Cyclist Türkiye

PİST BİSİKLETİ DÜNYA KUPASI YARIŞLARI – LONDRA

PİST BİSİKLETİ DÜNYA KUPASI YARIŞLARI – LONDRA

Fotoğraflar: SWpix, Alp Ulagay

 

Pistte büyük heyecan

Pist bisikleti Dünya Kupası yarışlarının dördüncü ayağı aralık ayında Londra’da yapıldı. Üç gün boyunca Lee Valley Velodromu dünyanın en iyi bisikletçilerini alkışlayan çoluk çocuk binlerce İngiliz seyirciyle doldu. İşte Büyük Britanya’daki bisiklet aşkından ve pistin en iyilerinin kapışmasından izlenimler…

İngiltere’nin başkenti Londra’nın doğusundaki Lee Valley Velodromu’ndayız. Günlerden cumartesi, saat 19:15. Medya merkezinden çıkıp velodromun kulis koridorlarında yürürken bir yandan da duvarlardaki Bradley Wiggins’in saate karşı dünya rekoru hatırası posterine ve birçok ünlü bisikletçinin illüstrasyonlarına baka baka ilerliyorum ve tünelden geçerek saha içine çıkıyorum.

undefined

Velodromun ortası tam bir curcuna. 38 ülkeden 41 bisiklet takımı hummalı bir çalışma içinde. Hepsi akşam seansındaki yarışlara odaklanmış. Yarış sırası gelen bisikletçiler hızla piste doğru hareketleniyor. Yarışı devam eden takımlarda ayrı bir heyecan var. Pist kenarındaki antrenörler sporcularını yüreklendirmek için bağırıp el çırpıyor.

Saha içinden tribünlere bakınca velodromdaki kalabalığı daha iyi fark ediyorum. Londra şartlarında bile kötü sayılacak sağanak yağışlı ve soğuk havada Lee Valley Velodromu’nun tribünlerini tamamen doldurmuş Britanya seyircisi. Saha içinde sporcular, teknisyenler ve antrenörler koştururken tribünlerdeki 6750 kişi de hem onları izliyor hem de destekliyor.

undefined

Tüm bu koşuşturma ve coşkulu seyirci Dünya Bisiklet Birliği UCI’in 2018-19 sezonu Pist Bisikleti Dünya Kupası’nın dördüncü ayak yarışları içindi. Lee Valley Velodromu’nda üç gün süren yarışlarda özellikle Britanyalı sporcuların piste çıktığı ve madalya yarışı yaptığı anlarda salonda çıkan uğultuyu duymanız lazımdı. Hele bir de ev sahibi sporcular kazandıysa dakikalar süren bir alkış tufanı izledi bu uğultuyu…

Pist Bisikleti’nde Dünya Kupası ilk kez 1993’de düzenlenmişti. 1990’larda iki ya da üç ayaktan oluşan takvim 2000’lerde genişledi. 2004-05 sezonunda kış takvimine geçildi. Bu sezon ise yeni sponsorun da katkısıyla takvimde toplam altı ayak var. Sezona ekime ayında Fransa ve Kanada’daki ilk iki ayakla başlayan pist bisikletçileri aralık başında Almanya’nın başkenti Berlin’de kapıştı. Londra’dan sonra Yeni Zelanda ve Hong Kong’daki son iki ayakla 2018-19 sezonu şampiyonları belirlenecek.

Takım Takipte Büyük Heyecan

Lee Valley Velodromu’nda üç gün süren yarışlara özellikle ikinci gün büyük ilgi vardı. Britanya Bisiklet Federasyonu’nu iletişim sorumlusu Thomas Turner cumartesi akşam seansı biletlerinin tamamının satıldığını söylüyordu. Gerçekten de boşuna satılmamış bu kadar bilet çünkü sadece cumartesi akşamı değil üç gün boyunca Büyük Britanyalı kadın ve erkek bisikletçiler fırtına gibi esti pistte. Özellikle Britanyalı sporcuların piste çıktığı ve madalya yarışı yaptığı anlarda salonda çıkan uğultuyu duymanız lazımdı. Hele bir de ev sahibi sporcular kazandıysa dakikalar süren bir alkış tufanı izledi bu uğultuyu…

Büyük Britanyalı bisikletçiler Dünya Kupası’nın ilk üç ayağında zaten çok başarılıydı. Ülkeler klasmanında en yakın rakipleri Almanya’nın yaklaşık 2700 puan önündeydiler. Londra’da da boşa çıkarmadılar seyircilerin duyduğu bu güveni. Daha yarışların ilk akşamında para-bisiklette madalyaları toplamaya başladı Britanyalılar. Sprint tandemde Neil Fachie ve Matt Rotherham ikilisi İrlanda’yı geçip altını kazanarak büyük alkış aldılar.

undefined

İlk günün akşam seansında ise merakla beklenen kadınlar takım takip yarışı vardı. Önceki iki ayakta da birinci gelen Büyük Britanya takımı finalde ABD’ye büyük bir üstünlük kurdu. Final öncesi ABD takımı son anda dört sporcusundan birini değiştirse de favori Britanya takımına karşı koyamadı. Dört olimpiyat altın madalyalı Laura Kenny (26), anneliğinin henüz birinci yılında pistteki üstünlüğünü kaybetmediğini kanıtladı. Dört tur boyunca Kenny’nin takımına öncülük etmesiyle Amerikan dörtlüsünü toplam 16 turun 11’incisinde yakaladılar ve bir kez daha altına ulaştılar. Bu arada tam da bu geçiş sırasında, 11’inci tura girerken bayrakla uyarı yapılmadığı için ABD takımının kenara açılan elemanı yaklaşan GBR takımını görmedi ve neredeyse bir çarpışmaya sebep oluyordu.

İlk günün diğer altın madalyaları erkekler takım sprintte Hollanda, erkekler takım takipte Britanya adına karılan Huub Wattbike’ye ve kadınlar takım sprintte Çin’e gitti. Özellikle Archibald-Bigham-Lambie-Wale’den teşkil Huub Wattbike’nin takım takipte son sekiz turda sürpriz finalist Belçika’yla dört saniye farkı kapatıp aldığı birincilik etkileyiciydi.

Tek Günü İçin 100 Kilometre

Tüm biletleri satılan cumartesi akşam seansında çocuğunu kapan soluğu Lee Valley Park’ta almıştı. Belli ki en güzel finallerin yapıldığı günü kaçırmak istememişler. Örneğin Wilson ailesi sadece bu akşamı izleyebilmek için Kuzey İngiltere’den, Middlesbrough yakınlarından, yani 350 kilometre uzaktan dört saatlik bir trenle yolculuğuyla gelmiş Londra’ya. Baba David Wilson ailedeki bu merakı şöyle anlatıyor: “Son yıllarda televizyonda sık sık pist bisikleti izliyoruz. Ailece bisiklete biniyoruz. Kızımız okulda bisiklet kulübüne üye. Bu kez de yerinde izlemek için çocuklarımız Islay ve Harris’le beraber geldik.” Anne Laura’nın söylediğine göre aynı zamanda bu akşam kızları Islay’a bir doğum günü hediyesi. Islay ise son derece mutlu, “Televizyonda izlemek çok zevkli! En çok omniumu seviyorum. En sevdiğim bisikletçi ise Laura Kenny” diyor.

undefined

Keza John Turner de 100 kilometre uzaktaki Ipswich’ten gelmiş. “İki arkadaşımla beraber tren yolculuğu yaptık. Daha önce de birçok kez bu velodromda yarış izledim. Benim asıl favorim yol bisikleti yarışları. Ama pistte de keirin ve madison yarışlarını seviyorum.”

Seyircinin Yüzü Güldü

İkinci günün yarışlarına gelince, seansın ilk finali erkekler madisondaydı. Pistte 120 tur yani 30 kilometre süren bu takım yarışında ev sahibi seyircinin Fred Wright ve Matthew Walls’tan kurulu Büyük Britanya takımına desteğine karşın Julius Johansen ve Casper von Folsach’dan oluşan Danimarka takımı daha fazla tur atarak toplamda 46 puanla altın madalyayı kucakladı.

undefined

Erkekler keirinde ise Malezyalı Azizulhasni Awang finalin gizli favorisiydi. Ancak 6 turluk yarışın son turunda Awang atağını yapsa da Hollandalı Matthijs Buchli’ye geçilmekten kurtulamadı. Kadınlar bireysel sprintte Avustralyalı Stephanie Morton Londra’da rakipsizdi. Çeyrek finalde ve yarı rakiplerine hiç geçilmeyen Morton finaldeki rakibiAlman Emma Hinze’yi iki ayakta da geçip bir kez daha birinciliği kaptı. Kadınlar omniumda ise tecrübeli Hollandalı Kirsten Wild baştan üstün götürdüğü yarışı toplam 124 puanla kazanmayı bildi ve sezonun ikinci birinciliğini aldı.

Morton Ve Lavreysen’in Günü

Londra’daki Dünya Kupası yarışlarının üçüncü ve son gününde ise tribünlerde yer yer boşluklar görülüyordu. Birden fazla disiplinde yarışan bisikletçiler de biraz yorulmuştu sanki. Sahaya çıkış koridorunda yere uzanmış şekerleme yapan sporcu bile gördüm bu son günde. Pazar günündeki yarışların bir özelliği de çok sayıda kaza izlememizdi. Örneğin Büyük Britanya’dan Katie Archibald-Laura Kenny ikilisinin kazandığı madisonda üst üste iki çarpışma sonucu Rusya ve ABD takımları yarış dışı kaldı. Keza kadınlar keirinde de Kolombiyalı Martha Bayona aynı akıbete uğradı.

Pazar gününün kazananlar ise Avustralyalı Stephanie Morton ile Hollandalı Harrie Lavreysen’di. Morton bir gün önceki sprint birinciliğinin yanına bir de keirin altını ekledi. Henüz antrenman yüklemelerine devam eden Morton şubat ayı sonunda Polonya’daki Dünya Şampiyonası’nda da favorilerden biri olacak. Keza 21 yaşındaki Lavreysen de takım sprintteki birinciliğe bu kez bireysel bir altın de ekledi. Bu sezon Dünya Kupası’nda iki kez ikinci sırayı alan Lavreysen finalde favori Avustralyalı Matthew Glaetzer’i iki yarışta da geçerek zoru başardı.

Hafta sonunun son finalinde gülen isim ise Büyük Britanyalı Matthew Walls oldu. Walls, omniumun son disiplini olan puan yarışı öncesi 112 puanla öndeydi. Bu üstünlüğünü koruyup seyircilerin yoğun alkışı altında ülkesine bir birincilik daha kazandırdı.

Böylece Dünya Kupası’nın Londra ayağında üç ülke öne çıktı: Hollanda dördü altın toplam yedi madalya kazanırken Büyük Britanya üçü altın altı madalya ve Avustralya da ikisi altın olmak üzere dört madalya ile bu ayağı kapattı. Ayrıca dört ayak sonunda Büyük Britanya toplam 25490 puana ulaştı ve klasmanda Almanya ile aradaki farkı 5000 puanın üzerine çıkararak takımlar şampiyonluğuna bir adım daha yaklaştı.

Londra’daki Atmosfer Şahane

Stephanie Morton (Avustralya) – kadınlar bireysel sprintte ve keirinde birinci.

undefined

“Bu sezon nihayet Dünya Kupası’nda bir keirin yarışı kazandım. Biliyorsunuz keirin biraz kumar gibi bir yarış. Her an her şey olabilir. Finaldeki kazaya karışmadığım için mutluyum. Diğer kızları da kazadan sonra yeniden ayakta görmek sevindirici. Aslında Dünya Şampiyonası öncesi antrenmanların ağır geçtiği bir dönem ve Londra’ya de pek dinlenmiş olarak gelmedim. Yine de burada formumu gösterdim. Polonya’daki Dünya Şampiyonası’nda da hem keirin hem bireysel sprintte yarışacağım. Ama orada önceliğimiz takım sprint yarışı olacak. Londra’da seyirciler kendi sporcularını gerçekten çok iyi destekliyor. Velodrom her zaman gürültülü, her zaman tezahürat var. Atmosfer açısından favori lokasyonum Londra.”

Nihayet Birinciliği Kaptım

Harrie Lavreysen (Hollanda) – Erkekler bireysel sprintte ve takım sprintte birinci.

“Bu sezon bireysel sprintte ilk kez birinci oldum. Büyük bir çekişme yaşadık burada. Bu sezon iki kez Matthew Glaetzer’e geçilip ikincilikte kalmıştım. Sonunda onu yenebildiğim için mutluyum. Finalde iki yarışı da kazandım. Doğru taktikleri uyguladım: İlk yarışta ben öndeydim. Bu sayede hızı ben ayarlayabildim ve son turda avantajıma oldu. İkinci yarışta ise ikimiz de çok hızlıydık. Bu hızımı da finişe kadar koruyabildim. Polonya’daki Dünya Şampiyonası’nda en büyük hedefimiz takım sprint olacak. Geçen yıl kazandığımız şampiyonluğu tekrarlamaya çalışacağız. Henüz 21 yaşındayım ve 2020’de Olimpiyatlar’da olmayı umut ediyorum. Ancak Hollanda’da 6-7 çok iyi bisikletçi var. Tokyo’ya gidecek üç sporcudan arasına girmek kolay olmayacak.”

Büyük Britanya’nın Bisiklet Ülkesine Dönüşümü

Büyük Britanya’nın bisiklette son 20 yılda dünyanın lider ülkelerinden birine dönüşmesinin hikâyesi son derece çarpıcı. Bu sürecin temeli 1994’te Manchester’da açılan olimpik standarttaki ilk kapalı velodromla atıldı. Bu velodrom yeni kuşak bisikletçilerin yetiştiği bir numaralı tesis haline geldi. Daha sonra ulusal piyango (National Lottery) gelirinden bisiklete pay ayrılmasıyla çıkış başladı.

undefined

Bu maddi destekle beraber sporcu havuzu hızla büyüdü ve başarılar gelmeye başladı. Britanya son üç Olimpiyat’ta 22’si altın toplam 38 madalya çıkarmayı başardı ve bisiklette en başarılı ülke oldu. Londra’daki Dünya Kupası yarışlarında da Britanya yetenek havuzunun derinliğini gördük. Kadın-erkek 12 farklı tam 59 Britanyalı bisikletçi pedal çevirdi üç gün boyunca.

Bugün Britanya bisikletinin kalbi hâlâ ilk olimpik velodromun inşa edildiği Manchester’da atıyor. Britanya Bisiklet Federasyonu da merkezini oradan taşımış değil. Ancak her yıl bir ya da iki önemli organizasyona ev sahipliği yapıyor Büyük Britanya’nın farklı şehirleri. Örneğin 2004’teni beri Pist Bisikleti Dünya Kupası’nın bir ayağı mutlaka Ada’da düzenleniyor.

2012 Olimpiyatları İçin Yapıldı

6750 seyirci kapasiteli Lee Valley VeloPark, 2012 Olimpiyatları için Sport England, Lee Valley Park Yönetimi, Londra Belediyesi ve Londra Ulaşım İdaresi ortaklığıyla 20 milyon Sterlin (135 milyon TL) maliyetle yapıldı. 250 metrelik pistin yapımı için tam 56 kilometre Sibirya çamı ve 350 bin çivi kullanıldı. Cips şekline benzerliğinden dolayı ‘pringle’ adıyla anılan enerji dostu velodrom 2012 UCI Dünya Kupası yarışıyla kapılarını açtı. Seyirci rekoru ise 2016’daki Dünya Pist Bisikleti Şampiyonası’yla kırıldı: Beş günde toplam 55 bin kişi.

Yeni Ülkeler Nasıl Başarıyor?

Pist bisikleti Dünya Kupası’nın Londra ayağında 40 ülkenin sporcuları pedal çevirdi. Surinam, Gana, Trinidad Tobago gibi ülkeler de başarıyla mücadele etti. Mesela pist bisikletinde başarılı ülkeler arasında Malezya ve Trinidad Tobago pek akla gelmez. Ancak Malezya üç bisikletçiyle geldiği Londra’dan bir madalyayla ayrılırken Trinidad ve Tobago da bir sporcusunu finale göndermekle gururlandı.

Malezyalı keirin sporcusu Azizulhasni Awang (30) ülkesinin en önemli pist bisikletçisi. Awang, Malezya’daki pist eksikliği sebebiyle 2008’de Avustralya’nın Melbourne şehrine yerleşmiş ve orada antrenman yapmaya başlamıştı. Bu değişikliğin etkisini hemen gören Awang 2008-09’dan itibaren üç sezon üst üste keirinde dünya kupasını kazandı.

Awang aradan geçen sürede 2016’da Olimpiyat üçüncüsü ve geçen yıl dünya şampiyonu da oldu. Malezya bisikleti artık sadece Awang’dan ibaret değil. Başkent Kuala Lumpur’da inşa edilen kapalı velodrom sayesinde yeni bir bisikletçi kuşağı yetiştirmenin eşiğindeler.

Madalya töreni sonrası konuştuğumuz Awang 2018-19 Dünya Kupası sezonunda yavaş yavaş formunu bulduğunu söyledi. “Antrenmanlara biraz geç başlamıştık. Bu sebeple Berlin ayağına kadar istediğim seviyede değildim. Ancak oradaki üçüncülük ve burada aldığım ikincilik doğru yolda olduğumu gösteriyor. Yeni yılda asıl hedefim dünya şampiyonası. Elbette Tokyo 2020 de kafamın bir köşesinde var.”

Trinidad Tobago ise sadece 1 milyon 300 bin nüfuslu bir Karayip ülkesi. İki adadan oluşan bu ülkede en popüler üç spor futbol, kriket ve atletizm. Bununla beraber sağlam bir pist bisikleti geleneği de var ülkede: Bağımsızlıktan da önce, ta 1948’de bile Trinidadlı bisikletçiler Olimpiyat’ta yarışmıştı. 2012 Londra Olimpiyatları’nda ise Nijsane Philip erkekler sprintte dördüncü oldu, keirinde de yedinci sırayı aldı.

İki yıl önce çok önemli bir atılım yapıldı, hükümetin de desteğiyle ülkenin ilk kapalı velodromu inşa edildi. Londra’da keirin finali sonrası konuştuğumuz Trinidad ve Tobago Bisiklet Federasyonu Teknik Direktörü Erin Hartwell da işte bu aşamada göreve geldi. “Kanada Bisiklet Federasyonu için çalışırken iş teklifi aldım. Eşimin de Trinidadlı olması sebebiyle kabul ettim. 15 aydır bu görevdeyim. Çok eski bir pist bisikleti geleneği var ülkede. Olimpik ölçülerdeki bir pistin varlığı bizim için itici güç oluyor.”

Londra’da keirinde finale kalıp beşinci olan Kwesi Brown ise ülkesindeki pistten çok memnun. “Birkaç yıl Los Angeles’ta antrenman yapmıştım. Sonraki iki yılın altı ayını Berlin’de geçirdim. Ancak bu pistin açılmasıyla tüm antrenmanlarımı ülkemde yapıyorum. Hükümetin de bize ciddi maddi desteği var. Bu sayede altı yıldır profesyonel olarak yarışabiliyorum.”

Londra’da Yarışan Ülkeler

ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Belarus, Brezilya, Büyük Britanya, Çekya, Çin, Danimarka, Fransa, Gana, Güney Kore, Hollanda, Hong Kong, İrlanda, İspanya, İsviçre, İtalya, Jamaika, Japonya, Kanada, Kolombiya, Malezya, Meksika, Norveç, Polonya, Portekiz, Rusya, Sırbistan, Surinam, Trinidad ve Tobago, Ukrayna, Venezüella, Yeni Zelanda, Yunanistan.

 

 

Bu yazı ALP ULAGAY tarafından yazılmıştır.|01 Mart 2019