Cyclist Türkiye

SEKTÖR: ÜMİT BİSİKLET

SEKTÖR: ÜMİT BİSİKLET

Ümit Bisiklet 1983 yılından beri ülkemizde bisiklet üretimi gerçekleştiren bir marka. Bisiklet üretimi denilince aklınıza hemen montaj gelmesin. Bugün Ümit Bisiklet, Arnavutköy’de bulunan fabrikasında kendi kadrolarını üretebildiği bir tesise sahip. Firmanın kurucularından Ümit Özgül, bisiklet üretimine çocuk bisikletleri ile 1983 yılında başladıklarını belirtiyor. Bugün 35 yılı aşkın tecrübesiyle Ümit Bisiklet hedefini “Tüketicilerimizin yaşamlarının her döneminde vazgeçilmez bir marka olmak, her kullanışta aynı performans ve özgürlüğü hissetmelerini sağlayabilmek” olarak açıklıyor.

1982 yılında üç teker bisiklet, bebek arabası ve yürüteç gibi ürünlerin ticaretini yapan firma, ilk zincirli bisiklet üretimini 1998 yılında yapmaya başlamıştı. O günleri Ümit Özgül şöyle anlatıyor: “1982 yılında Gaziosmanpaşa Beleş’te ağabeyimle beraber toplam beş kişilik bir ekip ile başladık.” 1998 yılında ise 20 bin adet olarak gerçekleştirdikleri ilk üretim, günümüzde 400 bin adete ulaşmış durumda; yani Türkiye’de en çok bisiklet satan firmalar arasında. Üstelik üretimin bir bölümü yurt dışı pazarında satılmakta.

undefined

Ümit Özgül'e 82 yılından itibaren ülkemizde bisikletin nasıl bir gelişim gösterdiğini soruyoruz: "Bisiklet kullanımına baktığımızda, 90’lı yıllarda bisiklet kullanıcısının çok az olduğunu, ama kulüp sayısının günümüzden daha fazla olduğunu görüyoruz. Bugün ise tam tersi bir durum söz konusu. Bireysel kullanıcının arttığı ama kulüp sayısının 30 yıl öncesine göre daha az olduğunu söyleyebiliriz. Ümit Bisiklet olarak değerlendirdiğimizde ise geldiğimiz noktada bugün her türlü profesyonel bisikleti imal edebiliyoruz. Hem ithalatında hem üretiminde hem de satış tarafında varız, bunun yanında da hali hazırda Mosso Ege Pedal Spor Kulübü’nü destekliyoruz. Mosso Ege Pedal Spor Kulübü bünyesinde Mosso bisikletler ile yarışan sporcularımız başarılı sonuçlar alıyor. Kızlarımız arasından Balkan şampiyonu çıkarmayı başardık, biz bisiklet sporuna destek vererek bir temel yapmaya çalışıyoruz, ama tabii kulüp bacağı bizim yapacağımız bir iş değil. Burada görev sanayicilere düşüyor. Federasyonun algıyı oraya yönlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Büyük markaların bu işe el atması lazım. Mesela Türkiye’de kaç kişi tenis oynuyor? Bisiklet kullanıcı sayısı, tenise göre belki yüz kat daha fazladır ama tenis sporu Doğuş Grubu ve TEB gibi markalar tarafından destekleniyor. Bisiklet sporu için de bu geçerli olmalı ve bunu da hep beraber başarmamız gerekiyor diye düşünüyorum” diyor Ümit Özgül.

undefinedundefined

12 yıldır Ümit Bisiklet Pazarlama Müdürü görevini yürüten Haki Gökçe de firmanın geldiği noktayı şu sözlerle açıklıyor: “Avrupa'ya bisiklet ihracatı yapıyoruz. Hollanda’da kendi şirketimiz var ve bu ülkede 40bin adetin üzerinde bisiklet satıyoruz, bu rakam Hollanda pazarının yüzde beşine tekabül ediyor." Haki Gökçe'ye yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki farklılıkları soruyoruz:"Her ülke kendine göre bisiklet kullanımında çeşitliliğe sahip. Avrupa’da bisiklet kültürünün yaygın olması, bu farklılığın sonucu diyebiliriz. Mesela Hollanda’ya sattığınız bir bisikleti, Almanya’da satamayabilirsiniz. Almanya’da sattığınızı da İspanya’da satamayabilirsiniz. Her ülke kullanıcılarının kendi tarzı, kendi oturuş pozisyonu ve kendi biniş tercihleri oluşmuş. Genel olarak Avrupalılar bisikleti günlük hayatın bir parçası olarak görüyor ve kullanıyorlar. Örneğin, Hollanda’da MTB bisikletinin kullanım oranı nerdeyse %2 civarında. Bu sebeple bu pazarda başarılı olmak için günlük kullanıma yönelik, sürüşü kolaylaştırıcı bisiklet tasarımlarında başarılı olmanız gerekiyor. Avrupa’da dördüncü senemizi dolduruyoruz. Avrupa için henüz kendimize büyük bir hedef koymasak da pazarda bir noktaya ulaştık diyebiliriz.”

undefined

Bugün Ümit Bisiklet’in yurt içi pazarda satışa sunduğu markaların içinde Mosso ve KTM bisikletler bulunuyor. Özellikle Mosso bisikletlerini pazarda daha fazla görmeye başladık. Dergimizin aboneleri arasında yaptığımız anket çalışmasında da Mosso bisiklet kullanıcılarının sayısı artıyor. Ümit Bisiklet Pazarlama Müdürü Haki Gökçe bu durumu şöyle açıklıyor: ”Sonuçlar üretim kalitesi ve model seçiminde başarılı olduğumuzu gösteriyor. Türkiye’de suni bir fiyat var. Avrupa’da 1.000 Euro’luk bir bisiklet ülkemizde 1.200 Euro’dan satışa sunuluyor. İthal ettiğimiz KTM bisikletleri ise Avrupa fiyatlarıyla satışa sunabiliyoruz. Yavaş yavaş ilerliyoruz, çünkü tüketici memnuniyetinden asla taviz vermiyoruz.”

Mosso tarafında da durum aynı. Haki Gökçe, üretimini gerçekleştirdikleri Mosso markasının fiyat performansına baktığınızda Türkiye’nin en ideal bisikletini oluşturduklarını belirtiyor: “Ürün üzerindeki malzemeye bakıp, fiyat performans olarak değerlendirirseniz, Türkiye’deki en iyi marka diyebilirim.”

Ümit Bisiklet ile ilgili dosyamıza bu yıl yapımı tamamlanan yeni fabrika binasında oluşturulan showroomda devam ediyoruz. İki kattan oluşan showroomda onlarca farklı bisiklet modeli görüyoruz. Ben biraz daha klasik bisikletleri sevdiğim için olsa gerek gözüme ilk önce kırmızı renkli klasik çift borulu bir bisiklet takılıyor: “Hizmet bisikleti veya postacı bisikleti olarak geçen, özellikle Anadolu’da Konya, Düzce, Iğdır, Adana gibi şehirlerimizde, daha çok halkın ulaşım maksatlı kullandığı bir bisiklet modeli. Bu bisiklet Türkiye’nin bisiklet geleneği diyebilirim, bu model ülkemizde yaklaşık 40-50 yıldır üretiliyor. Anadolu’da bu bisiklet hem ulaşım hem yük taşıma amacıyla kullanılıyor. Bu bisiklet modelinde olduğu gibi tüm modellerimiz için pazarlama ve üretim departmanı bir araya geliyor. İhtiyaç ve günün trendi belirlenerek, ilgili departmanımızla tasarım üzerinde çalışmamızı tamamlıyor ve üretime geçiyoruz” diyor Haki Gökçe.

undefined

Görüldüğü gibi Ümit Bisiklet’in bünyesinde sadece Mosso ve KTM markası bulunmuyor. Ümit Bisiklet’in kendi adını verdiği markanın yanında, aynı zamanda yurt dışı pazarı için üretilen modellerde farklı markalar göze çarpıyor. Altec de bu markalardan biri, Haki Gökçe bize marka çeşitliliğini şöyle açıklıyor: “Türkiye’nin her yerinde Ümit Bisiklet vardır. Ümit markasıyla yılda 200 binin üzerinde bisiklet satıyoruz. Bunun yanında Carrefour ve Metro gibi marketler için de özel bisikletler üretiyoruz.”

Ümit Bisiklet’in aynı zamanda, çocuk bisikletleri için lisanslı üretim yaptığı yedi ürünü bulunuyor. Çocukların çok sevdiği karakterlerden Transformers, Benten, Sünger Bob, Ninja Turtles, Winx, Monster High ve Hello Kitty konseptli çocuk bisikletlerinin üretimini yine Ümit Bisiklet gerçekleştiriyor.

Showroom’da Mosso markalı ürünlerin standına geliyoruz. Haki Gökçe bize Mosso markasını anlatıyor: “Mosso, Tayvan menşeili bir kadro firması. 7005, 7006, 7046 alüminyum ve karbon kadro yapıyor. Biz Türkiye distribütörlüğünü aldık ve 2011 yılından beri Mosso’yu bisiklet olarak üretiyoruz. Burada en önemlisi 7005 alüminyum kadrodan üretim yapmamız ve kalite fiyat dengesini tüketicinin lehine tutmayı başarmamız. Mosso markasında yol bisikleti, dağ bisikleti, şehir bisikleti, katlanır bisiklet ve 24-20 jant çocuk bisikletleri üretiyoruz. Ayrıca fat-bike trendini de kaçırmadık.”

undefined

Haki Gökçe, Mosso markasında öne çıkan yol bisikleti olarak, 735 TCA modelini gösteriyor: “Üç seri üretiyoruz; Sora, Tiagra ve 105, 7005 alüminyum kadro kullanıyoruz. 7005 alüminyum, 6061 alüminyuma göre daha sert ve daha hafif bir malzemeden üretiliyor. Alaşımından dolayı, bire dört oranında fiyat olarak daha pahalı bir malzeme. Çoğu 6061 alüminyum kadronun çelik kadrodan farkı yok diyebilirim, çelik kadroyla arada sadece paslanmazlık farkı var ama 7005 alüminyum, 6061 göre yüzde 30 daha hafif bir malzeme.”

undefinedundefined

“735 TCA modellerinde karbon maşa kullanıyoruz, gidon, gidon boğazı, sele, sele borusu gibi ekipmanları Ritchey marka kullanıyoruz. Üzerindeki komponenti set olarak kullanıyoruz; 105 set, Tiagra set gibi. Mosso’da yakaladığımız standartlardan taviz vermiyoruz. Mosso markasında karışık komponent kullanılmaz. Son üretimlerde jant setlerinde de aynı uygulamaya gitmeye başladık.”

Ümit Bisiklet’in distribütörlüğünü yaptığı bir diğer marka ise KTM: “KTM Avusturya menşeili bir marka. Hem motosiklet hem de bisiklet üretimi yapıyor. Altı yıldır KTM’nin Türkiye distribütörlüğünü yapıyoruz. Bizim en büyük avantajımız KTM bisikletlerini Avrupa fiyatlarıyla satışa sunabiliyor olmamız.” Mosso ve KTM arasında bir karşılaştırma yapmasını istediğimiz Haki Gökçe: “Üst segment bisikletlerde KTM’de daha fazla çeşit bulunduğunu söyleyebilirim. Başlangıç ve orta seviye bisikletlerde ise Mosso sunduğu kalite ile çok daha güçlü bir satışa sahip. KTM’de geçtiğimiz dönemde en çok satılan model ise Life Action Trekking modeli olmuş. Karbon kategorisinde ise Myroon serisi ” diyor.

undefinedundefined

Ümit Bisiklet’e yaptığımız ziyareti fabrikanın üretim bölümünü gezerek sonlandırıyoruz. Üretim bantlarında tutkuyla bağlandığımız bisikletleri üreten emekçilerle bir araya gelmek çok güzel. Öncelikle Ümit Bisiklet bünyesinde 15 senedir Üretim Sorumlusu olarak çalışan Cüneyt Hakkıoğlu’nu dinliyoruz: “Burada 100 kişi çalışıyor, mesaisiz sistemde 1200 tane ürün çıkıyoruz. Mesaili sistemde 1500-1600 arasında değişiyor.”

“Ürün bize depodan malzeme olarak geliyor, montaj kısmına indiriyorlar. Hangi bölgede hangi parça takılacaksa, o parçanın dağılımı yapılıyor. Burada üretim başlangıç noktası var, boyahaneden geliyor, etiketleme yapılıyor, üretim bandına iniyor. Maşası, bagajı, mandalı takılıyor. Bu aşamadan sonra diğer banda geçiyor. İlk aynakol basıldıktan sonra, diğer parçalar attırıcı, arka tekerlek, frenler, vitesler takılıyor. Diğer bölümde jantlar örülüyor, akordu yapılıyor, lastik takılıyor, sonra son bölmeye geliyor. Her bir arkadaş bisikletin farklı bir parçasından sorumlu ve üretim bandında bisiklet şekillendikten sonra ambalajı tamamlanıp, ürün koliye giriyor. 250 farklı çeşit ürün yapabiliyoruz. Çelik ham maddeyi Türkiye’den karşılıyoruz. Bazı plastik aksamları da biz üretiyoruz. Çocuk bisikletlerindeki çamurluk, pedallar gibi.”

undefinedundefined

Ümit Bisiklet’in başarısının ardında belli ki çalışan memnuniyeti var. Üretim bandında çalışan birçok bisiklet emekçisinin firmadaki mazisi 15 yıla dayanıyor. Kaynak Bölümü Sorumlusu Hanifi Cevher de bu isimlerden biri. 17 yıldır Ümit Bisiklet’te çalışan Hanifi Cevher, bize bisiklet hakkındaki düşüncelerini şöyle anlatıyor: ”Kendi yaptığım bisikletlere test amaçlı bindim. Bisiklet kullanmak çok güzel bir duygu. Üretmek de çok güzel bir şey, çünkü insanlara bir katkısı, faydası oluyor yaptığınız işin. Özellikle de çocuklara. Yaptığımız işin insanları, özellikle de çocukları sevindirmesi bizi de mutlu ediyor. Günde ortalama bu fabrikadan standart bin tane bisiklet çıkıyor. Bini de geçebiliyor. Bu işi hiç sıkılmadan yapıyoruz.” Hanifi Cevher’e bisiklette kaynak işinin püf noktalarını soruyoruz: ”İki türlü kaynak var; argon ve gaz altı. Argon daha temiz, pürüzsüz çıkartıyor, öbürü ise biraz daha çapaklı oluyor. Üst düzey bisikletler argon ile, alt seviye bisikletler fiyat avantajı sebebiyle gaz altı ile yapılıyor.”

Yine 20 yıldır Ümit Bisiklet’te çalışan Lütfü Akgül, 20 yıl öncesinde üç teker bisiklet bulmanın dahi mümkün olmadığı günleri hatırladığını söylüyor: “Şu an durum çok farklı, hafta sonları ben de bisiklete biniyorum, çocuklarım da benim ürettiğim bisikletlere biniyor.”

undefinedundefined

15 yıldır Ümit Bisiklet bünyesinde çalışmakta olan Esat Bostancı’da kalite kontrol sorumlusu olarak hizmet vermekte: “Kadronun, sele borusunun, maşanın dayanıklılığı testi, aynakol testi, gidon boğazı, fren, pedal testi gibi aşamalar var. Gidon boğazı testi var. Buna kadro yorulma testi de dahil. Darbe testi yaparak ürünlerin kalite standartlarını test ettiğimiz süreçleri yürütüyoruz.”

Bisiklet dergisi olarak bizim için de Ümit Bisiklet’in üretim tesislerini gezmek ve mutlu insanlarla karşılaşmak farklı bir deneyim oldu. Bisikletin bir başka yönünü daha keşfetmiş olduk. Bisikletin sadece binildiğinde değil, üretim aşamasında dahi insanı mutlu edebildiğine birinci elden şahit olduk. Hiç kuşkusuz firma kurucularının bu ortamı sağlamadaki katkısı da yadsınamaz.
Cyclist Türkiye, Ümit Bisiklet’e bisikletle ülkemize kazandırdıkları ve kattıkları için teşekkür ediyor.

Bu yazı İBRAHİM YILMAZ tarafından yazılmıştır.|30 Ocak 2018