Cyclist Türkiye

MEKAN İNCELEMESİ: FOODIES

MEKAN İNCELEMESİ: FOODIES

Yine kıştan kalma nemli ve serin bir havanın, binbir umutla beklediğimiz bahar günlerinin yerini işgal ettiği bir sabah vakti, “pedallara yüklenmeye başlayınca nasıl olsa ısınırım” düşüncesini kendime telkin ederek bisikletimle yola çıkmıştım. Sakin bir trafik içinden Ataşehir’deki dergi ofisine doğru yol alırken, karşılaşacağım sıcak sürpriz konusunda en ufak bir fikrim yoktu. Ofisimizin de bulunduğu Brandium önüne geldiğimde hemen yukarı çıkmak yerine sıcak bir fincan kahveyle güne başlamaya karar verdim. Çevrede avm içine bisikletle girmeden oturabileceğim bir mekan ararken gözüme çiçeklerle çevrili bir dış mekana sahip, Foodies adında bir kafe ilişti. Bisikletimi park edecek yer arıyordum ki oldukça kibar bir garson, bisikletimi kafe sınırları içine park edebileceğimi söylediğinde İlk sürprizimi yaşamış oldum. Ne de olsa bir bisikletçi olarak her zaman karşılaştığımız bir durum değildi bu. Keyifli bir gülümsemeyle bahçedeki bir masaya oturup da TV ekranlarında bir bisiklet yarışının yayınlandığını görünce şaşkınlığım bir kat daha arttı. Hemen dergi ofisinin yanı başında, “bisiklet dostu cafe” tanımını sonuna kadar hak eden bir mekan bulmuştum!

undefined
İşletmecilerin bisiklete olan ilgisi, bisikletin aslında dünyanın bütün yollarına ait, özgür bir araç olduğunu kanıtlarcasına coğrafi sınırlamaları ortadan kaldırmış.

Bisiklet dostu mekanlara genellikle yoğun bisiklet kullanımı olan yerlerde rastladığımız için, Ataşehir’de böylesi bir mekana rastlamak gerçekten şaşırtıcı. İşletmecilerin bisiklete olan ilgisi, bisikletin aslında dünyanın bütün yollarına ait, özgür bir araç olduğunu kanıtlarcasına coğrafi sınırlamaları ortadan kaldırmış. Sırf farkındalık yaratmak için, mekanda her zaman bir bisiklet mutlaka bulunduruluyor oluşu, gösterilen ilginin bir işareti. Çölde vaha bulmuşçasına duygularla, oturduğum yerde mekanla ilgili notlar alıyordum. Bu durumun bisiklet kültürünün ülkemizde cesur biçimde yayılıyor oluşunun bir işareti olduğunu düşünürken az önce sipariş ettiğim büyükçe bir fincan amerikano masama gelmişti bile. Böyle bir yer bulmuşken, güzel başlayan bu günü daha da iyi hale getirmek gerekiyordu. Kıştan kalma kiloların endişesini bir kenara itip, kafenin Budapeşte adındaki meşhur tatlısını denemeye karar verdim. Ne de olsa bisikletçilerin kendini biraz şımartmaya her zaman hakkı vardır. Garsonlarla sohbet ederken tüm yemeklerin sağlıklı ve doğal malzemelerle hazırlandığını öğrendim. Mekanın özenli şık dekorasyonu ve temizliği de bunun bir işareti olarak hemen göze çarpıyordu. Üzerinde Foodies yazan kağıt peçeteler bile gıda kullanımına uygun boya ile basılmış. Menüyü incelerken fark ettiğim detaylar arasında, geniş ve kaliteli bir yemek yelpazesinden, özellikle çok başarılı gözüken ana yemek tabaklarından bahsetmekte fayda var. Aklımın bir köşesinde yer eden yemekler, kafeyi yakın gelecekte en az birkaç defa daha ziyaret etmem gerektiğini bana hatırlatıyordu.

undefined

 

Bu yazı TUFAN SAĞNAK tarafından yazılmıştır.|29 Haziran 2015