Cyclist Türkiye

Kitap İnceleme|Velodrom Sincapları

KİTAP İNCELEME|VELODROM SİNCAPLARI

Ülkemizin ilk ve tek aylık yayın yapan dergisi olan Cyclist Türkiye ekibi yine bir ilke imza atarak, ülkemizde bisikleti her alanda sahiplenen yayın anlayışını genişletti. Zebraska Yayın Evi’ni kurarak yabancı dilde okuduğumuz ve çok sevdiğimiz eserleri Türkçe dilinde yayınlamaya ve sizlerle paylaşmaya karar verdik.

İşte ilk kitabımız, Fransız yazar ve çizer Christian Lax’ın kaleme aldığı Velodrom Sincapları. Öncelikle hatırlatalım kitabın adından ve çizgi roman oluşundan çocuklara yönelik bir kitap çıkarımı yapmayın. Tam tersine Velodrom Sincapları, bisiklet sporuna meraklılar için tam bir başucu kaynağı.

 

Sincaplar

Kitap, ismini 20. yüzyılın ilk yarısında dünyanın en önemli velodromlarından biri olan Vel’ d’hiv’in (Kış Velodromu) rüştünü ispat etmiş pistçilerine verilen unvandan alıyor. Evet, 1930’lu yıllarda “Kutsalların Kutsalı” olarak bilinen Kış Velodromu’nda şampiyon olmuş yarışçılara “Sincap” takma adı veriliyordu.

Velodrom Sincapları kitabı, 1940’lı yıllarda Alman işgali altındaki Fransa’da geçiyor. Ve bu dönemde yaşanan olayları ve gerçek karakterleri kurgu karakterlerle bir araya getirerek, hem siyasi tarihe hem de bisiklet tarihine ışık tutuyor.

undefined

 

Albert Richter

Mesela, kitapta karşımıza çıkan ve bizi en çok etkileyen isimlerden biri Albert Richter. Ona sadece bir bisiklet sporcusu demek haksızlık olur. 1932’den 1939’a kadar Alman Pist Bisikleti Şampiyonu ve Dünya Amatör Pist Şampiyonu unvanları bir yana o aslında gerçek bir kahraman. Onu kahraman yapan ise bahsettiğimiz başarıları değil. O, en kuvvetli oldukları yıllarda Nazilere hayır diyen bir şampiyon. 8 yıl boyunca üst üste Alman Şampiyonu olmasına rağmen, svastikalı Nazi mayosu giymeyi reddetmiş ve seremonilerde çevresinde Nazi selamı veren rütbeli, rütbesiz, sivil onlarca Almanın içinde elini havaya kaldırmamış bir kahraman. Albert Richter, Nazilerin açık tehditlerine ve baskılarına rağmen Yahudi antrenörü Ernst Berlinger’le çalışmaktan da vazgeçmemiş bir sporcu. Almanya’yı terk ederek Paris’e yerleşmesine neden olan bu karşı duruşu değil. O yıllarda eğer dünya şampiyonluğuna oynayan bir pist bisikletçisiyseniz yeriniz Paris’teki “Kış Velodromu”dur. İşte böylece Paris’e yerleşen Albert Richter, tüm tehditlere rağmen yaşamı boyunca her yıl Berlin’de Alman Ulusal Şampiyonası’na katılmaktan da geri durmamıştı. Fransız seyirciler onun performansından çok etkilenmişler hatta örnek kişiliği nedeniyle adeta bağırlarına basmışlardı. Fransızlar Veldiv’in bu en hızlı sincabına “8 silindirli Alman” diyorlardı. Bu lakap dönemin motor gücü en yüksek otomobillerine de bir vurguydu.

undefined

Velodrom Sincapları eseri bir çizgi roman olması nedeniyle elbette orijinalinde Albert Richter’in çizimleri yer alıyor. Ama Zebraska Yayın Evi’nden çıkan Türkçe versiyonunda ise Christian Lax’tan özel izin alarak kitabın başında Albert Richter’e gerçek fotoğrafları ile bir yer açmayı başardık. Çünkü biz bu eseri, döneme damgasını vurmuş sporcuları yad etmek için de büyük bir fırsat olarak görmüştük. Özel arşivlerde yer alan bu fotoğrafların kullanım haklarını da kurduğumuz ilişkiler sayesinde edinmeyi başardık. Bu noktada Gautier Demouveaux'ya tekrar teşekkür ederiz.

 

Spor ve siyaset ilişkisi

Albert Richter’in hikayesinin bizim için bir başka önemli noktası daha vardı. Siyasetin spora alet edilmemesi gerektiği hep söylene gelmiştir. Aslında buna tamamen katılmakla birlikte öte yandan bize göre topluma mal olmuş isimlerin kitlelere yön vermesi de omuzlarında taşıdıkları bir yükümlülük. Bu sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olmasında zinciri tamamlayan son halka. Burada sizlerle bir anımızı paylaşmak istiyorum. Türkiye Turu öncesinde, TUR’da en çok etap kazanan ve centilmenliği ile gönüllerimizi fethetmeyi başarmış Andre Greipel’le söyleşi yapıyorduk. Bugün adına Köln’de bir velodrom bulunan Albert Richter ile ilgili kendisine bazı sorular sormak istedik. Açıkçası Andre Greipel, Albert Richter’i tanımadığını ve hakkında hiçbir şey bilmediğini söylediğinde üzülmüştük. Sonrasında aklıma Peter Sagan’ın “mutfakta devrim yaratan davlumbazsız ocak” mottosu ile yer aldığı reklam filmi geldi. Takım tanıtımında Bora hansgrohe patronu, bisiklet sporuna sponsor olarak markalarını önceye göre tam 11 kat daha bilinir yaptıklarını anlatıyordu. Aklımda milyonlarca dolar kazanan günümüz kahramanlarının toplumsal olaylara kayıtsızlığı takılmaya başladı. İşte bu kitabı okumuş biri olarak Velodrom Sincapları’nı Türkçeye kazandırma fikri artık vazgeçemeyeceğimiz bir ideal olmuştu.

 

Savaş yılları ve direniş

Tabii ki Velodrom Sincapları’nı sadece Albert Richter’in kahramanlığına indirgemek de bir yanlış olur. Zira her sayfası buram buram direniş kokan eser aynı zamanda Fransızların kendi tarihleri ile de bir yüzleşmesi. Kitapta Nazi işgali altındaki Fransa’da Fransızların nasıl kutuplaştığını ve insanların tavrını güçlüden yana koymakta ne kadar cömert davrandıklarını bir kez daha görüyoruz. Evet, Veldiv’de yaşananlar, yarışçıların inanılmaz hızlarda seyircilerin başını döndürdüğü turlardan ibaret değil. Kitapta, bu bisiklet mabedinin aynı zamanda işgal yıllarda Nazilerin ve Nazi işbirlikçilerinin kalabalık toplantılarına da sahne olduğunu görüyoruz. Kitapta Nazilerle işbilirliği yapan Fransız LFV (Fransız Gönüllüler Lejyonu) mitingleri de Christian Lax tarafından sansürlenmemiş. Öte yandan eserdeki kurgu karakterler Ancelin kardeşlerin mücadeleleri çevresinde öteki Fransızların örgütlenmesi hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.

undefined

Kardeşlerden büyük olanı Sam Ancelin, Albert Richter’in yakın arkadaşlarından ve Veldiv’in en saygın sincaplarından biri olarak ortaya çıkıyor. Kardeşi Eddie ise fiziksel engellerine karşın direniş örgütlerinde yer alarak gazeteci olma çabasında. Yeraltı gazetelerinde yazarlık yaparak Nazi işgaline ve Nazi işbirlikçilerine karşı mücadele içine giriyor. Eddie yazdığı yazılarda “Sincap” takma adını kullanarak sevgili ağabeyine de gönderme yapıyor. Eddie’nin yazdığı yazıları okurken işte dönemin yaşanmış siyasi olayları ve direniş örgütlenmeleri hakkında da geniş bir bilgi sahibi oluyoruz. Kitapta bahsi geçen Firmin Didot Yayın Evi, Pantagruel gazetesi o yıllarda Fransa’da basılan yeraltı yayınlarından biri. Ayrıca, Paris Soir, La France Socialiste, Le Combat da Alman Propaganda Staffel’in sansürü altında çıkan ulusal gazeteler öyküde karşımıza çıkıyor. Tüm bunların yanında bizi derinden yaralayan bir başka konu daha işlenmiş bu eserde. Kış Velodromu’nun tanıklık ettiği bu olay, ilk kez 1995 yılında Fransızların, Fransa’nın suçlu olduğunu Fransa başkanı Jacques Chirac’ın ağızından kabul ettiği “Reinhard Operasyonu”. 16 Temmuz 1942 yılında Fransız polisi ve jandarması tarafından uygulumaya konan bu operasyon, Fransa’daki yahudi ailelerin çocukları ile birlikte Veldiv’de toplanarak, Almanya’daki çalışma ve ölüm kamplarına gönderilmesini içeriyor. Bugün her 16 Temmuz günü Veldiv’in bulunduğu yerde bu olayda hayatını kaybedenler için anma töreni düzenlenmekte.

“Kutsalların Kutsalı” Veldiv’i yine bisiklet dışında özel kılan bir başka tarihi güne daha yer verilmiş Velodrom Sincapları’nda. O olay ise ülkemizde hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip Edith Piaf’ın eşi ünlü boksör Marcel Cerdan’ın gerçek hikayesini konu ediniyor. Savaş yıllarında gerçekleşen Avrupa Boks Şampiyonası finalinde karşılaşan Fransız Marcel Cerdan ve Frankocu faşist İspanyol Jose Ferrer arasında geçen bu müsabaka da işte bu bisiklet mabedi Kış Velodromu’nda gerçekleşiyor.

 

Gerçek karakterler

Kitapta kendine yer bulmuş diğer gerçek karakterler ise Jean Leulliot, Clement Louis, Jacques Goddet, Robert Oubron ve Jean Robic gibi 1930 ve 40’lı yıllarda bisiklet sporunda etkin olmuş isimler. Bu isimlerle ilgili bir örnek vermek gerekirse Goddet, savaş yıllarında Fransa Turu’nu organize etmeyi reddetmiş olan kişi. O, Fransa Turu ve L’Auto dergisinin o yıllardaki patronuydu. Bu bilgiyi biraz daha açmak için Fransa Turu’nu, L’Auto dergisinin satışlarını artırmak üzere ilk düzenleyen Henri Desgrange’ın aynı zamanda bisiklet tarihinin en önemli velodromu Veldiv’in de projesini yapan kişi olduğundan bahsetmek gerekiyor. Yani Goddet, Desgrange’dan bayrağı devralmıştı.

 

Yarışlar

Yukarıda saydığımız bu isimler kitabın önemine bir vurguyken onu bir başucu kaynağı olarak lanse etmemizin başka sebepleri de var. O yıllarda Avrupa’da bisikletin beşiği olan Fransa’da organize edilen yarışlara ait bilgilerde sürekli karşımıza çıkıyor. Christian Lax, bu yarışların kurallarını bize en ince ayrıntısına kadar anlatırken, kendimizi öykünün büyüsüne kaptırıyor ve bir anda Sam Ancelin’in en büyük destekçisi haline geliyoruz. 6 Gün Yarışları, Paris Grand Prix, Cyclocross Yarışları, Velotaksi, Le Circuit de France ve diğer özel yarışlar kitapta bahsi geçen diğer organizasyonları oluşturuyor.

 

Detaylı teknik bilgiler

Kitap hakkında söyleyeceklerimiz daha bitmedi. Öykünün bitiminde bizi çok başka bir bölüm daha bekliyor. Lax, sona eklediği “Kış Velodromu’nun İç Yüzü” bölümünde bu müthiş çizgi romanı hak ettiği bir finalle bitiriyor. 6 Gün Yarışları’nın tarihinden, zamanla değişen kurallarına, 6 gün (144 saat) süren yarışlarda sabaha karşı seyircilerin pisti terk ettiği anlarda olup bitenlere kadar her ayrıntıyı teknik bir dille açıklıyor. Bu bölümlerde yarışçılara, suvanyörlere, yarışlarda dönen bahislere kadar aklınıza gelebilecek tüm detaylar müthiş çizimlerle anlatılmış. Yine o yıllarda pist bisikletinin nasıl tasarlandığı, üretilirken hangi materyallerin hangi oranlarda kullanıldığı, dişli oranları, hız rekorları ve velodromda düzenlenen diğer yarış disiplinlerini, giyilen mayo, kullanılan derny ve zamanın en önemli yarış takımları hatta 6 Gün Yarışları boyunca velodromda sahne alan artistlere, sunuculara ve onların aldıkları ücretlerin nasıl paylaştırıldığına kadar tüm bilgilere yer verilmiş.

İşte böylece bu kitabı bir başucu kaynağı olarak gördük. Okuduk ve çok sevdik. Tıpkı aylardır bisiklet üzerinde edindiğimiz tecrübeleri sizlerle paylaşarak çıkardığımız Cyclist Türkiye dergisinde yaptığımız gibi Velodrom Sincapları’nı da sizlerle paylaşmadan edemezdik.

undefined

 

Nerede bulabilirsiniz?

Kitabı basmadan önce Türkiye’de Türkçe basılmış diğer çizgi romanları inceledik. Ülkemizde en büyük yayın evlerinin yaptığı çalışmalara baktık. Genel olarak maliyetleri düşürmek için kapak ve baskı kalitesinde tasarrufa gittiklerini gördük. Ne var ki biz bu işi gönülden sahiplenmiştik ve içerdiği bilgileri düşük maliyetli bir çalışmayla bisiklet severlere sunmak istemedik. Sonuç olarak Velodrom Sincapları, orijinal ebatlarında, orijinal baskı kalitesi korunarak Türkçe yayımlandı. Böylece Zebraska, Velodrom Sincapları ile yayın hayatına başlarken, dünyada en çok satan diğer bisiklet kitaplarının da peşine düşmüş durumda. Ağır ama kararlı adımlarla diğer yayınlarımızda da görüşmek üzere…  

Velodrom Sincapları kitabına www.cyclistmag.com.tr/kitap web adresimizden ulaşabilir ve Velodrom Sincapları'nı kredi kartı veya banka havalesi ile satın alabilirsiniz.

undefined

Bu yazı İBRAHİM YILMAZ tarafından yazılmıştır.|30 Ocak 2018