Cyclist Türkiye

MAYOLARIN ÖYKÜSÜ - NO2: MAPEI

MAYOLARIN ÖYKÜSÜ - NO2: MAPEI

Fotoğraf:  Danny Bird

14 Nisan 1996’da, bisiklet dünyasının gözü “Klasiklerin Kraliçesi” olarak anılan Paris-Roubaix’ye kitlenmişti. Yarışın bitimine 80km kala üç kişilik grup pelotonu arkalarında bıraktı ve zafere doğru pedal çevirmeye başladı. Üçlünün adları Andrea Tafi, Gianluca Bortolami ve Johan Museeuw’di.

Yaptıkları gözükara bir hamleydi ancak bu üç adamın önlerinde 11 taşlı sektör ve neredeyse yarışın üçte biri varken yaptıkları cesur atak dışında başka ortak yanları da  vardı. Üçlünün tamamı canlı renklerle bezenmiş Mapei takımının mayosunu giyiyordu.

Üçlü birlikte çalıştı ve Museeuw lastik patlattığında, diğer ikili takım emirlerine itaat ederek onu bekledi. Arnavut taşlı yollar boyunca birbirlerini desteklediler ve ünlü Roubaix Velodrom’una beraber girdiler. Bisiklet dünyası dramatik finali beklerken nefesini tuttu.

Üç Mapeiliden hangisi kazanacaktı? TV yorumcusu heyecanla sprint taktiklerinden bahsetmeye başladı.

Ancak ne hızda bir artış vardı ne de bir kedi fare oyunu. Bir diğerinin tekerine girip doğru zamanı bekleyen kurnaz bir isim de yoktu. Yarışın bitimine 200 metre kala, üç bisikletçi de birden ellerini gökyüzüne doğru kaldırdı. Görünen köy kılavuz istemezdi, sprint finişi olmayacaktı.

“Bu tam bir onur turu” diye bağırdı Eurosport sunucusu David Duffield. “Böyle bir şeye ne bir yarışta ne de tek günlük bir klasikte daha önce şahit olmadım.” Saniyeler sonra Museeuw havayı yumruklayarak çizgiyi ilk sırada geçti, Bortolami ve Tafi de onu takip etti. Sonradan ortaya çıktı ki, “sprint finişinin” sonucu, yarışın bitimine daha 15km kala, Mapei başkanı Giorgio Squinzi’nin takım direktörü Patrick Lefevere’e Museeuw’in bitiş çizgisini önce geçmesi talimatını verdiğinde belirlenmiş.

undefined

Bazı çevrelerde ise öfke hakimdi. İtalyan gazeteci Gianni Ranieri, böylesi bir finalin Museeuw gibi bir bisikletçinin klasını zedelediğini yazıyor ve devam ediyordu; “Böylesi tarihi bir velodromda komedi sahnesi sergilendi.”

Bu Museeuw’ün üç Paris-Roubaix zaferinin ve Mapei takımının podyumu kapadığı üç Paris-Roubaix yarışının ilkiydi.

Bisiklet hanedanlığı inşa etmek

Mapei’nin 1996’daki Paris-Roubaix dominasyonu İtalyan firmanın bisiklet dünyasına girmesinden üç sene sonra geldi. İnşaat sektörüne boya ve duvar onarım ürünleri tedarik eden firma, 1937 yılında Rodolfo Squinzi tarafından kuruldu. 1990’lardan itibaren Mapei, Rodolfo’nun oğlu Dr, Giorgio Squinzi’nin yönetimi altına girdi ve çok uluslu bir organizasyona dönüştü.

Squinzi büyük bir bisiklet hayranıydı ve öyle olarak da kaldı, (“Bisiklet benim tutkum” diyordu Rodolofo, “bisiklet yaşamın bir metaforu ve benim mottom: Asla pedallamayı bırakmadır”) bu nedenle, 1993’te Giro d’Italia’nın başlamasından günler önce para sıkıntısı çeken Eldor-Viner ekibi yardım için Squinzi’ye başvurduğunda, İtalyan şirketin takımla anlaşması uzun sürmeyecekti.

Mapei-Viner adı altında takım yalnızca bir galibiyet kazandı – Stefano Della Santa’nın  Trofeo Melinde zaferi – ancak 1994 sezonunda Mapei, İspanyol ekibi Clas ile birleşti ve takım Colnago ve onların ikonik bisikletleri C40 ile uzun süreli birlikteliğe başladı.

Artık galibiyetler yoğun bir şekilde ve hızlıca geliyordu. Tony Rominger önce Paris-Nice’i ve ardından da Vuelta’yı iki aylık bir zaman dilimi içerisinde kazandı. Bu arada, İspanyol Abraham Olano ulusal şampiyon oldu. Bir yıl sonra Rominger Giro’yu ve Olano da gökkuşağı mayoyu kazandı.

Mapei’nin kimliği kendiyle birlikte Belçikalı dostları Museeuw, Wilfried Peeters, Ludwig Willems ve Carlo Bomans’i de getiren Patrick Lefevere’in GB-MG Maglificio’dan takıma katılmasıyla değişti. Bu transferler takımın tek günlük klasiklerle olan aşk ilişkisinin de başlangıcı oldu ve önlerindeki sekiz sene boyunca

Mapei bisikletçileri Paris-Roubaix, Flanders Turu, Liège-Bastogne-Liège, Lombardiya Turu ve Dünya Yol Bisikletçi Şampiyonaları gibi klasiklerin pek çok edisyonunu kazandı.

Mapei’nin bütçesi diğer takımları cüce gibi gösteriyordu. Üç yıl boyunca takım adına yarışan Charly Wegelius, kitabı Domestique’de şunları kaleme alır, “Mapei bisikletçilerine karşı çokça cömertti, hatta bazen çok fazla… 20 dakika önce eve varmak isteyen bisikletçilerin, takımın seyahat acentesini yeni uçak bileti almaları için aradıkları söylentileri dolaşırdı.”

2002’de Mapei kadrosunda 42 bisikletçi bulunuyordu. Bu isimlerden biri de İspanyol Óscar Freire’ydi. Mapei’nin bir gözü de genç yeteneklerdeydi – takım kariyerlerinin henüz başında Paolo Bettini, Cadel Evans ve Fabian Cancellara’yı almıştı – ve o dönem görece bilinmeyen bir isim olan Óscar Freire sürpriz bir şekilde 1999 Dünya Yol Bisikleti Şampiyonluğu’nu aldığında, Squinzi çabuk hareket ederek onun takımda kalmasını sağladı.

undefined

“Takıma Museeuw, [Michele] Bartoli, Bettini gibi isimler varken dahil oldum” diyor Freire, 2017 yılında kariyerini anlattığı bir röportajda. “Gerçekten büyük isimler. İlk yarışta bana şunu söylediler: ‘Şimdi senin için çalışmalıyız’ Haliyle 23 yaşındaki biri için büyük bir baskıydı.”

Mapei’nin kaçındığı tek Monument Milan-San Remo’ydu. “Milan-San Remo hakkında konuşulmaya henüz daha yılın başında başlanırdı” diyor Freire. “Mapei pek çok yarış kazanmış bir İtalyan ekibiydi, en önemli klasikler dahil ama asla Milan-San Remo’yu kazanamadı. Parkur benim için kusursuzdu ve Mapei’deyken Milan-San Remo’yu kazanmam gerektiğini düşünüyordum.”

Ancak Freire kariyeri boyunca Milan-San Remo’yu üç kez kazanmasına rağmen, bunların hiçbiri Mapei renkleriyle yaşanmadı.

2002’de Stefano Garzelli, Giro’da pembe mayoyu taşırken test sonucu pozitif çıktı. Eski Mapei bisikletçilerinin de daha sonra dopingle bağlantıları vardı – 2015’de kariyeri hakkında Belçika gazetesi De Zondag’a konuşan Museeuw, yarıştığı dönemde, “pelotonun belki de %2’sinin EPO kullanmadığını” söyledi. Temiz bisikletin öncü sesi olan Squinzi, Garzelli haberiyle öfkelendi ve sezon sonunda sponsorluğunu çektiğini açıkladı. Takımın son galibiyeti Luca Paolini öncülüğünde Giro di Piemonte’de geldi.

10 yılda Mapei takımı 650’den fazla zaferi hanesine yazdırdı, ancak uzun zaman hedefledikleri Milan-San Remo ulaşamadıkları bir ciğer olarak kaldı. Yaralarına tuz basar mı bilinmez ama Milan-San Remo’nun sonraki sekiz edisyonunun altısı eski Mapei bisikletçileri tarafından kazanıldı.  

 

 

Bu yazı GILES BELBIN tarafından yazılmıştır.|07 Mart 2019