da insanlar eski alışkanlıklarına döner. Velosipeti unutmasalar da bu hızlı gelişmelerin arkasından Fransa Ulusal Velosipet Federasyonu'nun kurulması için 1881 yılını beklemek gerekir.

Saint Etienne Bisiklet Kulübü üyeleri, yıl 1900

Saint Etienne Bisiklet Kulübü üyeleri, yıl 1900

Saint Etienne bisikletle tanışıyor

Saint Etienne'de ise ilk kez bir velosipet kulübü kurulduğunda sene 1882 idi. Kulübün hedefi sağlık için faydalı olan velosipetin kullanımını yaygınlaştırmaktı. Diğer kulüpler gibi yarışmalar ve organizasyonlar düzenlemeye başlarlar. Saint Etienne bugün de olduğu gibi o yıllarda da silah ve tekstil endüstrisinin merkezidir. Zanaatkar bir halkı vardır. O yıllarda babalarının anahtar atölyesinde mekaniker olarak çalışan Gauthier kardeşler de velosipetlere ilgi duyuyorlardı. Günün sonunda kendi velosipetlerini yapmakla uğraşıyorlardı. İşe ahşaptan yaptıkları velosipetlerle başlamışlardı. Daha sonra tamamını demirden ürettikleri bir başka velosipet geliştirdiler. Sonunda çalışmaları başarılı oldu ve ön tekeri 1.4 metre, arka tekeri ise 50cm büyüklüğünde kauçuk lastikleri olan bir velosipet (high wheel - büyük teker)  üretmeyi başardılar. Ön tekerin büyük olması çevrilen bir turda daha fazla mesafe almaya yarıyordu.

undefined

Gauthier kardeşler Fransa'da ilk kez bisiklet üretiyorlar

Bu velosipetle ders veriyor aynı zamanda onu kiralıyorlardı. Onların hayatını değiştirecek olay ise bir İngiliz bisikletçinin şehre yapacağı ziyaret olacaktı. Çünkü onlar high wheel bisikletleri ile uğraşırken, İngiltere'de John Starley 1884 yılında ilk kez velosipetin üzerinde zincir sitemi kullanarak günümüzde kullandığımız bisikleti üretti. 1886 yılında ise İngiliz bisiklet şirketi Rudge Cycle reklam çalışmalarına çoktan başlamıştı. İşte Saint Etienne velosipet kulübünü ziyaret edecek olan İngiliz, bu reklam çalışmaları kapsamında Fransız velosipet kulüplerini bisikleti ile gezmekte olan H. O. Duncan'dan başkası değildi. Duncan Saint Ettiene'e vardığında onu karşılamak üzere Saint Ettiene bisiklet kulubü üyesi olan Gauthier kardeşler görevlendirilmişti. Gauthier kardeşler Duncan'la beraber sürüş yaparken, İngiliz sporcunun  Fouillouse tepelerini rahatça tırmanabildiğini gördüler. Arkasında high wheel velospitleri ile Gauthier kardeşler nal topluyordu. İlk fırsatta Duncan'dan gördükleri bu yeni velosipeti denemek için istediler. Gizlice bisikletin ölçülerini alıp  gerekli çizimleri yaptılar (Efsaneye göre ise Duncan günün sonunda sarhoş edilmiş ve o uyurken gizlice bu bisikletin ölçüleri alınmış). Bu sayede Gauthier kardeşler dokuz hafta sonra aynı bisikleti Fransa'da üretmeyi başarmıştır. İki kardeş bu bisikleti Saint Ettiene- Chambery arasında denemiş  ve mesafeyi 12 saatte tamamlamışlardı. Bir sonraki yıl iki yeni model geliştirdiler; La Favorite ve La Militaire. La Militaire, Savaş Bakanlığı için üretilmişti. Askeri bölükler arasında bilgi akışını sağlayan muhabere timlerine verildi. Saint Ettiene, artık uzun yıllar boyunca bisiklet endüstrisini geliştirmeye hazır görünüyordu. 

undefined

Gauthier kardeşler tarafından üretilen Suberp model bisiklet. 

Bu yazı İBRAHİM YILMAZ, MARION DUPEYRAT tarafından yazılmıştır.|13 Haziran 2017