Cyclist Türkiye

AVUSTURYA’DA BAŞLATILAN DOPİNG SORUŞTURMASINA SPORCULARDAN TEPKİ GELDİ

AVUSTURYA’DA BAŞLATILAN DOPİNG SORUŞTURMASINA SPORCULARDAN TEPKİ GELDİ

Aqua Blue Sport takımından CCC’e geçeceği sırada kişisel sebeplerden dolayı emekliliğini ilan eden Stefan Denifl ile Groupama-FDJ’DEN Georg Preidler’in Avusturya’da dünya kayak şampiyonası öncesi başlatılan doping davası kapsamında gözaltına alınması büyük tepki uyandırmıştı. Avusturyalı bisikletçilerin kan dopingi yaptıklarını itiraf etmesi üzerine UCI, dopingle mücadele kuralları kapsamında iki bisikletçinin geçici olarak askıya alınması kararını vermiş ve “UCI, Ulusal Dopingle Mücadele Örgütü (NADA) ile işbirliği içinde çalışarak Preidler ve Denifl’e karşı yürütülen disiplin işlemlerinde ve soruşturmalarda tüm tarafları destekleyecek, bu konuda daha fazla yorum yapmayacaktır.” açıklamasında bulunmuştu.

undefined

Pazar günü Avusturya medyasında yayınlanan haberlere göre Cervélo Test Team, Leopard Trek, IAM Cycling ve Aqua Blue Sport'ta yarış koşan ve 2017’de Vuelta a Espana’da bir etap galibiyeti kazanan Stefan Denifl’in, kariyeri boyunca kan dopingi yaptığı itiraf etmesi üzerine 2018 sezonu sonunda kendisiyle sözleşme imzalamak üzere olan CCC Team takım yönetici Jim Ochowicz, bu itiraf karşısında çok şaşırdıklarını, çünkü anlaşmanın imzalanması sürecinde incelenen biyopasaportunda doping kullandığını belirten “kırmızı bayrak”ların bulunmadığını gördüklerini belirtti.

undefined

Groupama-FDJ ise sporcusu Georg Preidler’ın doping itirafı üzerine yayınladıkları basın bildirisi ile takım olarak sporcu ile ilişiklerinin kesildiğini, takım sözleşmelerinin 3 mart itibariyle feshedildiğini bildirdi.

undefined

Preidler’in takım arkadaşı Thibaut Pinot, bunu ‘ihanet’ olarak nitelendirirken Groupama-FDJ takım yöneticisi Marc Madiot, “Mevcut durum, doping konusunda uyanık olmamız gerektiğini bir kez daha kanıtlıyor” açıklamasında bulundu.

Doping skandalıyla ilgili olarak yorum yapan bir diğer isim ise Katusha-Alpecin’in Alman sprinteri Marcel Kittel oldu. Kittel; “Profesyonel bir bisikletçi olarak doping konusu ile her zaman karşılaşıyorum. Bisiklet ve diğer dayanıklılık sporlarının tarihine baktığımızda bu gibi şeyleri sıkça görüyoruz, bunun için kimseyi suçlayamam.  Yine de her zaman şeffaflıktan yana oldum ve iyi bir örnek olmaya çalıştım. Bu olay, benim gibi temiz sporculara, bisiklet severlere ve bu işe tutkuyla gönül veren antrenör ve destekçilere karşı atılmış tokat gibi!” dedi.

undefined

 Ancak yine de bunun önlenmesi için bu sporcuların da yalnız bırakılmaması gerektiğini savunan Kittel, “Bazı sporcular, kariyerleri boyunca onları destekleyen ve koruyan bir çevre konusunda çok şanslı sayılmazlar. Sonuçta spor yalnızca fiziksel değil, zihinsel olarak da güçlü olmayı içerir. Bu durumda sporcular, daha güçlü kalabilmek için bu tarz şeylere başvurabiliyor. Ve sonuçta biz bu sporcuları yalnız bırakmamalıyız. Spor toplumda önemli rol oynar ve insanları sağlıklı ve formda tutmanın yanında onlara rol modeller de sunar. Fakat bunların her biri bazı sporcular için ağır bir yük olabilir ve dopingle kısa yoldan başarıya ulaşma düşüncesi onlara kötü şeyler yaptırabilir” şeklinde konuştu.

undefined

2019 sezonunda Trek-Segafredo’dan ayrılıp Israel Cycling Academy’e geçen Avusturyalı bisikletçi Matthias Brandle, Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu iki sporcuyu diğer insanların önünde her zaman savundum, asla şüphe duymadım onlardan. Çok saf görünüyormuşum, hiç beklemezdim. Temiz bir sporcu olarak ihanete uğradığımı hissediyorum. Para ve iyi sözleşmeler için güzel sporumuzun itibarına zarar veriyorlar. Umarım bu işe karışan herkes bunun hesabını verir ve sert şekilde cezalandırılırlar”  şeklinde konuşan Brandle, doping cezalarının artırılması, dopingin yasadışı bir avantaj olarak cazip görülmesinin engellenmesi gerektiğini belirtti.

 

 

Bu yazı CYCLIST TÜRKİYE tarafından yazılmıştır.|06 Mart 2019