Cyclist Türkiye

PINARELLO DOGMA F10

PINARELLO DOGMA F10

Tour Down Under’ı izleme şansı yakaladıysanız, Team Sky’lı bisikletçilerin yeni bisikletlerini kullandıklarını görmüşsünüzdür. Belki de fark etmediniz, çünkü F10, yerini aldığı F8’e çok benziyor. F9 diye bir model neden çıkmadı derseniz, onu sadece Pinarello biliyor.

İki bisikleti yan yana koyduğunuzda da aradaki farkları görmek pek de kolay değil. Fakat pek kolay görünmese de farklar orada ve Pinarello bisikletin daha hafif, daha esnemez ve daha aerodinamik olduğunu söylüyor.

F10’daki en büyük farklardan biri, eskisine göre çok daha irileşen alt borusu olmuş. Suluk kafesinin bağlandığı bölümü de yeniden şekillendiren firma, burayı neredeyse zamana karşı modelleri olan Bolide ile aynı yapmış. Pinarello, bu yeni tasarımın %12,6 daha verimli olduğunu iddia ediyor.

Bu oran sadece alt boru için ve suluk kafesinizde bir suluk olduğu zaman geçerli. Suluk kullanmadığınız zaman F8’e göre bir tık daha aerodinamik olan bu tasarım için Pinarello mühendisi Massimo Polaniato, “Biz bisikletlerimizi suluk varken tasarlıyoruz, çünkü bütün sürüşlerinizde yanınızda bir suluk taşıyorsunuz” diyor. Bu iri alt boru, ayrıca Shimano’nun yeni Dura-Ace Di2’sunun dağıtım kutusunu saklamanızı da sağlıyor. Bütün bu değişiklikler, Pinarello’nun yeni bisikletinin, bir önceki F8’den yaklaşık %3-4 daha aerodinamik olduğu anlamına geliyor.

Tour Down Under’ı televizyondan HD olarak izleyen bazı izleyiciler ise, bisikletin maşasının alt kısmında yer alan küçük kanatçıkları fark etmişlerdir belki. Bu kanatçıklar, Bradley Wiggins’in saat rekorunu kırdığı Bolide TT bisikletinde de kullanılmıştı. Her ne kadar Pinarello, F10 için bir rakam vermiş olmasa da, daha önce Bolide modelinde bu kanatçıkların, maşayı %10 daha verimli yaptığını söylemişlerdi.

25mm lastikleri daha rahat kullanmanızı sağlayan, biraz daha geniş bir maşa tasarımı dışında Pinarello Dogma F10, F8’den pek de farklı bir bisiklet olarak görünmüyor. Kadro geometrisi de eski modelle birebir aynı.

Televizyonda göremeyeceğiniz değişikliklerden biri ise, kadronun alt borusunun orta göbeğe bağlandığı yerin 2mm daha sağa kaymış olması. Kadroyu biraz daha asimetrik hale getiren bu tasarım, Pinarello’nun iddiasına göre bisikletin genel güç transferine %7 katkıda bulunuyor. Bu ekstra performans ise mühendislerine belli bölgelerde kullanılan karbon fiber tabakalarını inceltme olanağı sağlamış. Bu da, kadro ağırlığında %6,3’lük bir tasarrufa denk geliyor.

Bisiklet nasıl gidiyor derseniz, Aralık ayında Sicilya’da yapılan tanıtımda Pinarello F10’u, Etna Dağı’nın eteklerindeki 70 kilometrelik parkurda test etme şansı yakaladık. Bisiklet kesinlikle çok hızlı hissettiriyor ve Pinarello’nun ünlü olduğu yol tutuş karakterini üzerinde taşıyor. Sele üzerinde uzun saatler geçirmek için pek uygun bir kadro değilmiş gibi görünse de bu bisiklet pikniğe gitmek için değil, Büyük Tur’ları kazanmak için tasarlanmış.

Şimdiye kadar Team Sky’ın 90 profesyonel birinciliğini ve iki Fransa Turu’nu yeni emekliye ayrılan F8 ile kazandığını düşünürsek, firmanın F10’u tasarlarken çok fazla değişiklik yapmak istememesi mantıklıymış gibi geliyor.

Bu yazı CYCLİST TÜRKİYE tarafından yazılmıştır.|31 Mart 2017