Cyclist Türkiye

LA VUELTA 18' ANALİZİ

LA VUELTA 18' ANALİZİ

"Güneye bakarsanız, Malaga’yı görürsünüz…”

Ünlü sanatçı Picasso son yıllarında, doğduğu ve çocukluğunun geçtiği Cote d’Azur, Malaga’da bulunan evinde misafirlerine sıklıkla bu cümleyi kurardı. Aynı Malaga Ağustos ayında sezonun son Büyük Turu, La Vuelta a Espana’’nın startına ev sahipliği yapacak. Ve 2019 edisyonunda, beş yıldan bu yana ilk defa İspanya Bisiklet Turu, monoton haline gelen takım zamana karşı yerine bireysel zamana karşı ile başlayacak.

Bisikletçiler Pompidou yakınlarında zamana karşı rampasından çıkacak ve 8 kilometre sonunda Malaga’nın kalbi Plaza de la Constitucion’da etabı tamamlayacaklar. Fabian Cancellara, David Millar ve Alex Zülle (2000 yılında Malaga sokaklarında galibiyete ulaşmıştı) gibi geçmiş Vuelta prolog kazananlarına bakarsak, bu sene de ilk kırmızı mayonun zamana karşı uzmanlarından biri tarafından giyileceğini söylemek mümkün.   

Günün en merakla beklenen noktası, bisikletçilerin asfaltı terk edip, Calle Larios’taki son 400 metrede mermer yola girmeleriyle olacak. Neyse ki, Ağustos ayında Malaga'ya daha önce  hiç yağmur yağmamış.

Tour de France’ın aksine La Vuelta’da tırmanışlar alışık olduğumuz üzere son derece erken geliyor. Muhtemel - ama belli de olmaz - Alhaurin de la Torre'deki bir sprint günü, dağcılar ve diğerleri arasında büyük bir eleminasyon yaratacak ikinci ve dördüncü etaptaki tırmanışların arasına sıkışmış bir sandviç gibi. İlk zirve finişi Caminito del Rey’in meşhur patikalarına doğru olacak ama neyse ki bisikletçiler için tırmanış kanyonun duvarları kadar dik olmayacak. Ortalama %8.4, 3.8km uzunluğundaki tırmanış patlayıcı gücü yüksek tırmanışçılar için kusursuz. 2015 yılında tırmanış 9 dakika 58 saniyeyle Esteban Chaves tarafından fethedilmişti. Tırmanışçılar için ikinci test günü, bu yıl ilk kez bir zirve finişi olarak kullanılacak Alfacar yamaçlarında sahne alacak. Alfacar, Vuelta standartlarına göre mütevazi bir tırmanış: 11km uzunluğunda, ortalama %6.2 eğim. Orta bölümlerinde dik sektörler olsa da, tırmanışçılar için fark yaratmak oldukça güç. Diğer tüm tırmanışçılardan çok daha güçlü bir tırmanışçı olmadığı müddetçe, favori grup finişe muhtemelen beraber gelecektir. Kulağa Valverde için kusursuz bir etap gibi geliyor. Andalucia'da her zaman olduğu gibi hava durumu önemli bir faktör olacaktır. Temel olarak, sıcağı sevmiyorsanız, Vuelta'da kaybedersiniz.

undefined

Gelecek dört etapta genel klasman savaşına ara verilecek ve sahne ışıkları bir kez daha sprinterlerin üzerine doğrultulacak. La Vuelta sprinter konusunda geçtiğimiz birkaç yıldır gerçekten seviyenin çok altında ve organizatörler dünyanın en iyi sprinterlerini İspanya’ya getirmenin bir yolunu bulmalı. Şu an için bu yaz Bouhanni, Matthews ve Ewan' gibi isimlerle fena olmayan bir sprinter topluluğu muhtemel gözüküyor. San Javier ve Almaden etapları, sprintle bitmesi daha az garanti olan – ki bu iyi bir şey - Roquetas de Mar ve Pozo Alcon etaplarına göre sprinter takımlar için kontrolü daha kolay olacaktır. Kaçış sanatçılarının ya da atakçı bisikletçilerin bu günlerde söyleyecek sözü de olabilir.

Genel klasman iddiaları için bir sonraki karşılaşma, güneyden İspanya’nın merkezine giden uzun bir transferin ardından, 9’uncu etapta geliyor. Kayak merkezi La Covatilla, yedi sene sonra tekrardan İspanya Bisiklet Turu’na geri dönüyor. Eğer burada rüzgarın bir rolü olursa, genel klasmancılar arasındaki ilk büyük zaman farkı oluşabilir. Günün sonundaki tırmanış %7.4 eğim ve 9.3 kilometre uzunluğunda. Geçmişte bu tırmanış Heras ve Santi Perez gibi canavarlar tarafından 24 dakikada çıkılmıştı. Bu sefer en iyinin 26 dakikayı bulan daha insani bir performans göstermesini bekliyorum. Tırmanışın adı, 2002 yılında kazananın belirlenmesinde büyük bir rol oynayan yarı gangster/yarı profesyonel bisikletçi Banda de la Covatilla ile sonsuza dek ilişkilendirilecek. O zamanlar Aitor Gonzalez, Kelme lideri Oscar Sevilla'ya ihanet ederek, takım taktiklerini reddetti ve Acqua & Sapone takımından (Perdiguero, Santos Gonzalez ve Lobato) yardım buldu. 16 yıl sonra Salamanca dinlenme gününü muhtemelen çok daha sakin geçirecektir.

Salamanca Üniversitesi'nin 800. yıl dönümünü onurlandırdıktan sonra peloton, Portekiz sınırına yakın, güzel, Ortaçağ kasabası Fermoselle'ye doğru yola çıkacak. Kağıt üstünde etap sıkıcı klasik bir sprint günü gibi görünüyor ama olası bir sebeple, savaşa da dönüşebilir: Rüzgar. Zamora hızı zaman zaman 80 km/sa'ya bile ulaşabilen İspanya’nın en fazla rüzgar alan bölgesi. Eğer o günlerden biri yaşanırsa, o zaman iki yıl önce Türkiye Turu’nun Konya etabı gibi yıllar boyu unutulmayacak, muazzam bir şov izleyebiliriz.

undefined

Bir sonraki gün pelotonun menüsünde Castilla y Leon ve Galiçya’yı birbirine bağlayan 208 kilometrelik Vuelta’nın en uzun etabı var. Etap tam bir rollercoaster gibi, iniş ve çıkışlar, neredeyse düz arazi yok, kaçış için çok uygun. İki yıl önce Simon Yates, Luintra’da tek başına yaptığı harika bir solo atakla etabı kazanmıştı, bu sene de etap pek çok farklı senaryoya açık. Azalmış bir grubun sprint finişine sahne olması muhtemel. 12’nci etap için bisikletçiler geceyi Galiçya’da geçirecekler. Eğer buradaki sportif rekabet sizi tatmin etmezse, Atlantik Okyanusu'nun bitişiğindeki manzaraya da zaman ayırmaya değer. 

Asturyas Vuelta’da her zaman önemli bir rol oynamıştır, bu sene de farklı olmayacaktır: Zira, Asturyas üçlemesinin ilk bölümü, üç zirve finişiyle sona erecek.

La Camperona, 2014 ve 2016 yıllarında La Vuelta tarafından halihazırda kullanılmış bir "keçi patikası tırmanışı"ydı. Bu edisyonda da havai fişeklerin atılacağı ilk an olacaktır: Kısa ama yüksek eğim. Emekli olmadan önce Joaquim ‘Purito‘ Rodriguez’in bayılacağı bir etap. 2.9 kilometre uzunluk ve %14’lük eğimle pro yarış takviminin en dik tırmanışlarından biri. Froome ve Quintana burayı 12 dakika 8 saniye ve 15km/h ile tırmanmıştı. Praeres de Nava ile tanışın: %3.8 kilometre uzunluk ve cehennem benzeri %13 ortalama eğim. Bu nedenle tırmanış ‘küçük Angliru’ olarak adlandırılıyor. Öncesinde dört tırmanış daha olsa da, uzun soluklu ataklar bu tip durumlarda olası değil çünkü herkes sondaki canavardan çekinecektir. Bu tip çılgın eğimlerde yer çekimi sizin en büyük düşmanınızdır, doğal olarak, Yates kardeşler, Chaves, Quintana ve Valverde gibi kuş tüyü adamlar kuşkusuz en büyük favoriler.   

Asturya dağ sıralarında geçilecek son etap bisikletçileri Vuelta’nın en meşhur tırmanışına götürecek: Los Lagos de Covadonga. Peş peşe üç zirve finişi, bunun anlamı bazı isimler gerçekten bu aşamada yarışa havlu atmış olabilir. Dilenme gününden önce yer alacak bu etapta tırmanışçılar, cephanelerindeki tüm kurşunları sakınmadan kullanacaktır. Enerji tasarrufu yapmak için hiçbir neden yok. Geçen yıllara kıyasla bu sene, Los Lagos'a gelmeden önceki bölüm de oldukça zor olacak, neredeyse hiç düzlük yok ve Mirador del Fito iki kez çıkılacak. Bu yüzden her zaman olduğu gibi, finişe solo gelmesi zor olsa bile, büyük zaman farklarının olması muhtemel. Los Lagos’un en hızlı tırmanış rekoru 1997’de Pavel Tonkov tarafından kırıldı ama iki yıl önce Nairo Quintana, Tonkov’un rekorunu geçmeye çok yaklaştı. En iyi tırmanışçılar etap galibiyetine ulaşmak için bu sene de tırmanışı onurlandıracaklardır. Üç dağ zirvesi finalinin ardından Vuelta’yı kimin kazanacağını hala bilmiyor olabiliriz ama kimlerin podyumda olacağını yüksek ihtimalle biliyor olacağız.

undefined

Böylesi yoğun bir günün ardından Santander’deki dinlenme günü tüm bisikletçiler tarafından memnuniyetle karşılanacaktır.

Bireysel zamana karşılar artık Büyük Turlar’da yavaş yavaş ama emin adımlarla azalmaya başladı ve Vuelta 2018 de bu talihsiz kadere uyum gösterenlerden. Dinlenme günün ardından Cantabria, Santillana del Mar ve Torrelavega arasında koşulacak 33km’lik bireysel zamana karşıya ev sahipliği yapacak. Başlangıçta iniş ve çıkışlı sektörler olsa da, parkurun geneli kesinlikle büyük viteste güçlü çeviren,Primoz Roglic, Jonathan Castroviejo ve Tony Martin gibi yarışçılara son derece uygun. Ama İspanya’da bazen genel klasman favorileri üçüncü haftaya taze kalabiliyor, bu nedenle geçen sene Logrono’da olduğu gibi genel klasmancıları etap galibiyeti için savaşırken görebiliriz. Ufak tırmanışçılar muhtemelen günü kurtarmak için uğraşacaklar. Onlar için iki dakikalık kayıp olası ve çok da fena değil. Bu yarıştaki en büyük bisiklet seyircisi kalabalığı, pelotonun Bask ülkesini ziyaret ettiği, ertesi gün bekleniyor. Burası belki de dünya üzerinde en iyi bisiklet taraftarlarının bulunduğu yer. Ve bu taraftarların muhtemelen büyük bölümü, Vuelta’da ilk defa geçilecek Monte Oiz tırmanışında yer kapacak. Son beş kilometre gerçekten acımasız, eğim neredeyse nadiren %10’unun altına iniyor, bu bazı favoriler için beklenmedik bir çöküşün fitilini ateşleyebilir. Yerel bisikletçilerin doğdukları topraklarda etap galibiyeti için birbirleriyle çekişeceğini tahmin ediyorum: Landa, Izagirre kardeşler, ve Euskadi-Murias takımı.Katalonya’nın Lleida şehrinde son bulacak etabı, genel klasmancıların da Andorra’daki son muharebe öncesi derin bir nefes almasını sağlayacak, sprint finişiyle son bulacak. Rabassa’daki kayak merkezi bir sonraki gün pelotonu bekliyor olacak ama havai fişeklerin burada patlama ihtimali zayıf. Tırmanışın yalnızca ilk bölümü dik ve bisikletçiler ertesi gün kendilerini neyin beklediğini bilerek, uzun soluklu ataklarla kendilerini riske atmayacaklardır. 

Andorra’da kısa dişli bir testere bisikletçileri bekliyor olacak. 20’nci etap profili potansiyel olarak her şeyin mümkün olabileceği bir etap. Eğer yarış lideri kötü bir gün geçirir ya da rakipleri iyi bir gün geçirirse, 100km üzerinde 4000 metre irtifa kazanımıyla, pek çok bisikletçinin bu etap öncesi akşam uykusu kaçabilir, özellikle de hava eğer yağmurlu olursa. Menüdeki altı tırmanış uzun değil ama son derece dik. Bu nedenle deryara girmenin bir önemi olmayacak, bu tip etaplarda birinci ya da ikinci tırmanıştan sonra herkes kendi başına kalır. Yarışçıların her şeyi risk edebileceği uzun metrajlı ataklar olur mu? Modern bisiklet dünyasında, böyle ataklar çok nadir olur ama en iyisini umalım. Çünkü geçmişte Coll de Gallina Nibali, Horner, Froome ve diğer İspanyollar arasında harika bir rekabete sahne olmuştu. Bir şey kesin, Gallina’nın zirvesinde Vuelta 2018 şampiyonunun kim olduğunu öğreneceğiz. Ertesi gün, şampiyon Madrid sokaklarında kadehlerinden Cava’larını yudumlarken, sprinterler (eğer kaldıysa) son zafer damlası için sprint atacaklar.  

undefined

İki bireysel zamana karşı, yedi olası sprint etabı, üç kaçışçı ya da atakçı bisikletçiler için etap ve dokuz da zirve finişi… Javier Guilen aynı formatı bu sene de sürdürüyor, çünkü geçmişte ve günümüzde bu format başarıya ulaştı. Bu format artık La Vuelta’yı temsil ediyor. Çok sayıda zirve finişi, izleyicileri TV başına çekiyor, sayılar asla yalan söylemez. Bu yıl İspanya haritasındaki dört ana yönü de ziyaret etmeyi planlayan organizatörler taktiri hak ediyor. Contador ve Purito emekliliğini açıklasa da, organizatörler endişeli değil. La Vuelta katılım açısından adeta kutsanmış bir yarış. Tour de France’da kaza yaşayan İspanya’ya sezonunu kurtarmak için geri geliyor. Bu sezon da aşırı zor Dünya Şampiyonası için tırmanışçılar,Innsbruck öncesi  Vuelta’nın yoğun tırmanışlarına ihtiyaç duyacak. İlk olarak, Movistar’ın muhteşem üçlüsü Vuelta’ya gelebilir. Ardından, Wilco Kelderman, Richie Porte ve sezonuyla birlikte muhtemelen kariyerini kurtarmaya çalışacak Fabio Aru İspanya'da yer alacaklar.Yates kardeşler, Chaves ve Miguel Lopez gibi bisikletçiler de Vuelta rotasına son derece uygun ve sonsuz gibi gözüken zirve finişleriyle Team Sky’ın Vuelta’ya kimleri getireceğini ancak tanrı bilebilir; Chris Froome Büyük Tur üçlemesi yapabilir mi?  

"Sürpriz at" diye adlandırmayı sevdiğim,sıfırdan gelip, bir şekilde bu yarışta parlayan yarışçılar, La Vuelta'da sıklıkla gözlemlenen bir olgudur ve bu isimlere çok sayıda örnek var: Juan Jose Cobo, Chris Horner ve Chris Froome bunların arasında.

Geçmişte, La Vuelta a Espana, bazı inanılmaz yarışlar ve unutulmaz anlar ile bizi şımarttı.Ve büyük ihtimalle bu yıl da aynısını tekrarlayacak. Vuelta’da Giro’nun coşkusu ya da Tour’un ihtişamı yok ama Vuelta'nın da saykodelik bir yanı var. Sezonun son Büyük Tur’u olmak, aynı zamanda bir miktar melankoli de yaratır. Bu nedenle hadi, hepimiz anı yaşayalım ve Vuelta'nın keyfini sonuna kadar çıkaralım. Saludos! (Selamlar!)

Bu yazı MIHAI SIMION tarafından yazılmıştır.|04 Eylül 2018