Cyclist Türkiye

FELT AR2

FELT AR2

Aero bisikletler her zaman heyecan verici olmuştur. Karşıdan baktığınızda incecik boru profilleri, açınızı biraz değiştirdiğinizde güçlü, kaslı bir yapıya bürünür. Felt AR2, bütün bu detaylara ve 12K karbon fiber desenine sahip, çok şık bir bisiklet. Buna bir de 4 kollu, karbon fiber, Xentis Mark1 Carbon Clincher jant seti eklenince, yalnızca sürüşü değil, izlemesi bile çok zevkli bir bisiklet ortaya çıkmış.

Düz bir yolda bisiklet sürerken sizi hızlı gitmekten alıkoyan birkaç faktör vardır. Bunlardan en önemlisi ise hava direnci. Felt AR2, sizi aynı efor ile daha hızlı götürmeye çalışan bütün bisikletler gibi, önünüzdeki hava kitlesini en kolay şekilde yarmak için tasarlanmış. Buna incecik profilli borular, üst boruda gidon boğazının hemen arkasından kadroya giriş yapan kablolar ve orta göbeğin altına gizlenmiş arka fren bacağı da dahil. Bütün bu detaylar bisikleti daha hızlı yapsa da, bisikletin daha az pratik, kurulumu ve bakımı daha zor hale gelmesine neden oluyor. Fakat test ettiğimiz bisiklet o kadar güzel toplanmış ki, teoride karşımıza çıkan bu dezavantajların hiçbiri ile karşılaşmadık.

undefined 

Şaşırtıcı özellikler

Aerodinamik olarak kusursuz olması için tasarlanan bisikletler, herkesin bildiği gibi bazı sürüş karakteristiklerinden yoksun olarak dünyaya geliyorlar. A noktası ile B noktası arasındaki düz yolda sizi en hızlı şekilde taşıyan kadro, bu iki nokta arasına sert virajlar ve bozuk asfalt eklendiği zaman sınıfta kalıyor. California merkezli Felt markası, bu eksiklikleri gidermek adına oldukça uzun süre çalışmış gibi duruyor. Hatta şöyle ki, kusursuz bisikleti ürettiklerini söylüyorlar. Felt Marka Müdürü Michael Forte “2016 modellerimizin hepsini hazırladıktan sonra yeni modellerimizi tanıtmak için acele etmeyeceğiz” diyor. “Herhangi bir fuar ya da tarih hedefimiz yok. Yeni bisikletler ne zaman tamamen hazır olurlarsa o zaman duyurusu yapılacak.” Peki bisiklet gerçekten, bahsettikleri gibi kusursuz mu?

Bisikletin üzerine çıktığınızda fark ettiğiniz ilk şey, bisikletin ağırlığı oluyor. Özellikle İstanbul’da test yaptığımız, iniş-çıkışlı parkuru düşündüğünüz zaman bu direkt, en başta bisikletin kaybettiği anlamına geliyor. En azından başka bir bisikleti test ediyor olsaydım öyle olduğunu hemen söyleyebilirdim. Fakat pedal çevirmeye başladığınız andan itibaren daha hızlı gitmek isteyen, bu isteğini de 4 kollu karbon fiber jantların çıkarttığı muhteşem uğultu ve pervane sesi ile size dile getiren bir bisikletin üzerinde buluyorsunuz kendinizi. Özellikle rüzgarın hafif yana doğru döndüğü, size 5-10 derece açı ile vurduğu durumlarda bisiklet daha hızlı gitmeniz için size her türlü desteği sağlıyor.

Test parkurumuzun tırmanış içeren ilk bölümüne geldiğim zaman bisiklet ağırlığı nedeniyle geri düşmeye başlıyor. Ağırlığı 8kg olan bisiklet, irtifa arttıkça daha da hantal kalıyor, tırmanış hızını korumanızı zorlaştırıyor. Buna rağmen oldukça rijit ve kısa, sert tırmanışlarda kesinlikle çok iyi. Karbon fiber jantın direkt güç aktarım hissi ile kadronun rijitliği bir araya geldiği zaman sprint eforlarında ve bu tür parkur şartlarında bisiklet beni hiç mutsuz etmedi.

Shimano Ultegra Di2 grupset kullanan bisiklet, önde standart, arkada ise direct mount fren kullanıyor. Bisiklet Felt’in titreşim önleyen ve TT pozisyonu için ters olarak kullanılabilen sele borusu, 3T Aeronova Team Stealth gidon, ARX II Team Stealth gidon boğazı ve Prologo Zero sele ile tamamlanmış.

undefined

Rüzgardan korunurken

Orta göbeğin arkasına saklanan frenlerin en büyük avantajı rüzgardan saklanmak olsa da, arka çatalda kullanılmayan fren köprüsü nedeniyle kadroyu daha rahat hale getirmek çok daha kolay oluyor. Buna Xentis Mark1 Carbon Clincher jantları da eklenince bisiklet çok rahat, 23mm Grand Prix 4000SII lastikleri ile bile endurance bir kadroyu aratmayacak bir rahatlık sunuyor. Yolun bozulduğu, yalnızca asfalt kalitesinin düştüğü değil birbirini izleyen, kaçınamayacağınız çukurlarda bile bisiklet oldukça rahat ve stabil bir şekilde ilerlemesini sürdürüyor. Sağ taraftaki fren pabucu aynakolun arkasında kaldığı için karbon fiber fren yüzeyli yarış jantı ile, alüminyum fren yüzeyli antrenman jantı arasında geçiş yaptığınız zaman fren pedlerini değiştirmek oldukça zahmetli oluyor. Fakat Xentis firması, kullandığı patentli XBP Carbon fren yüzeyi ile standart fren pedlerinin jantla kullanılmasına izin veriyor. Bu da kadro altına gizlenmiş frenin en büyük dezavantajını ortadan kaldırmış oluyor.

Rüzgardan korunmak için yapılan bir diğer değişiklik ise üst borunun önünden, gidon boğazının hemen arkasından kadroya giriş yapan kablolar. Fakat Shimano Ultegra Di2 sistemi sayesinde, mekanik sistemlerde vites geçişini zorlayan bu kablo tasarımı, elektronik sistemlerde kurulum ve kullanım kolaylığı sağlıyor. Ayrıca gidondan kadronun altına kadar inmeyen kablolar rüzgardan da daha az etkilenmiş oluyor. Arka fren kablosu da yine gidonun arkasından dolaşarak, kadroya keskin bir giriş yapmış oluyor.

Parkurun son, sert virajlar içeren iniş bölümlerinde ise bisiklet oldukça dengeli, en azından rüzgarın sert esmediği zamanlarda. 4 kollu jantlar yanal rüzgarlardan aynı performanstaki, daha yüksek profilli jantlardan daha az etkilense bile, yine de rüzgarın sert estiği bazı bölümlerde beni tedirgin etti. Fakat düz yolda sizi bu kadar hızlı götüren, 23mm lastiklerle bile böylesine rahat bir bisiklet için göze alınabilecek bir risk olarak görüyorum.

 

Alternatifler havuzu

2016 yılı aerodinamik yol bisikletleri için oldukça hareketli geçiyor. Birçok firma yeni aero modellerini tanıttı. Bunu yaparken kimisi klasik tasarımlara sadık kalırken, bazı firmalar fren kablolarının hiç gün ışığı bile görmediği çok daha farklı tasarımları kullanıcılara sundu. Bu firmaların neredeyse hepsi, piyasadaki en hızlı bisiklet olduklarını iddia ettiler ama sürüş karakteri konusunda herhangi bir yorumda ya da iddiada bulunmadılar. Felt firması, AR2'yi tasarlarken bundan biraz daha farklı bir yol izlemiş ve bisikleti olabildiğince standart tutup, en hızlı bisikleti üretmeyi amaçlamış. Bu hızı bisiklete eklerken de sürüş karakterini bozmadan, sürücünün hızlı giderken keyif de almasını amaçlamış. Bu amaçladıklarını da oldukça iyi bir şekilde başarmışlar gibi görünüyor. Bisikletin test ettiğimiz hali toplamda yaklaşık 10000 Dolar'lık fiyatı ile pek ucuz bir seçenek sayılmasa da, bu bisikletle Strava'da pek çok PR alacağınız kesin.

Bu yazı GÖKHAN TOROS tarafından yazılmıştır.|10 Mart 2017