Cyclist Türkiye

BİSİKLETLİ ULAŞIM 1'E 70 VERİYOR

BİSİKLETLİ ULAŞIM 1'E 70 VERİYOR

Geçtiğimiz hafta Barcelona Küresel Sağlık Enstitüsü, bisikletli ulaşımın kentlerde sağlık ve ekonomik kazanımlarına ilişkin yeni bir çalışma raporunu yayımladı. Araştırma, Avrupa Komisyonu desteğiyle yürütülen bir proje, PASTA (Sürdürülebilir Ulaşım Yaklaşımları ile Fiziksel Aktivite), kapsamında gerçekleştirildi. *Araştırma 167 Avrupa şehrinde, bisikletin ulaşımdaki payının %24,75’i bulması, yani her 4 yolculuktan birinin bisikletle yapılması durumunda, buna bağlı altyapı yatırımlarının gerçekleştiği durumda yılda 10.000’den fazla prematüre ölümün önüne geçileceğini ortaya koyuyor.

Raporu hazırlayan Natalie Mueller, çalışmanın Avrupa şehirleri ölçeğinde bisiklet yolu ağları, bisikletin ulaşımdaki payı ve sağlık etkilerinin birlikte değerlendirildiği ilk rapor olduğunu vurguluyor. Araştırmada özellikle bisiklet yolu ağlarının görece daha düşük olduğu Roma, Londra ve Barcelona’da, mevcut bisiklet yolu altyapının %10 genişletilmesi durumunda ekonomik ve sağlık kazanımları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymuş. Türkiye’de son yıllarda önemli bir iyileşme gözlense de prematüre ölümler, ülkemizde 15. ölüm nedeni, 2016 yılı verilerine göre.

PASTA Proje web sitesini incelediğimde, yürüme ve bisikletin daha aktif bir şekilde desteklenmesi, etkilerinin anlatılması için pratik el kitapları hazırlanmış.  Kentlerde aktif hareketliliğin (yürünebilirlik ve bisikletli ulaşım) sağlanması için başarı faktörleri aşağıdaki gibi listelenmiş:

  • Politik kararlılık önemli. Politik istek genellikle, en güçlü karar vericiye bağlı.
  • Halk sağlığı ile ilgili argümanlar kent planlarına dahil edilmeli.
  • Halk sağlığı ve ulaşım departmanları koordineli çalışmalı ve projelerde halk sağlığına ilişkin outcomelar belirlenmeli.
  • Sürdürülebilir ulaşım altyapısı ile yaşanabilir ve güvenli bir çevre oluşturma önceliklendirilmeli.
  • Aktif hareketlilik çözümleri için yeterli bir bütçe ayrılmalı.
  • Aktif hareketliliğin sağlığa etkileri konusunda vatandaşta farkındalığın artırılması için bilinçlendirme faaliyetleri yürütülmeli.

Bizdeki politik kararlılık, karar vericinin ve danışmanlarının sahip olduğu bilgi ile biraz doğru orantılı. Pek çok projenin yarım yamalak yapılmış olması-engelli erişiminden tutun, bisiklet yollarına-bilgi eksikliği ile birlikte, politik kararlılığın eksik ve/veya yetersiz olması sebebiyle yeterli bütçenin ayrılmamasından kaynaklanıyor. Hollanda’nın dördüncü büyük kenti, 330bin nüfuslu Utrecht’te, belediyenin yıllık bütçesi bisiklet altyapısı için EUR 55 milyon. Şehre bisikletli ulaşım yatırımı yapıldıkça kullanım da artıyor. Hatta geçtiğimiz yıl, kent merkezine 6.000 bisikletlik bir bisiklet parkı yapılmış ve kullanımın yoğun olmasından, söz konusu parkın yetersiz kaldığı gündeme gelmişti. Yani, vatandaşa hizmet sunarsanız onu kullanır. Kent yöneticileri gelirlerini, sağlıklı insanlar, sakin trafik ve güzel yaşam olarak özetliyor. Yapılan yatırımların sağladığı sosyo-ekonomik kazanım da EUR 300 milyon; hava kalitesinin iyileşmesi, sağlık hizmetlerinin daha az kullanımı, sağlık harcamalarında azalma ve tüm bunların sonucunda artan üretkenlik.

 undefined

Muhteşem bir proje: Eti Sarı Bisiklet

Eti, Aktif Yasam Derneği ile 2014 yılında başlattığı Sarı Bisiklet Projesi’ni aksatmadan yürütüyor. Uzun soluklu bir kurumsal sosyal sorumluluk projesini geliştirerek, farklı kampanyalarla yürütmeleri daha çok takdiri hak ediyor. Bu proje için kapsamlı vaka çalışması hazırlamak, özel sektör STK arasında uzun sürecek köklü iş birliklerini ve yeni projeleri geliştirmeye ilham vermesi açısından çok yararlı olacaktır.

İkinci el bisikletlerin, bakımdan geçirilip çocuklara hediye edildiği kampanya ve özellikle ev kadınlarının altın günlerinde para biriktirip birbirlerine bisiklet almaları, çok heyecan verici. Çocuklarını almaya, ev alışverişini yapmaya bisikletle giden kadınlar sağlıklarına da dikkat ediyorlar. Diliyorum proje daha da yaygınlaşır, kadınların günlük yaşamını kolaylaştırırken, fiziksel hareketlilikleri de çocuklarına örnek olur.  Özellikle toplumun %75 inin yeterli egzersiz yapmadığı dikkate alındığında, proje daha da anlamlı hale geliyor. Tutarlılığı, sürekliliği, mesajları, renkleri, kampanyaları ile kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde önceliğin şirket ve ürün tanıtımı olduğuna inanan diğer bazı özel sektör şirketlerince örnek alınmalı.  Eti & Aktif Yasam Derneği’ni gönülden kutluyorum.

Tour of Antalya başlıyor

Yaşanabilir şehirlere yönelik araştırma ve projelerde genellikle, kent ekonomisine katkıda bulunması, vatandaşlar arasında kenti sahiplenme duygusunun gelişmesine ve farklı sosyo-ekonomik gruplardan gelen bireylerin bir arada yaşama kültürünün gelişmesine yardımcı olması gibi pek çok olumlu katkısı dolayısıyla, spor ve sanat etkinlikleri, festivalleri önerilir. Süreklilik arz eden festival ve etkinliklerin kentin canlılığına, rekabet gücüne ve marka değerine de katkıda bulunacağı bilinir.

Bu tür festivallerde, gıda, ulaşım, konaklama, turistik eşya alışverişi gibi günlük harcamalar, etkinlik süresince yaratılan istihdam, turistik aktivitelere yapılan harcamalar…vb. de kent ve bölge ekonomisine canlılık sağlayan unsurlardan.

Geçtiğimiz aylarda, on beş yıl aradan sonra ilk kez bir Turizm Şurası gerçekleştirildi. Son birkaç yıldır gündemimizden düşmeyen terör saldırıları sonrası ve politik anlaşmazlıklar sebebiyle olumsuz etkilenen Antalya turizminin bir nebze toparlanmasına katkıda bulunması acısından önemli ve desteklenmesi gereken bir etkinlik.

undefined

Antalya’da bisiklet turunun gerçekleşeceği, profesyonel bisikletçilerin yarış sonrasında amatörler için de bir yarış düzenleneceği haberlerini okuduk geçtiğimiz haftalarda.  Dikkatimi çeken, ilk kez tur ve yarışlar ile ilgili yapılan bir açıklamada, etkinliğin ekonomik boyutuna da vurgu yapılması oldu. Basın açıklamasında Yarış Direktörü Abdurrahman Açıkalın, İspanya’nın Mallorca (nüfusu yaklaşık 900.000) kentini örnek gösterdi ve bisiklet turizmi için Mallorca’yı 160 bin kişi ziyaret ederken, bu kişilerin 1 milyon geceleme yaptığını, 150milyon EUR kadar gelir bıraktıklarını, üstelik aynı bölgede 70 bin kadar kişinin de bisiklet kiralayarak yerel turlara katıldığını anlattı.  22-25 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek Tour of Antalya ve turun son gününde gerçeklesek olan Akra Grand Fondo Antalya’nın kent ekonomisine yıllar içinde artarak katkıda bulunmasını dilerken, yarış sonrası bu sonuçların da paylaşılmasını merakla bekleyeceğim. Bu tür verilerin hem bir ölçek sunması hem de diğer şehirlere, sponsorlara, destekçilere ve katılımcılara da ilham vermesi açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

*İlgilenenler, Phisical Activity through Sustainable Approaches (PASTA) projesi hakkında bilgiye, www.pastaproject.eu adresinden ulaşabilir.

 

 

Bu yazı ARZU TEKİR tarafından yazılmıştır.|01 Mart 2018